11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşmesine ilişkin iddialar ortaya atılmış ve tartışma konusu olmuştu. 11. Cumhurbaşkanı Gül’ün ofisinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ziyaretleriyle ilgili yapılan açıklamada, “Türkiye ve dünya meseleleri genel çerçevede konuşulmuş ve herhangi bir şekilde günlük parti meseleleri ve seçimler söz konusu olmamıştır” denilmişti.

Star gazetesi yazarı Yahya Bostan, Gül-Kılıçdaroğlu görüşmesinde konuşulanlara ilişkin iddiaları kaleme aldı.

Bostan, “AK Parti’nin yerel seçimlerde kaybetmesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zayıflamasını istiyor. Alternatif olarak Türkiye’nin kendisine ihtiyaç duyacağını umuyor.” ifadelerini kullandı.

İşte Bostan’ın yazısından dikkat çeken bölümler:

“Abdullah Gül, Temel Bey’le ve Kılıçdaroğlu ile görüştü. Kılıçdaroğlu ile biri gizli diğeri açık iki görüşme gerçekleşti. (Gül’ün ofisinden yapılan açıklamada Kılıçdaroğlu ile 11 Kasım’da görüşme yapıldığı kabul ediliyor. Y.B.) Gül bu görüşmede Kılıçdaroğlu’na bazı tavsiyelerde bulundu. ‘24 Haziran’la aynı hataya düşmeyin, belediye seçimlerinde birlikte hareket edin’ dedi. (Burada Akşener’in ‘Aday olacağım’ ısrarı ve farklı adaylarla çıkılması kastediliyor. Y.B.). Gül, Kılıçdaroğlu’na Akşener’le mutlaka görüşmesi gerektiğini söyledi. Kendisi Akşener’e 24 Haziran’da aday olduğu için bozuk. ‘Ben görüşmeyeceğim ama siz mutlaka görüşün, ittifak yapın’ diye telkinde bulundu. ‘Mansur Yavaş ortak adayınız olabilir’ dedi. HDP ilgili de tavsiyede bulundu. ‘Aynı karede görünmeyin ama söylem düzeyinde taban desteğini alın’ dedi.

Analizim şu: Gül Brüksel’de de bazı görüşmeler yaptı. AK Parti’nin yerel seçimlerde kaybetmesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zayıflamasını istiyor. Alternatif olarak Türkiye’nin kendisine ihtiyaç duyacağını umuyor. Bu yüzden sık sık muhalefetle görüşüp onlara akıl veriyor. Gül muhalefetin üst aklı gibi davranıyor.”

 

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağı konuşulan Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kurucularından olduğu Trabzon İş Adamları ve Bürokratları Derneği üyeleriyle buluştu.

İBB adaylığına kesin gözüyle bakılan Trabzonlu İmamoğlu, hemşehrileriyle hasret giderip, hatıra fotoğrafı çektirdi. Toplantıya derneğin üyelerinden CHP’nin Beşiktaş Belediye Başkanı aday adayı Merve Öztopaloğlu da katıldı.

Trabzonlu İş Adamları ve Bürokratları Derneği olarak Beylikdüzü Belediye Başkanımız Sn. Ekrem İmamoğlu ile bir araya geldik. Bu toplantıyı tertip eden Dernek Başkanımız Yaşar Aşçıoğlu’na ve katılımlarından dolayı Sn. Ekrem İmamoğlu’na teşekkür ederim. pic.twitter.com/f9CTkVSGyp

— Merve Öztopaloğlu (@MrvOztopaloglu) 8 Aralık 2018

EKREM İMAMOĞLU KİMDİR?

Ekrem İmamoğlu, 1970`te Trabzon’da doğdu. Trabzon Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olarak yine İstanbul Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları ve Yönetimi bilim dalında Yüksek Lisans eğitimi aldı. 1992`de inşaat ve taahhüt işleri yapan aile şirketinde iş hayatına başladı. Bu şirkette Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Okul yıllarında amatör olarak futbol oynadı.

Trabzonspor Futbol Kulübü, Trabzonspor Basketbol Kulübü ve Beylikdüzüspor Kulübü’nde yöneticilik yaptı. 2009’da CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı oldu. 30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildi. Beylikdüzü’nün sosyal ve kültürel hayatında etkin rol oynayan İmamoğlu, birçok sivil toplum kuruluşuna üyedir. Evli ve 3 çocuk babası olan İmamoğlu, 1991’den bu yana Beylikdüzü’nde yaşıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Amerika ziyareti dönüşü açıklama yaptı.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

“G-20 zirvesinde terörle mücadeleye verdiğimiz önemi tekrarladık. Zirvede ikili görüşmeler gerçekleştirdim. Zirveye katılımın ardından geniş katılımlı heyetle birlikte Paraguay ve Venezuela’ya geçtim. Cumhurbaşkanı seviyesinde iki ülkeye Türkiye’nin ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmiş olduk. İkili ilişkilerin durumunu ele aldığımız Paraguay’ın önemli bir dost olduğunu gördüm. Paraguay Türkiye’de büyükelçiliğini açacak. Ziyaretin ikinci ayağında Venezuela’da temaslarda bulundum. Maduro ile ikili ilişkileri ayrıntılı ele aldık. Venezuela’yla işbirliğini geliştirmek amacıyla 9 belgenin imzasına şahit olduk. Venezuelalı askerlerin ve çocukların İstiklal Marşımızı okumaları manidardır. Çocukların birinin bayrağını yere düşürmesi üzerine Sayın Maduro’nun bayrağı yerden alıp çocuğa vermesi de unutulmaz bir nezakettir. Yaptığımız görüşmelerin olumlu etkilerini önümüzdeki dönemde daha net bir şekilde göreceğimize inanıyorum.”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Erdoğan, “G-20’de Cemal Kaşıkçı konusu çok gündeme geldi. İşin başından şu ana kadar gelinen noktayı uluslararası medyaya ifade etme fırsatım oldu. Terörle mücadeleyi orada paylaşma imkanımız oldu” dedi.

“BAHÇELİ İLE BİR ARAYA GELMEMİZ GEREKİR”

MHP Genel Başkanı Bahçeli ile ittifak görüşmelerine ilişkin konuşan Erdoğan, “MHP bir ismini belirledi, ben de bir isim belirledim. İki arkadaşımız teknik detayları çalışıyorlar. Teknik çalışma ne durumda bunu dinleyeceğiz. Bundan sonra Bahçeli ile bir araya gelmemiz vazgeçilmezdir. Bir araya gelmemiz gerekir. Bazıları rahat durmaz, onlara bu fırsatı vermemek için Cumhur İttifakı’nı diri tutmamız gerekiyor” dedi.

“İSTANBUL’LA İLGİLİ SABIRLI OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul adayıyla ilgili soruyu şu şekilde yanıtladı: “Aday tespitleri konusnuda hassasiyetimizi koruyoruz. Bununla ilgili arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor. Ankara’da bütçe görüşmeleri var. Süreci 10’u ile 22’si arasında Meclis Başkanı yürütecektir. İstanbul’la ilgili sabırlı olacağız. Adımımızı atıp kararımızı vereceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışma bittiği anda ikinci 100 günlük programın kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  2018 Yılı Mevlid-i Nebi Haftası Açılışı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Kadir Mısıroğlu’na yaptığı ziyarete ilişkin, “Diyanet İşleri Başkanlığımızı siyasi tartışmaların malzemesi yapma girişimlerini tasvip etmediğimi belirtmek istiyorum” diye konuştu. 

Bu yıl “Peygamberimiz ve Gençlik” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi programının açılış töreni Sinan Erdem Spor Salonu’nda yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından organize edilen programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan Sela okunması ile başlayan program Edirne Selimiye Camii imam hatibi Alpcan Çelik’in Kuran-ı Kerim Tilaveti ile devam etti.  

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çok değerli kardeşlerim, kıymetli misafirler. İstikbalimizin teminatı sevgili gençler, sizleri selamlıyorum. Gönüllerimizin efendimizin nuru ile dolduğu bu güzel gecede, bu programda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Mevlid-i Nebi’nin dünyaya gelişinin yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz için manevi bir uyanışa vesile olmasını yüce mevladan niyaz ediyorum.  Bu anlamda Diyanet İşleri Başkanlığı’na şahsım ve milletim adıma teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Hazreti Muhammed’in yaşamına değinerek, insanlık için önemini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seneki temanın ‘Peygamberimiz ve gençlik’ belirlenmesini doğrusu son derece önemli buluyorum. Herkesin onun yaşantısından alacağı örnekler bulunuyor. Özellikle gençlerin, onu kutlu mirasını öğrenmesi büyük önem arz ediyor. Gençliğin enerjisini çok iyi bilen efendimiz, en başından itibaren gençlerle çok yakından ilgilenmiştir. Peygamberimize ilk iman edenlerin, gençler olması asla tesadüf değildir. Efendimiz, gençlere güzeli anlatarak gençlere rehberlik etmiştir. Gençliğimiz üzerinde yapacağımız çalışmalar bizlere geleceğe çok daha iyi hazırlayacaktır. Son 17 yıldır gençlerimize büyük önem veriyoruz. Her konuda onların önünü açmaya çalışıyoruz. Gezi olayları ile başlayan ve 15 temmuz ile zirveye çıkan olaylar bu konuda ihmallerin nelere yol açacağını gösterdi” dedi.

