“Sporcuda başarı kuzu eti ile değil, doğru bilgi ve çalışma ile sağlanır” diyen Dr. Saçaklı, “Sporun tanımını bile bilmeyenler sporcu beslenmesinde uzman oldular. Bilmediğiniz konularda susmak en doğrusu” diye konuştu.

Tüm bedensel işlevlerde, bedenimizin zorunlu olmadıkça proteinleri yakıt olarak kullanmadığını belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi Dr. Öğr. Üy. Saçaklı, “Beden proteini yapıtaşı olarak konumlandırır. Bir sporcu koşarken karbonhidrat ve yağ asitlerini değişik oranlarda karışık olarak kullanır. Sağlıklı bir insanda 80 bin kalori yağ deposu varken, buna karşılık 1480 kalorilik karbonhidrat depomuz vardır. Spor yapmayanlar günde kilo başına 4,5 gram karbonhidrat tüketirken, sporcuların kilo başına 8 -12 gram karbonhidrat gereksinimleri vardır” dedi.

“KOŞU İÇİN GLİKOZ ŞART”

Proteinlerin asla depolanmayacağını belirten Dr. Öğr. Üy. Haluk Saçaklı, “Beden günlük ihtiyacımız kadarını kullanır, fazlası yağ olarak depo edilir. Bir sporcu müsabaka anında sprint koşu yapıyorsa bu karbonhidratla yani glikoz ile olur. Yağdan gelen enerjinin kullanılması için karbonhidrat metabolizmasının ara ürünlerine yani yine glikoza ihtiyacımız vardır. Sadece yağ yakarsak koşamayız” şeklinde konuştu.

“Metodik olarak yorgunluğu belirleyen şey yağların değil karbonhidratların tükenmesidir” diye konuşan Dr. Haluk Saçaklı, “Çünkü yağ depoları neredeyse sınırsızdır. 90 dakika değil günlerce futbol oynasanız da tüketemezsiniz” ifadesini kullandı.

Dr. Saçaklı konuşmasına şöyle devam etti:

“Teorik olarak bir sporcunun 150 kilometreyi hiç durmadan koşması gerekirken koşamaz yorulur. Çünkü kas içindeki karbonhidratlar tükenir ve artık yağı enerji kaynağı olarak kullanamaz hale gelir. Karbonhidratlar yağı tutuşturan çıra gibidir. Kaslarımız çok fazla miktarda yağı yakabilir, yeter ki kas içindeki glikojen tükenmemiş olsun.”

“VÜCUDUN ENERJİ KAYNAĞI KARBONHİDRAT”

Etin sindiriminin 12 ile 24 saat olduğunu ifade eden İstanbul Gelişim Üniversitesi Dr. Öğr. Üy. Haluk Saçaklı, “O nedenle sporcuların kuzu eti ile değil müsabaka öncesi karbonhidrattan zengin beslenmesi gerekir ki glikojen depolarının doygunluğu sağlansın. Et ağırlıklı beslenme diyeti uzun süre uygulanırsa yaşam tehlikeye girebilir. Kalp krizi geçirme riski artabilir ve sizi ölüme sürükleyebilir. Yüksek proteinli beslenme kemik erimelerine neden olur. Çünkü aşırı protein, kemiklerden kalsiyum çekilmesine neden olur. İyi kaliteli karbonhidratı yeterince almazsanız beyin fonksiyonları iyi çalışmaz. Yüksek proteinli diyetler karaciğer ve böbreklerin aşırı çalışmasına ve yorulmasına neden olur. Kısaca, vücut enerji kaynağı olarak karbonhidratları bulamadığında, kendisinden beslenerek proteinleri yani kaslarınızı yakar” dedi.

DHA

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Ege Üniversitesi (EÜ) robotik cerrahi sistemlerini kullanan ve bu konuda eğitimler veren Türkiye’nin önde gelen sağlık kurumları arasında yer alıyor. Hastanede kalış sürelerini 1-2 güne kadar düşüren robotik cerrahinin diğer ameliyat türlerine göre kan kaybının az olması, daha az ağrı hissi, daha küçük yara izleri gibi hastalara sunduğu pek çok avantajı bulunuyor. Her yıl düzenlenen eğitimlerle pek çok cerrahın eğitildiği Ege Üniversitesi’nde, cerrahi branşlarda uzmanlık eğitimi alan asistanlara da eğitimlerinin bir parçası olarak robotik cerrahi eğitimi veriliyor.

Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sinan Ersin ve Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özer Makay tarafından verilen eğitimde, cerrahlar simülatör yardımıyla farklı operasyonları deneyimleme fırsatı yakaladı.
Robotik cerrahi eğitimleri konusunda bilgi veren Prof. Dr. Sinan Ersin, “Kliniğimizde gerçekleştirdiğimiz uzmanlık eğitim programı kapsamında robotik cerrahiye de yer veriyoruz. Bu eğitimlerde asistan arkadaşlarımıza bu sistemin işleyişini tanıtarak onların simülatör eğitimlerine entegre olmalarını sağlıyoruz. Bu şekilde, robot kullanabilecek geleceğin cerrahlarının eğitimine katkıda bulunuyoruz” dedi.

Bir robotik cerrah olan Prof. Dr. Özer Makay da, robotik cerrahinin hastaların ameliyatını kolaylaştırdığını söyledi.
Robotik cerrahinin bir inovasyon ürünü olduğunu belirten Prof. Dr. Makay, “Sahip olduğumuz robotik cerrahi sistemini sadece sağlık hizmeti sunumunda değil, aynı zamanda eğitim misyonunu yerine getirmek üzere geleceğin cerrahlarını yetiştirmek için de kullanıyoruz. Pilotların uçuş eğitimlerine benzer şekilde, simülatör kullanarak hayali ameliyatlar yapan asistanlarımızın tecrübe edinmesi sağlıyoruz” dedi.

İHA

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Kanada’da yapılan bir araştırma, 1-3 yaş arası çocukların uzun süre ekrana maruz kalmalarının dil ve sosyalleşme becerilerinin gelişimini geciktirebileceği sonucuna vardı.
 
2 yaşındaki 2500 çocuk üzerinde yapılan araştırma, çocuklar için güvenli ekran süresi konusundaki tartışmalara yanıt arıyor.

Kanada ve ABD’de uzmanlar çocukların 18 aydan önce ekran kullanımını olumsuz karşılarken, İngiltere’de herhangi bir sınırlamaya dair tavsiyelere yer verilmiyor.

İngiltere’deki çocuk sağlığı uzmanları, son araştırma da dahil olmak üzere “ekranın doğrudan zararlı etkisine” dair yeterince veri bulunmadığını belirtiyor.

YENİ ARAŞTIRMANIN BULGULARI

Bu araştırma kapsamında 2011-2016 yılları arasında annelerle irtibata geçilerek çocukların 2, 3 ve 5 yaş gelişim ve becerileri ile ilgili soruları yanıtlamaları istendi.

Ekran süresi; televizyon programları, film ve videolar, ekran oyunları ile bilgisayar, tablet, telefon ve diğer cihazlarda geçirilen zamanı ifade ediyor.

2 yaşındaki çocukların ekran süresi bir haftada ortalama 17 saati buluyor.

3 yaşında bu süre 25 saate ulaşırken, çocukların beş yaşında ilkokula başlaması ile 11 saate düşüyor.

JAMA Paediatrics dergisinde yayımlanan bulgular, gelişimi sorunlu olan çocukların ekranda daha fazla zaman harcamasından ziyade, çocukların gelişiminde herhangi bir gecikme görülmeden önce ekran süresinin arttığına işaret ediyor.

Ancak ne kadar ve ne tür ekran süresinin sorunlu olduğuna dair net veri bulunmuyor. Ekran kullanımı ile yetiştirme tarzı ve çocuğun diğer zamanlarını ne şekilde geçirdiği gibi gelişimde gecikmeye neden olan diğer faktörler arasında da bağlantı olabileceği belirtiliyor.

ARAŞTIRMACILAR NE DÜŞÜNÜYOR?

Küçük çocuklar ekranla meşgulken diğer önemli becerileri öğrenme ve uygulama fırsatından mahrum kalabilir.

Teorik olarak, ekran, sosyal etkileşime engel olup çocukların koşma, tırmanma ve diğer fiziksel beceriler için ayırdığı zamanı sınırlayabilir.

Ekranın zararına dair somut kanıtlar olmasa bile, araştırmayı yürüten Dr. Sheri Madigan ve ekibi, çocukların ekran süresini sınırlamak ve “aileyle yüz yüze iletişimini” engellememesine dikkat etmek gerektiğini söylüyor.

Ayrıca çocuklar artık çok daha erken yaşta ekrana maruz kalmaya başladıkları için, bu araştırmayı yaparken daha erken yaşta incelemeye başlamış olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor.

EKRAN SÜRESİ NE ZAMAN FAZLADIR?

Yeni araştırma bu konuda herhangi bir tavsiyede bulunmuyor. Annelerin ifadesine göre, iki yaşındaki çocukların bazıları günde 4 saatten haftada 28 saate varan sürelerde ekrana maruz kalıyor.
Amerikan Pediatri Derneği ekran süresi ile ilgili olarak şu tavsiyelerde bulunuyor:

18 aydan küçük çocukların video dışında ekrandan kaçınması

18-24 aylık çocukların ebeveynleri çocuklarını dijital medya ile tanıştırmak istiyorsa nitelikli programları seçmeleri ve onlarla birlikte izleyerek olup bitenleri anlamalarına yardımcı olmaları

2-5 yaş arası çocukların günlük ekran süresinin bir saat ile ve kaliteli programlarla sınırlanması ve ebeveynlerin bu programları çocukları ile birlikte izlemesi

6 yaş üstü çocukların ekran süresi sınırlamasında tutarlı davranılması ve bu sürenin uyku ve fiziksel aktiviteye engel olmamasına dikkat edilmesi.

Kanada Pediatri Derneği ise daha ileri giderek 2 yaş altı çocukların ekranda zaman geçirmemesi tavsiyesinde bulunuyor.

İngiltere’deki Pediatri ve Çocuk Sağlığı Derneği ise bazı tavsiyelerde bulunurken ekran süresine dair herhangi bir sınırlama getirmiyor.

Bunun yerine, ailelerin şu soruları sorması gerektiği belirtiliyor:

Evdeki ekran süresini kontrol ediyor musunuz?
Ekranda geçirilen zaman ailenin yapmak istediği diğer aktivitelere engel mi?

Ekranda geçirilen zaman uykuyu etkiliyor mu?

Çocuklar ekranda bir şey izlerken ne yiyip içtiklerine dikkat ediyor musunuz?

Bu sorulara verilen yanıtlar aileleri tatmin ediyorsa, çocukların ekranda geçirdiği süre ile ilgili kaygıların asgariye inebileceği belirtiliyor.

Uzmanlar ayrıca şu tavsiyelerde bulunuyor:

Ailelerin, yemek vakti veya başka etkinlikler sırasında ve evin belli bölümlerinde (yatak odaları gibi) ekran kullanımına izin vermemesi

Yetişkinlerin kendi kontrollü ekran kullanımı ile çocuklara örnek olması

Yatmadan önceki son bir saat ekrandan uzak durmak

Uzmanlar, hangi çocukların ekranın zararlarına daha fazla maruz olduğu ve ekranın çocukların ruh sağlığı üzerindeki etkileri konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Ayrıca ne tür içeriklerin ne tür etkilerde bulunduğunu tespit etmek ve ekran kullanımının olumlu yanlarının farkında olmak gerektiği vurgulanıyor.

·         Ağız içinde yuvarlak bir yara veya yaralar

·         Yaralar üzerindeki şişkinlik

·         Hassasiyet

·         Batma nedeniyle çiğneme veya diş fırçalama problemleri

·         Yaraların tuzlu, baharatlı veya ekşi gıdalar nedeniyle tahriş olması

·         İştah kaybı

Ağız yarası, aft ya da ağız ülseri, altta yatan hastalığa, rahatsızlığa veya duruma bağlı olarak değişen diğer belirtiler ile birlikte de ortaya çıkabilmektedir. Çoğu zaman, ağız içini etkileyen belirtiler, aynı zamanda diğer vücut sistemlerini de etkileyebilmektedir.

Ağız yarası nasıl anlaşılır? Ağız içinde oluşan yaralar ve bu yaraların beraberinde getirdiği belirtiler şunlar olabilmektedir:

·         Ağız köşelerinde çatlaklar

·         Ağız kuruluğu

·         Ateş

·         İştah kaybı

·         Malaise ya da uyuşukluk

·         Bademcikleri veya boğazı kapsayan irin veya beyaz lekeler

·         Cilt döküntüsü

·         Boğaz ağrısı

·         Şişmiş lenf düğümleri

Ağız yarasının diğer belirtileri şunları içerebilmektedir:

·         Karın ağrısı

·         Kanama

·         Karışıklık

·         Depresyon

·         İshal

·         Ağız ağrısı veya şişme

·         El ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma

·         Azalan iştahla birlikte istenmeyen kilo kaybı

·         Mide ülseri

·         Dil ağrısı

·         Zayıflık

Acil Tıbbi Yardım Gereken Ağız Yarası Belirtileri

Bazı durumlarda, ağızda çıkan bu yaralar, acil durumlarda hemen değerlendirilmesi gereken ve hayati tehlike oluşturan bir durumun belirtisi olabilmektedir. Siz ya da birlikte bulunduğunuz birinin hayatı tehdit eden belirtilerden herhangi birine sahip olması durumunda acil tıbbi yardım alınmalıdır. Ciddiye alınması gereken ağız yarası belirtileri ise şunlardır:

·         Yutma veya solunum zorluğu

·         Yüksek ateş

·         Açıkça düşünmede sorun yaşama

Hamilelikte Ağız Yarası Belirtileri

Hamilelikte ağız yaraları sıklıkla yanak içlerinde, dilde ve iç dudakların altında gelişmektedir. Ancak, durumu daha şiddetli bir hale getirebilen diğer belirtiler de ortaya çıkabilmektedir:

·         Ateş

·         Salyanın ağız kenarından akması

·         Ciltte kaşıntı ve tahriş

·         Yemek yeme ya da konuşma zorluğu

·         Letarji

·         Dil ve ağız alanında yanma hissi

·         Kötü nefes veya ağız kokusu

Çocuklarda Ağız Yarası Belirtileri

Ağız yarası genellikle çocuğunuzun ağzının iç astarında, diş etlerinde veya dil yüzeyinde ortaya çıkmaktadır. Bu yaraların şekli yuvarlaktır ve beyaz renkte görünmektedir.

Ağız yaraları, çocuğunuz özellikle tuzlu veya baharatlı yiyecekler yediğinde daha da ağrılı bir hale gelmektedir. Bazen çocuğunuz ağız yaraları iyileşene kadar yiyecekleri yemeyi reddedebilmektedir.

Bir enfeksiyon sonucu ağız yaraları oluşmuşsa, çocuğunuzun ateşi de olabilmektedir.

Çocuğunuzun bir ağız enfeksiyonuyla ilgili olarak ağız yarası problemi yaşadığını düşünüyorsanız, hemen bir doktora başvurmalısınız.

Çocuğunuzun ağız yaraları ile birlikte yaşayabileceği diğer ciddi belirtiler ise şunlardır:

·         Kilo kaybı

·         Karın ağrısı

·         Açıklanamayan ateş

·         Dışkıda kan veya mukus

·         Boyun sertliği ve yorgunluğu

·         Anüs çevresinde yaralar

Bu tür ciddi belirtilerin ortaya çıkma nedeni, ağız içinde çıkan yaraların bazen çölyak hastalığı veya iltihaplı bağırsak hastalığına bağlı olabilmesidir.

Ağız Yarası Nedir?

Ağız içinde meydana gelen yaralar, yemek yemeyi ya da konuşmayı oldukça zorlaştırabilen yaralardır. Genellikle, zararsız olan ağız yaraları, ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle ortaya çıkmadıysa, bir ya da iki hafta içinde kendiliğinden iyileşmektedir.

Ağız Yarası Tedavisi

Ağız yarası nasıl geçer? Ağız yaraları genellikle herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmadan kendi kendine iyileşmektedir. Diğer yandan, iyileşmesini hızlandırmak ve ağrıları hafifletmek için şu yöntemler etkili olabilmektedir:

·         Dişleri ve dili dikkatli fırçalamak

·         Yaşam tarzı değişiklikleri

·         İlaç tedavisi

Ağız Yarası İçin Hangi Doktora Gidilir?

Ağız yarası tanısı ve tedavisi için bir kulak, burun, boğaz uzmanına (KBB) başvurabilirsiniz. Ağız yaraları diş problemleri nedeniyle ortaya çıkıyorsa, bir diş doktorundan da yardım alabilirsiniz.

Kanunla terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu için kamu görevinden çıkarılan ve güvenlik soruşturması sonucunda kamu görevine alınmayan devlet hizmeti yükümlüsü doktorlar, çıkarma veya göreve alınmama kararının verildiği tarihten itibaren 450 gün sonunda mesleklerini icra edebilecek.

Devlet yükümlülüğünü yerine getirirken kamu görevinden çıkarılanların hizmet süreleri bu süreden düşürülecek.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanacak ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilecek. Cumhuriyet savcısı adli işlemleri yerine getirecek.

Bu suçların soruşturmasında, kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadeleri iş yerlerinde alınacak. Bu hükümler, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlar hakkında da uygulanacak.

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na göre birlikte kullanım protokolü yapılmış sağlık tesislerinde çalışacak üniversite personeli ile maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde bu kanun kapsamında sözleşme yapılacak.

Tütün ürünleri için kapsamlı düzenleme

Televizyonda yayınlanan program, film ve dizilerde, müzik kliplerinde, reklam ve tanıtım filmlerinde, sinema ve tiyatrolarda gösterilen eserlerde tütün ürünleri kullanılamayacak, görüntülerine yer verilemeyecek. Ayrıca internet, topluma açık olan sosyal medya veya benzeri ortamlarda ticari gaye ile veya reklam amacıyla tütün ürünleri kullanılamayacak, görüntülerine yer verilemeyecek.

Sağlık, eğitim ve öğretim, kültür ve spor hizmeti verilen yerlerde ve üniversite yerleşkelerinde tütün ürünlerinin satışı yapılamayacak.

Tütün ürünleri paketleri ile nargile şişelerinin üzerine, zararlarını belirten resimli ve Türkçe yazılı uyarı veya mesajların konulacağı alan yüzde 65’den yüzde 85’e çıkarılacak. Bütün tütün ürünlerinin üzerindeki yazı ve şekiller aynı olacak.

Türkiye’de üretilen veya ithal edilen tütün ürünleri; markanın yazım şekli, yazı karakteri, punto boyutu, paket üzerindeki konumu, paketlerin rengi, diğer yazı, ibare ve şekiller dahil olmak üzere, aynı şekilde tasarlanan düz ve standart paket biçiminde piyasaya arz edilecek.

Sigara paketlerinin üzerinde markanın logosu olmayacak

Marka, paketin sadece bir yüzeyine ve bu yüzeyin yüzde 5’ini aşmayacak şekilde yazılacak. Paketlerin üzerine markanın logosu, simgesi veya sair işaretleri konulamayacak. Bu kurallar, birden fazla paketi bir arada bulunduran tütün ürünleri kutuları için de geçerli olacak.

Tek tip olarak tasarlanan sigara paketleri ile ilgili hususlar, Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenecek.

Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Türkiye’de üretilen veya ithal edilen tütün ürünleri, 7 ay içinde, Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi Ve Kontrolü Hakkında Kanun’un kuralları ve yasakları düzenleyen maddesine uygun hale getirilecek. Bu süre Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 6 aya kadar uzatılabilecek.

Şahsi kullanım için yurt dışından ilaç sağlanabilecek

Kanunla birlikte Türkiye’de ruhsatlı olmayan veya ruhsatlı olup piyasada bulunmayan ilaçların, reçeteli olarak şahsi kullanım için Sağlık Bakanlığının izniyle Türk Eczacıları Birliğince (TEB) yurt dışından temininde yaşanan sıkıntılara çözüm getirildi.

Buna göre, TEB’in yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Sağlık Bakanlığı tarafından uygun görülen kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla şahsi kullanım için yurt dışından ilaç sağlanabilecek, doğrudan hastalara verilebilecek.

Hastanelerin yurt dışından toplu olarak getirdiği ilaçların temini de bu şekilde sağlanabilecek.

Bu ilaçlar için yurt dışı ilaç listesine girdiği tarihten itibaren 3 yıl içinde izin ve ruhsat sahibi tarafından ruhsat başvurusunda bulunulacak, başvuru tarihinden itibaren en geç 2 yıl içinde ruhsat alınacak.

Cumhurbaşkanı, ruhsat başvurusu yapılmayan veya ruhsatı alınmayan ilaçların bu şekilde teminine devam edilmesine karar verebilecek.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu da ceza uygulayabilecek

Kanunla, Ecza Ticarethaneleriyle Sanat Ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli Ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanun’da değişiklik yapıldı.

Cezaların zamanında ve gecikmeden tesis edilebilmesi için mahalli mülki idarelere göndermeden Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna da ceza uygulayabilme yetkisi verilerek, caydırıcılığı sağlamak için fiilin niteliği ve önemine göre para cezalarının alt ve üst sınırı yeniden belirlendi.

Kanunda belirtilen kurallara ve yasaklara uymayan eczane sahipleri veya mesul müdürü ile sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir madde satıcılığı yapanlara, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu veya mahalli mülki amir tarafından 2 bin liradan 20 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek. Fiilin bir yıl içinde tekrarı halinde ceza bir kat artırılacak.

Yurt dışından sağlanan ilaçlar için ruhsat başvurusunda bulunma süresi, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte başlayacak.

Eczacı olmayanların, eczacı mesul müdür atayarak eczane açabileceği kuralı şirketler için de uygulanacak, böylece muvazaalı ortaklıklar ortadan kaldırılacak. Diplomalı eczacı olmak şartıyla ortaklardan birinin ticarethane işlerinden mesul müdür gösterilmesi şartı kaldırılacak.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce oral patoloji alanında doktora eğitimi yapmış veya doktora eğitimine başlamış olanlardan eğitimlerini başarı ile bitiren diş hekimlerine, oral patoloji dalında uzmanlık belgesi verilecek.

Diş hekimlerinden, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tıbbı patoloji ve tümör patolojisi alanlarında doktora eğitimi yapmış olup yurt içinde veya yurt dışında en az iki yılı eğitim kurumlarında olmak üzere üç yıl süreyle oral patoloji alanında araştırma, uygulama ve inceleme yapmış bulunanlar, belgelerini ve bu alanda yurt içi ve yurt dışında yayımlanmış bilimsel yayınlarını ibraz ederek, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde uzmanlık belgesi almak için Sağlık Bakanlığına başvurabilecek.

Tıpta Uzmanlık Kurulu, başvuru süresinin bitiminden itibaren 6 ay içerisinde başvuruları değerlendirecek. Çalışmaları yeterli görülenlere oral patoloji dalında uzmanlık belgesi verilecek.

Oral patoloji, Diş Hekimliğinde Uzmanlık Ana Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge’ye diş hekimliğinde uzmanlık ana dalı olarak eklenecek.

Tıbbi cihazların ruhsatlandırma süreçlerinin daha kısa sürede yapılabilmesini sağlamak amacıyla ruhsatlandırmaya esas tahliller, Sağlık Bakanlığının yanı sıra Bakanlıkça yetkilendirilen laboratuvarlarda da yaptırılabilecek.

Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis veya tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Tabip odasından izin almayacaklar

Tabiplerin birden fazla tabiplik görevi kabul etmeleri için tabip odasından izin almaları şartı kaldırılacak.

