Gülhane’deki faciada karar çıktı

Gülhane Parkı’nda 4 Nisan 2016 günü istinat duvarının çökmesi sonucu çay bahçesinde bulunan üniversite öğrencileri Rümeysa Yözgan (21) ve İsa Kılıç (36) hayatını kaybederken 5 kişi yaralı olarak kurtarılmıştı. Olayda sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle çay bahçesi işletmecisi Adnan Necip Sever (57) hakkında “taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek” suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

SAVCI ÜST SINIRDAN CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ

İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya sanık Adnan Necip Sever katılmazken müşteki Rabia Özgan ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Duruşma savcısı önceki celse verdiği mütalaayı tekrarlayarak, mahkeme aşamasında yapılan keşif sonrası bilirkişi raporu düzenlendiğini ve raporda sanığın kusurlu olduğunun açıklandığı belirtti. Savcı, “taksirle iki kişinin ölümüne neden olmak” suçundan ölü ve yaralı sayısı da dikkate alınarak sanığın alt ceza sınırından uzaklaşılarak cezalandırılmasını istedi.

Söz alan müştekiler de sanığın üst sınırdan cezalandırılmasını istediklerini beyan etti. Sanık avukatı da beraat talebinde bulundu.

6 YILLIK HAPİS CEZASI, PARA CEZASINA ÇEVRİLDİ

Yargılamaya son veren mahkeme heyeti açıkladığı kararda, sanık Adnan Necip Sever’in “taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak” suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ve verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkisini dikkate alan mahkeme heyeti, cezayı 5 yıla indirdi. Mahkeme, verilen 5 yıl hapis cezasını da sanığın yaşı, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alarak günlüğü 20 TL’den olmak üzere 1825 gün adli para cezasına çevirdi. İki kişinin ölümünden 5 kişinin de yaralanmasından sorumlu olduğu belirtilen sanık, sonuç olarak 36 bin 500 TL adli para cezasına çarptırıldı.

6 YILDIR KAÇAK KULLANIYORMUŞ

Yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporunda sanık Ahmet Necip Sever’in 2010 yılından olayın yaşandığı 2016 yılına kadar çay bahçesini kaçak olarak işlettiği ortaya çıkmıştı. Rapora göre tarihi duvarın zamanla dış ortamlara maruz kaldığı, gerekli iyileştirmelerin tekniğine uygun yapılmadığı, eski eser taş duvarın ihmal edilmiş bir duvar olduğu, akasya gibi büyüyen ağaçların köklerinin duvara zarar vererek çatlakların oluştuğu da belirtilmişti.

KENDİNİ BÖYLE SAVUNMUŞTU

Tutuksuz sanık Ahmet Necip Sever ifadesinde, “300 senelik bir duvar çökmüştür. Benim kusurum yoktur. 1.derece sit alanıdır. Belediyenin burayı tahliye etmemizi istediği doğrudur. Biz de dava açtık. Daha sonra 2016 yılında 5 aylık süreçte tahliye ettik” demişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir