Lütfü Savaş, Habertürk’ten Esra Boğazlıyan’ın sorularını yanıtladı. Hatay’da nüfusun 1 milyon 600 bin olduğunu belirten Savaş, buna ek olarak 500 bin civarında Suriyeliyi misafir ettiklerini söyledi.

“20 bini konteyner kentte yaşıyor. Buraya çok sivil toplum örgütü geliyor, Suriyelilere yardım etmek istiyor. Diyoruz ki siz pansumanla uğraşmayın, kalp fonksiyonları bitmek üzere olan halkın kalbiyle uğraşın” diyen Savaş, şöyle devam etti:

“Savaşı bitirin, bu insanlar da vatanına döner, 7 yıldır başka ülkenin toprağında misafir olarak kalmak da kolay bir şey değildir. Ben Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı olarak burada kalıcı olmalarını istemiyorum. Savaş bittiğinde herkes kendi coğrafyasında hayatını inşa etsin istiyorum. Sadece Hatay’da 500 bin Suriyeli var. Bu Suriyeliler gitmezse bizim buradaki demografik yapımız da bozulur, ekonomik dengeler de bozulur, bizim yapacağımız hiçbir şey dört dörtlük olmaz. Bizim gelirimiz 1 milyon 600 bin kişiye göre. Daha fazla enerji, daha fazla su gerekiyor, daha fazla çöp toplamak zorunda kalıyorsunuz, tüm maliyetler artıyor. 7 yıldır idare ediyoruz. 1 milyon 600 bin kişilik yatırım payını 2 milyon 100 bin kişi paylaşıyor. Bu savaşın bir an önce bitmesini bekliyoruz. Binlerce masum insan ölüyor.

“MAALESEF BÜROKRATİK ENGELLERİ AŞAMADIK”

Savaş, Boğazlıyan’ın “5 yılın nasıl geçtiğini anlattınız. Şimdi önümüzde 5 yıl daha var ve siz yeniden Hatay’ı yönetmeye aday, talipsiniz. Önümüzdeki 5 yıl için projeleriniz, vaatleriniz nedir?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

“Önce huzur vaat ediyorum. Bu ortamda huzuru sağlamayı bugüne kadar başardık. Elbette ki tek başımıza başarmadık. Gerek devletimizi yöneten vali, kurum amirlerimiz, belediye başkanlarımız, muhtarlarımız, kanaat önderlerimiz, huzuru katkı yönünde sinerji oluşturdular. Eğer medeniyet altyapıdan başlıyorsa altyapımızı bitireceğiz. 8 yıl önce her yağmurda 2 bin evi su basardı. Şimdi çok büyük bir afet olmadıktan sonra önemli bir sıkıntı olmuyor. 5 yıl sonra altyapısını bitirmiş, Expo’sunu yapmış, milyonlarca turist ağırlamış bir şehir olmak istiyoruz. Gastronomiden dünyadaki muadillerimizin yapmış olduğu kazancı sağlamak istiyoruz. Bir projemiz var. Beyrut’tan Hatay’a, Hatay’dan Beyrut’a, Kıbrıs’a, Mersin’e deniz otobüsüyle turist taşımacılığı yapmak istiyoruz. Aynı zamanda Hatay’ı ticari anlamda Ortadoğu’nun ve Türkiye’nin güneyinin merkezi yapmak istiyoruz. Gastronomi, Expo, HADO (Deniz otobüsü seferleri buna büyük bir katkı sağlayacak. Beyrut-Hatay arası 3 saat deniz otobüsüyle. 5 aydır deniz otobüsünü aldık, maalesef bürokratik engelleri aşamadığımız için başlatamadık.”

2014 yerel seçimlerinde Ovacık belediye başkanı olan ‘Komünist Başkan’ Fatih Mehmet Maçoğlu 2019 yerel seçimlerinde Tunceli il merkezinde SMF’ye aday adaylığı başvurusunda bulunduğunu açıkladı.
 
2014 yerel seçimlerinde Ovacık Belediye Başkanı olan Maçoğlu, 2019 yerel seçimlerinde Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan aday adaylığı başvurusunda bulundu. Maçoğlu “Gelinen noktada söz, yetki, karar halka şiarı ve devrimci halkçı yerel yönetimler programının Dersim il merkezinde de hayata geçirilmesi hedefiyle ve her birimizin özneleşme sorumluluğunun bilinciyle SMF’nin Dersim’de belediye başkanlığı aday adayı olarak kurumuma başvurumu yapmış bulunmaktayım” dedi.

SOSYAL MEDYADAN DUYURDU

Maçoğlu adaylığını sosyal medya hesabından duyurdu ve şunları söyledi:

2014 yılında örgütlü olduğum SMF önceli DHF’nin devrimci halkçı yerel yönetimler programını Ovacık yerelinde hayata geçirmek üzere belediye başkanlığına aday oldum.

Ovacık halk dayanışması öncülüğünde yerel seçimde başarı kazanılmış ve 5 yıl süresince devrimci halkçı yerel yönetimler programı başarıyla hayata geçirilmiştir.

Gelinen noktada söz-yetki-karar halka şiarı ve devrimci halkçı yerel yönetimler programının Dersim il merkezinde de hayata geçirilmesi hedefiyle ve her birimizin özneleşme sorumluluğunun bilinciyle SMF’nin Dersim’de belediye başkanlığı aday adayı olarak kurumuma başvurumu yapmış bulunmaktayım.