Sağlık Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı için tahsis edilen döner sermaye miktarı, her bütçe yılında Cumhurbaşkanı tarafından ihtiyaca göre artırılabilecek. Bakanlık merkez ve taşra teşkilatı için tahsis edilen döner sermaye miktarı 10 milyar lira olacak.

Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermaye işletmelerinin muhasebe hizmetleri Bakanlıkça yürütülecek ancak Bakanlık tarafından teklif edilen ve Hazine ve Maliye Bakanlığınca uygun görülen döner sermaye işletmelerinin muhasebe hizmetleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yerine getirilebilecek.

Embriyo ve üreme hücresi bağışlayana ceza

Kanuna aykırı şekilde embriyo ve üreme hücresi bağışlayan, aşılayan, bulunduran, kullanan, saklayan ve nakledenlerle bunların alım ve satımını yapanlar, alım ve satımına aracılık edenler veya komisyonculuğunu yapanlar veya bu fiilleri özendiren, bunlara yönlendiren, bunlara yönelik ilan, reklam veren, yayınlayan kişiler hakkında, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve bin günden 2 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak.

Bakanlıktan izin almadan organ nakli ve üremeye yardımcı tedavi merkezi açılamayacak. Kanuna ve Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı şekilde faaliyet gösteren sağlık kurum ve kuruluşlarının, fiilin niteliği ve tekerrürü halinde faaliyeti durdurulacak veya faaliyet izni iptal edilecek.

Üremeye yardımcı tedavi uygulamaları

Kanuna göre, doğal yollarla çocuk sahibi olunamadığı veya tıbbi gereklilik bulunduğu hallerde, kadın veya erkeğin üreme hücrelerinin tıbbi yöntemlerle döllenmeye elverişli hale getirilmek ve vücut içinde veya dışında döllenmesini sağlamak suretiyle üreme hücreleri veya embriyo anne adayına uygulanabilecek. Bu yöntem sadece evli olan eşler arasında gerçekleştirilecek.

Bu tedavi uygulamaları, yalnızca Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş hekimler tarafından ve bakanlıkça ruhsatlandırılan üremeye yardımcı tedavi uygulama merkezlerinde yapılabilecek.

Eşlerden biri veya her ikisinden alınan üreme hücreleri ve bu hücrelerden elde edilen embriyonun, başka kişilere uygulanması yoluyla çocuk sahibi olmak ve taşıyıcı annelik yapmak yasak olacak. Başkasına ait üreme hücresi veya embriyonun kullanılması suretiyle donasyon işlemi yapılması ve bu amaçla üreme hücresi veya embriyo bağışlanması, satılması, bulundurulması, kullanılması, saklanması, taşınması, ithalatı, ihracatı ve bu işlemlere aracılık edilmesi de yasaklanacak.

Organ nakli kimlerden yapılabilecek?

Canlıdan organ nakli alıcının en az 2 yıldan beri evli olduğu eşi ile dördüncü dereceye kadar (dördüncü derece dahil) kan ve kayın hısımlarından yapılabilecek. Organ nakli gereken hastalığın evlilikten sonra teşhis edildiği durumlarda, eşlerin en az 2 yıllık evli olması şartı aranmayacak.

Organ nakli hizmeti sunan hastanelerin bulunduğu her ilde, Organ Nakli Değerlendirme Etik Komisyonu kurulacak.

Sağlık Bilimleri Üniversitesine tahsis edilecek öğretim elemanı kadroları, temel bilimler hariç olmak üzere, birlikte kullanılan eğitim ve araştırma hastanesinin eğitim birimleri, ihtiyacı ve nitelikleri dikkate alınarak, Sağlık Bakanlığının talebiyle, rektörün önerisi üzerine Mütevelli Heyeti tarafından il bazında belirlenecek ve öğretim üyesi atamaları bu kadrolara yapılacak.

Diş hekimlerinin birden fazla tabiplik görevi kabul etmeleri için Tabip Odasından izin almalarına ilişkin düzenlemeler yürürlükten kaldırılacak.

Kanunla, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans, uzmanlık eğitimi veren kurulların birlikte kullanımı hususunda uygulamada karşılaşılan problemlerin çözümüne yönelik düzenleme yapıldı.

Buna göre, birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için birden fazla üniversiteyle protokol imzalanabilecek.

Tabipler devlet hizmeti yükümlülüklerine başlamadan veya yükümlülüğünü tamamlamadan ana dallarda uzmanlık eğitimi yapmak için asistanlık sınavına katılabilecek ve uzmanlık eğitimine başlayabilecek. Ancak yan dalda veya birden fazla uzmanlık dalında eğitim yapmak üzere asistanlık sınavına girebilmek için devlet hizmeti yükümlülüğünün tamamlanmasına 9 aydan daha az süre kalmış olması ve uzmanlık eğitimine başlanabilmesi için de devlet hizmeti yükümlülüğünün tamamlaması şart olacak.

Vakıf üniversiteleri “eğitim aile sağlığı merkezi” açabilecek

Kanun ile aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma yaş ve süreleri belirtilerek vakıf üniversitelerinin de “eğitim aile sağlığı merkezi” açmasına imkan sağlanıyor.

Kamu görevlisi olmayan ve aile hekimi ile aile sağlığı elemanı olarak çalışanlara, İşsizlik Sigortası Kanunu hükümleri uygulanabilecek.

Sağlık Bakanlığınca belirlenen süre sonunda kişiler aile hekimlerini değiştirebilecek veya sağlık hizmet planlamasına uygun olarak Sağlık Bakanlığı da kişilerin aile hekimini değiştirebilecek.

Her bir aile hekimi için kayıtlı kişi sayısında, coğrafi şartlar, sağlık hizmet planlaması gibi kriterler esas alınacak.

Kanun, çocuk sahibi olamayan evli çiftlere SGK desteğinin kapsamını genişletiyor. Buna göre, kadındaki yaş sınırı “23 yaşından büyük, 40 yaşından küçük” olarak düzenleniyor.

Kadının primer overyan yetmezliği ve erkeğin azoospermisi olması halleri hariç olmak üzere, son 3 yıl içinde diğer tedavi yöntemlerinden sonuç alınamamış olduğunun yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından belgelenmesi, uygulamanın yapıldığı tıbbi merkezin kurum ile sözleşme yapmış olması, eşlerden birinin en az 5 yıldır genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi olup 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayısının olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde veya sağlam çocuk sahibi olan çiftler hariç olmak üzere kurumun belirlediği kalıtsal bir hastalığı olan veya bu hastalık için taşıyıcı olduğu bilinen evli çiftin sağlam çocuk sahibi olması için SGK tarafından finansman sağlanacak.

Kan ve kan ürünleri üretim yerlerinin faaliyetleri

Kan ve Kan Ürünleri Kanunu’nda değişiklik yapılarak kan ve kan ürünleri üretim yerleriyle ilgili yaptırımlar ihtiyaçlara ve günün şartlarına göre yeniden düzenlendi.

Buna göre, ruhsat almadan faaliyet gösterenler valilikçe faaliyetten men edilecek ve 10 bin lira idari para cezasıyla cezalandıracak. Saklanması zorunlu tutulan belge ve örnekleri saklamadığı tespit edilenlerle mevcut ruhsatı kapsamı dışında faaliyet gösterenlere 10 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Bu ihlallerin 2 yıl içinde tekrarı halinde idari para cezası bir kat artırılacak. İhlalin üçüncü tekrarında artırımlı idari para cezası uygulanarak, bu yerlerin faaliyeti 10 güne kadar durdurulacak. Dördüncü tekrarda ise kan ve kan üretim yerlerinin faaliyetleri süresiz durdurulacak.

Halk sağlığının korunması amacıyla gıda ve takviye edici gıdaların etiketinde, tanıtımında veya reklamında “sağlık beyanı” kullanılabilmesine Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından izin verilecek.

Farmasötik formda olan takviye edici gıdalarla özel tıbbi amaçlı diyet gıdaların üretimi, ithalatı, ihracatı ve kontrolüne ilişkin görev ve yetki, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda olduğundan bu konuda idari yaptırım uygulama yetkisi, mahalli mülki amir ile birlikte Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna da verilecek.

Kaynak suları için yaptırımlar artıyor

Kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve tıbbi amaçlı sular bakımından belediyelere ve il özel idarelerine de müeyyide uygulanmasına imkan sağlanacak.

Kanunla, entegre şehir hastanelerinde yüklenici şirketin sözleşme kapsamında yer alan miktara bağlı tıbbi destek hizmetleri içinde bulunan piyasa testinin 10 yılın sonunda gerçekleştirilmesi hususu yeniden düzenleniyor. Buna göre, ihtiyari hizmetlerde sözleşmede yer alan miktara bağlı tıbbi destek hizmetleri 10 yılı geçmemek üzere dönemsel piyasa testi ile güncellenecek. İşletme dönemindeki teminat miktarı her yıl, Türkiye İstatistik Kurumunca belirlenen yurt içi üretici fiyat endeksindeki artış oranında artırılacak.

Halen müfettiş, denetmen, denetçi, aktüer ve kontrolör istihdamında yabancı dil şartı bulunmadığından, mevcut müfettiş yardımcısı, denetmen yardımcısı, denetçi yardımcısı, aktüer yardımcısı ve stajyer kontrolör olarak çalışanların belirtilen kadrolara atanmalarında da yabancı dil şartı aranmayacak.

Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarında çalışan ve şiddete uğrayan personel için uygulanan hukuki yardım, devlet ve vakıf üniversitelerinde sağlık hizmeti sebebiyle şiddete maruz kalan sağlık çalışanları için de uygulanacak. Bu yardımın usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek.

Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ’nin misyonunu gerçekleştirebilmesi ve daha efektif hizmet verebilmesi için yurt dışında sağlık kuruluşu açmak, işletmek, ortaklık kurmak ve iş birliği yapmak, sağlık ve eğitim amacına yönelik bina inşa etmek, ettirmek, ilaç, cihaz ve tıbbi malzeme tedariki yapmak, sağlık meslek eğitimi turizmine yönelik faaliyetlerde bulunmak, yurt içindeki eğitim kurumlarına yurt dışından öğrenci teminine aracılık etmek, yurt dışında eğitim kurumu açmak ve eğitim faaliyetlerinde bulunmak da görevlerine dahil edildi. AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Hatay’da 5 yaşındaki lösemi hastası Yağmur Demir için ilik arayan ailesi destek bekliyor.

Adana’da özel bir hastanede tedavisi süren kızı için uygun ilik bulunması amacıyla çabalayan İngilizce öğretmeni baba Ramazan Demir’in sosyal medyadan da duyurduğu ilik kampanyasına vatandaşlar ilgi gösteriyor.

hatay-yagmur-aa-1

Çok sayıda kişinin bu kapsamda kan ve kök hücre bağışında bulunmak için Antakya Vali Göbeği Alanı’nda hazırlanan Türk Kızılayı tırına gelerek destek vermesi, Demir ailesini umutlandırıyor.

hatay-yagmur-aa-5

Ramazan Demir, kızına 2,5 yıl lösemi teşhisi konduğunu ve tedavi görmeye başladığını söyledi.

Tedavinin başlarda iyi seyrettiğini ve iyileşme aşamasına kadar geldiğini ifade eden baba Demir, şöyle konuştu:

“Tedavisinde son bir ay ilacı kalmıştı. Ancak hastalığının tekrar nüksettiğini öğrendik. Şu an kemik iliği nakli olması gerekiyor. Bunun için bir kampanya başlattık. Kızım 5 yaşında ve Adana’da özel bir hastanede tedavi görüyor. Türkiye’nin her bir yanından yalnız benim kızım için değil, tüm ilik nakli bekleyen lösemi hastaları için çocuklara yardımcı olalım. Bu kampanya sonucunda umarım ki sadece bizim kızımıza değil, başka çocuklara da yardım sağlanabilir.”

Baba Demir, Ulusal Kemik İliği Bankası kurulduğunu anımsatarak, tüm vatandaşları bağışçı olamaya davet etti.