Tarihin bize öğrettiği en önemli ders kitlelerin öğretmenimiz; bizlerin de kitlelerin öğrencisi olduğumuz gerçeğidir. Bu bilinçle halkımızla birlikte sosyalistlerin yerel yönetim anlayışını daha ileriye taşıyıp üretenin ve yönetenin halk olduğunu pratik olarak göstereceğiz.

Atatürk’ün uzun yıllar özel kalemi ve kütüphanecisi olarak görev yapan Nuri Ulusu’nun oğlu, gazeteci-yazar Mustafa Kemal Ulusu, Ulu Önder’in vefatının 80’inci yıldönümü nedeniyle, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, Atatürk’ün son 24 saatini ve sosyal yaşamını anlattı. Ulusu’nun zaman zaman duygulandığı görülürken, yüzlerce Maltepelinin doldurduğu salonda hep bir ağızdan “Andımız” okundu.

 Atatürk’ün uzun yıllar özel kalemi ve kütüphanecisi olarak görev yapan Nuri Ulusu’nun oğlu, gazeteci-yazar Mustafa Kemal Ulusu, moderatörlüğünü gazeteci Abbas Güçlü’nün üstlendiği programda, Atatürk’ün son 24 saatini, sosyal yaşantısını ve alışkanlıklarını anlattı. Maltepe Belediye Başkanı, Ali Kılıç, Belediye Başkan Yardımcıları, birim müdürleri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı programda Atatürk’ün hem adının, hem de soyadının isim babası olduğunu söyleyen Ulusu, Atatürk’ün yeni harflerin kabulü için bestelettiği Alfabe Marşı’ndan da söz etti.

“ATATÜRK 5 BİN KİTAP OKUMUŞTU”

Babasının Atatürk ile birlikte aynı kitapları okuyarak birbirleriyle kitap üzerine tartıştıklarını da belirterek, konuşmasını sürdüren Ulusu, şunları söyledi: “Atatürk’le, yeri geldiğinde 48 saate kadar çalıştıklarını babam anlatıyordu. Futbolu pek sevmezdi ama güreş başta olmak üzere, bireysel sporlara ilgi duyardı. Babamla birçok kez seyahat ettiğinde mutlaka kütüphanesinde kitap aldırtır ve yolda okurdu. Vefat edene kadar 5 bin kitap okumuştu. İsmet İnönü ile asla küslükleri söz konusu değildi. Kendisi hastalığının tedavisinde asla yabancı hekim istemedi. Beni Türk hekimlerine emanet ediniz derdi. Gerçi yabancı bir hekim geldi ama onun kurallarına da pek uymadı Atatürk. O yüzden 38’de Hatay’a gitti, bu gezi onu epey yordu. Atatürk ezan dinlemeyi çok severdi. Hatta sesi güzel olanlara mutlaka ezan okuttururdu. Dolmabahçe Sarayı’ndaki bir davette bunu yaptığını anlatmıştı babam. Dinine çok düşkün birisiydi.”

Bunları anlattıktan sonra babası ile Atatürk’ün birçok anısından bahseden ve vatandaşlardan gelen soruları yanıtlayan Ulusu, Atatürk’ün Yanı Başında isimli kitabını da okurlar için imzaladı. Program sonrası, etkinliğe katılan yüzlerce Maltepeli hep bir ağızdan “Andımız”ı okudu.

Geçtiğimiz nisan ayında Bodrum’da vefat eden usta şair, gazeteci, oyuncu, çevirmen Ülkü Tamer, Maltepe Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı bir programla Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde anıldı. Yazar Vedat Akdamar ve Dr. Emel Koşar’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda, edebiyat ve sanat dünyasından isimler, Ülkü Tamer’in farklı yönlerini anlattı. Öykü yazarı Fügen Kıvılcımer, Ülkü Tamer’in şiirlerinden örnekler sundu.

TÜRKÜ TADINDA ŞİİRLER VERDİ

 Yazar Abâ Müslim Çelik, Tamer’in 2. yeni şairleri arasında kabul edildiğini, yazdığı şiirlerde mizaha yer veren, çocukluğuna koşan bir dil kullandığını belirterek,1960’lardan sonra toplumcu gerçekçi şiirde türkü tadına yakın eserler verdiğini söyledi. Şair- yazar Ayten Mutlu da, “Şiir bize çocukluğumuzdur. Ülkü Tamer, şairlerin içinde bu çocukluğun en yakın arkadaşı olandır. Gözlerindeki çocuk hiç uyumaz. Sözcüklerinde büyümeyi unutan şakacı bir çocuk dolaşır. Türk şiirinin en çocuksu, afacan,oyunbaz,kendini her daim yenileyen şairlerinden biridir” dedi. Yazar Nükhet Eren ise Tamer’in müthiş hafızasının kendisini çok şaşırttığına değinerek, “Cumhuriyet’in motivasyonuyla yetişmiş Tamer’in yazdığı anı kitabını okumak bize farklı şeyler söyleyecektir” diye konuştu.

ŞİİRLERİ OKUNDU

Bahadır Bayrıl, Can Yalçın, Cem Özel, Gülümser Çankaya, İrem Erdoğan, Okan Yılmaz, Şerif Fatih ve Volkan Hacıoğlu, usta şairi şiirlerinden bölümler okuyarak andı. Programda, Tamer’in, ikinci yeni şiir akımının nasıl ortaya çıktığını anlattığı “Oradaydım” isimli belgeselinden bölümlere de yer verildi ve ünlü şairin kendi sesinden okuduğu şiirlerinden örnekler paylaşıldı. (23.09.2018)