AA

Takvim’de yer alan habere göre, ekmeğin beyinde morfin etkisi yarattığına değinen Karatay, “Ekmeğin içerisinde kabarmasını sağlayan gramür var. Bu katkı maddesi kişiye kısa süreli bir mutluluk veriyor. Adeta morfin gibi bağımlılık yapıyor” açıklamasını yaptı.

Gramürün tehlikesinin bununla da kalmadığını belirten Karatay, son dönemde artan kısırlığa da vurgu yaptı. 

Karatay, işte bu maddenin erkekte ve kadında kısırlığa neden olduğunu vurguladı.

Yine bu maddenin çocuklarda zeka geriliğine neden olduğunu belirten Karatay, “Fırıncılar bana kızıyor ama onlar da doğal ekmek yapsınlar. Ekmeğe zehir katmasınlar. Ekmekteki katkı maddelerini kaldırsınlar” ifadesini kullandı.

Vejetaryenliği bir yaşam tarzı olarak gördüğünü belirten Karatay, “Veganlık ise bir misyonerliktir” dedi.
 
 
 

Vücudun demir deposu olarak bilinen Ferritin ile ilgili bilinmesi gerekenleri haberimizde bulabilirsiniz… FERR: Ferritin nedir? Ferritin yüksekliği ve düşüklüğü ne anlama gelir?

FERR: FERRİTİN NEDİR?

Ferritin, demir içeren bir kan hücresi proteinidir. Ferritin vücudunuzdaki demirle aynı şey değildir. Bunun yerine ferritin, vücudunuza ihtiyaç duyduğunda demiri tutan ve serbest bırakan bir proteindir. Ferritin genellikle vücudunuzun hücrelerinde, aslında çok az kan dolaşımda bulunur. En büyük ferritin konsantrasyonları tipik olarak karaciğer (hepatositler olarak bilinir) ve bağışıklık sistemi (retiküloendotelyal hücreler olarak bilinir) hücrelerinde bulunur.

Vücudunuz tüm hücrelerine oksijen taşımak için kırmızı kan hücrelerinin demirine dayanır. Yeterince demir olmadan, kırmızı kan hücreleriniz yeterince oksijen sağlayamaz. Ancak, vücudunuz için çok fazla demir de iyi değildir. Hem yüksek hem de düşük demir seviyeleri, ciddi bir altta yatan problemi işaret edebilir.

Bir ferritin testi kan ferritin düzeyinizin normalden düşük olduğunu ortaya çıkarırsa, vücudunuzun demir depolarının düşük olduğunu ve demir eksikliğinizin olduğunu gösterir.

Bir ferritin testi normal seviyelerden daha yüksek gösteriyorsa, vücudunuzun fazla demir depolamasına neden olan bir durumun olduğunu gösterebilir. Ayrıca karaciğer hastalığı, romatoid artrit, diğer inflamatuar durumlar veya hipertiroidizmi işaret edebilir. Bazı kanser türleri de kan ferritin düzeyinizin yüksek olmasına neden olabilir.

Normal ferritin değerleri şöyledir:

– Erkeklerde mililitre başına 20 ila 500 nanogram
– Kadınlarda mililitre başına 20 ila 200 nanogram

shutterstock_1052859989

FERRİTİN DÜŞÜKLÜĞÜ NE ANLAMA GELİR?

Normalden daha düşük bir ferritin seviyesi, günlük diyetinizde yeterli miktarda demir tüketmediğiniz zaman olabilecek bir demir eksikliğinizin olduğunu gösterir. Demir seviyelerini etkileyen diğer bir koşul da demir almak için yeterli kırmızı kan hücreniz olmadığı zaman olan anemidir.

FERRİTİN DÜŞÜKLÜĞÜ BELİRTİLERİ

Düşük ferritin seviyeleriyle ilişkili aşağıdaki belirtilerden bazılarına sahipseniz doktorunuz ferritin testi isteyebilir:

– Açıklanamayan yorgunluk
– Baş dönmesi
– Kronik baş ağrıları
– Açıklanamayan zayıflık
– Kulakta çınlama
– Sinirlilik
– Bacak ağrıları
– Nefes darlığı
– Saç dökülmesi
– İştahsızlık
– Cinsel isteksizlik
– Hızlı kalp atışı
– Kaşıntı
– Huzursuz bacak sendromu
– Kadınlarda uzun ve ağrılı adet dönemleri
– El ve ayak parmaklarında uyuşma

FERRİTİN YÜKSEKLİĞİ NE ANLAMA GELİR?

Ferritin seviyesinin normal değerlerden yüksek olması; iltihabik hastalıklar, alkol sebepli karaciğer hastalıkları, kırmızı kan hücreleri alımı veya hemokromatoz gibi kandaki demir oranındaki anormallikler olduğunun habercisi olabilir.

FERRİTİN YÜKSEKLİĞİ BELİRTİLERİ

Ayrıca hoş olmayan belirtilere de neden olabilecek çok yüksek ferritin seviyelerine sahip olabilirsiniz. Aşırı ferritin belirtileri şunlardır:

– Karın ağrısı
– Kalp çarpıntısı veya göğüs ağrıları
– Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
– Eklem ağrısı
– Cilt renginde koyulaşma
– Açıklanamayan yorgunluk
– Cinsel güçte azalma
– Güçsüzlük
– Kalp çarpıntısı
– Bitkinlik

Ferritin seviyeleri, organlarınızdaki karaciğer ve dalak gibi hasarların bir sonucu olarak da artabilir.

İLGİLİ HABERNötrofil yüzdesi nedir? Nötrofil yüzdesi yüksekliği ve düşüklüğü ne anlama gelir?Nötrofil yüzdesi nedir? Nötrofil yüzdesi yüksekliği ve düşüklüğü ne anlama gelir? ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Tayfun Garip diyabet ile bilinmesi gerekenleri anlattı. İşte o açıklamalar:

Susuzluk, çok su içme ve sık idrara çıkma, kilo kaybı, tekrarlayan enfeksiyonlar, el ve ayaklarda uyuşma, sertleşme kusuru ve daha ciddi vakalarda koma, diyabetin başlıca belirtileridir.

Kalp krizi, kalp yetmezliği tablosu, beyin felci, körlük, böbrek yetmezliği, vasküler hastalıklar (damar hastalıkları), sinir hasarları, diyabetin neden olduğu hastalıklardır.

Tayfun Garip

Tayfun Garip

Diyabette sağlıklı bir cinsel hayat için hem kadın hem de erkek açısından iyi kan şekeri kontrolü (iyi glisemik kontrol) önemlidir. Kan şekerindeki dalgalanmalar (yüksek ve düşük şeker olma hali) cinsel hayatı olumsuz etkileyebilir.

Erkekteki yüksek şeker hastaları yorgun bırakabilir ve sonuç olarak ereksiyon sorunlarına sebebiyet verebilir, kadında ise yüksek şeker vajinal enfeksiyonlara zemin hazırlayıp ağrı ve isteksizlik oluşturabilir.

TUZ KISITLANMALI

Glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler, kan şekerini hızla yükseltir. Hazır ambalajlı atıştırmalıklar, fast food yiyecekler (kızarmış patates hamburger gibi…) kan şekerinde ani artışa neden olup, insülinin normal salınımını bozar.

Genel olarak beslenmede; doymuş ve trans yağları içeren gıdalar, şeker ve tuz kısıtlanmalı, öğünlerde tam tahıllara, sebzelere ara öğünlerde meyve, kuruyemiş veya yoğurt gibi gıdalara öncelik verilmelidir.

02-diyabet-2-12cm

İNSÜLİN BAĞIMLILIK YAPMAZ

Şeker hastalığı ömür boyu süren kronik bir hastalıktır. Tedavi ile kan şekeri normal sınırlarına çekilebilir.

Kan şekerinin normal sınırlarda olması kişiyi, şekerin olumsuz sonuçlarından korur.

Şeker düşürücü ilaçlar zamanında ve düzenli olarak kullanılmalıdır.

İnsülin bağımlılık yapmaz. Kan şekerinin dengelenmesi için gerekli bir hormondur.

Kilonun ideal oranda tutulması gerekir.

Düzenli bir egzersiz planı yapılmalıdır.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Hayvansal kökenli gıda maddeleri faydalarının yanında bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri ve kanatlı ürünlerinin tüketilmesiyle hayvanlardan insanlara geçen hastalıkların olduğunu belirten İstanbul Esenyurt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özer Ergün, et ürünlerinde kıymada, süt ürünlerinde ise taze kaşarda insan sağlığında ciddi problemlere yol açacak hilelerin yapıldığını kaydetti.

Prof. Dr. Ergün, “Aşırı derecede yağ ve sakatat katılan kıymaya; karaciğer ve dalak katılarak rengi kahverengi ete dönüştürülebiliyor. Süt ürünlerinde ise taze kaşar peynirleri tarihleri geçmeye yakın toplanıp, tekrardan yoğurularak, paketlenip sunuluyor” dedi.

“Kimyasal madde kalıntıları ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor”

Hayvansal kökenli gıda maddeleriyle gelen kimyasal madde kalıntılarına karşı uyarılarda bulunan Ergün, “Hayvanların tedavi edildiği süre boyunca onlara verilen ilaçlar, antibiyotik kalıntıları ve hayvan yemlerine geçen pestisitler ette birikebildiği gibi sakatatta, karaciğer ve böbrekte de birikim yapabilmektedir. Et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri kanatlı ve kanatlı ürünlerinde bulunan kimyasal kalıntılar, insan sağlığı için önemli sorunlara yol açabiliyor. Mikrobiyolojik olarak gelen bu hastalık etkenlerine karşı korunmada öncelikli olarak almış olduğumuz gıda maddelerini iyi pişirmek, iyi muhafaza etmek ve ondan sonra tüketmek lazım. Gıda maddeleri iyi pişirildiğinde zoonozdan korunabiliyor. Ancak kimyasal madde kalıntılarından korunamıyoruz” dedi.

TAZE KAŞARDA YAPILAN HİLEYE DİKKAT

Hayvansal ürünlerde yapılan hileleri anlatan Ergün, “Hayvansal kökenli gıdalar arasında kıymada çok fazla hile söz konusudur. Kıymaya çok fazla yağ ve sakatat katılıyor. Bunun dışında karaciğer, dalak katılarak da rengi kahverengi ete dönüştürülüyor. Süt ürünlerinde ise çiğ süte su katılması veya koruyucu madde katılarak onun bozulmasının önlenmesi de hileye girmektedir. Peynirlerde ise taze kaşarlarda hileler yapılabilmektedir. Kaşar peynirleri tarihleri geçmeye yakın toplanıp, tekrardan yoğurularak, paketlenip sunuluyor. İçerisine renginin daha sarı gösterilebilmesi için renk maddeleri de katılabiliyor” dedi.

“HAYVANSAL GIDALAR İYİ PİŞİRİLMELİ”

Hayvansal gıda tüketimi ve satın alma konusunda dikkat edilmesi gereken noktalara da değinen Özer, “Et ürünlerinde kıymaya çok dikkat edilmeli. Çünkü kıymanın yüzeyi genişlediği için çok çabuk bozulabiliyor. Kıymanın dört derecede dayanma süresi en fazla bir gündür. O nedenle kıyma ve kıymalı ürünlere dikkat edilmeli. Süt ve süt ürünlerinde ise taze peynir, pastörize edilmemiş sütten yapılmış tereyağı, kaymak, dondurma ve peynir çeşitleri hayvanlardan bulaşan hastalıklar yönünden tehlike arz ediyor. Bunun dışında tüketici gıda maddelerini satın alırken, ürünün zoonozlu olup olmadığını anlayamaz. Bunun için bilinen marketlerden bilinen markaları seçerek alışveriş yapmak ve ürünün ne zaman üretildiğine, paketleme ve son kullanma tarihlerine çok dikkat etmek gerekir. Bir diğer önemli nokta da bu gıda maddelerini iyi pişirmek gerekir. Böylece tüketilecek olan hayvansal kökenli gıda maddelerinde zoonoz olması durumunda tedbir alınmış olur” ifadelerini kaydetti.