Erdoğan, “İnsanların soyları üzerinden üstünlük yarışına girdiği bir dönemde ‘beyaz derilinin siyah deriliye, siyah derilinin de beyaz deriliye bir üstünlüğü yoktur’ diyerek bize eşitliği öğretmiştir. Hepimizin Ümmet-i Muhammed’in tüm fertlerinin onun yaşantısından alması gereken dersler bulunuyor. Bu ülkenin gençleri sağcı-solcu denilerek birbirine kırdırıldı. Gençliğimiz üzerinde yapacağımız çalışmalar bizleri geleceğe hazırlayacaktır. Gençliği ihmal eden, gençlerine sırtını dönen, onların ruh ve gönül dünyalarının imarı için gerekli özeni göstermeyen bir milletin istikbali ve istiklali tehdit altında demektir. Ülkenin camileri 18 yıl boyunca Ezan-ı Muhammediye hasret bırakılmıştır. Bu ülke 18 yıl boyunca ezana hasret bırakıldı. Şimdi yeniden bu hortlatılıyor, yeniden gündeme getiriliyor. Asla başaramayacaksınız. Benim aziz milletim bir daha o günlere dönmeyecek. Milletimizin desteği ve dayanışmasıyla çok önemli başarılara imza attık. Daha özgür ve daha ileri bir Türkiye’ye kavuştuğumuzu görüyoruz. 2002 ile 2018’in Türkiye’sini konuştuğumuzda her şeyin serbestçe konuşulduğu bir ülkede yaşıyoruz. Asıl görevimiz şimdi başlıyor. Şayet geleceğe serptiğimiz tohumları layıkıyla yetiştiremezsek verdiğimiz emeklerin tamamı boşa gidecektir. Şuan Almanya’da 3 milyon genç okuyor ama bizim ülkemizde 8 milyon genç okuyor. Nitelik olarak da daha da ileri gideceğiz” şeklinde konuştu. 

Gençlere Hazreti Muhammed’in örnek hayatının anlatılması gerektiğini belirten Erdoğan, “Peygamber efendimizin nuru ile aydınlanmayan bir yer sapkın ideolojilerin bataklığıdır. Biz gençlerimize güvenmeliyiz. Onların dünyalarını kavramaya çalışmalıyız. Onları baskı altına almak yerine onları, sanat, siyaset, diplomasi gibi anlarlar da kendilerine geliştirecekleri imkanlar sunmalıyız. Onları asla küçümsememeliyiz. Hatasız kul olmaz. En büyük erdem yanlışta ısrar etmemektir. Biz örnek olursak, biz iyi örneklerin, güzel örneklerin yolunu açarsak bu ülkenin gençleri Kandil’deki terör baronlarının, Pensilvanya’daki şarlatanın, televizyon kanallarında sazlı sözlü program yapan ekran soytarılarının da ağlarına düşmeyecektir.

Erdoğan konuşmasının devamında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Kadir Mısıroğlu’na yaptığı ziyarete ilişkin de “Diyanet İşleri Başkanlığımızı siyasi tartışmaların malzemesi yapma girişimlerini tasvip etmediğimi belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmanın ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir hat tablosu hediye edildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonda bulunan katılımcılara gül dağıttı.

Mahkum Yakınları Derneği (MAYAD) üyeleri, af yasası hakkında açıklama yapmak üzere MHP Genel Merkezi önünde bir araya geldi. Dernek üyeleri açıklama yapacağı sırada genel merkeze gelen MHP lideri Bahçeli, aracından inerek grubun yanına geldi. Dernek üyeleriyle sohbet eden Bahçeli, “ MHP olarak af yasası ile ilgili teklifi Meclise verdik. Mecliste Adalet Komisyonunda görüşülmesini bekliyoruz. 50 vekilimizle olayları takip ediyoruz. Fakat 50 vekille yasayı çıkarmak mümkün değil. Buraya kadar gelmeniz memnuniyet vermiştir. Birbirinizi incitmeyin. Sırası gelince gereği yapılacaktır” ifadelerini kullandı.

“BU OLAY MEMLEKET MESELESİ”

Bir yurttaşın “24 Haziran’da sizin sözünüze güvenerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy verdik” demesi üzerine Bahçeli, “Tekrar oy ver, istersen de verme. Bu durumun oyla alakası yok. Bu olay memleket meselesi. Biz oy için yapmıyoruz, bir daha ağzınızda bunu duyarsam yasayı geri çekerim” şeklinde konuştu.

“İSTEDİĞİMİZ AF DEĞİL, ŞARTLI CEZA İNDİRİMİDİR”

Sohbetin ardından parti merkezine gitmeye çalışan Bahçeli, dernek üyeleri tarafından karşılandı.  Toplanan kalabalık, “Devletin başına Devlet gelecek” sloganları attı. Daha sonra açıklama yapan MAYAD Genel Başkan Yardımcısı Ali Dizdar, “Amacımız yıllarca FETÖ’nün elinde oyuncak olmuş yargının himmet karşılığı verdiği kararların Türk milletini devletine düşman etmeyi amaçladığını ve zenginleri cemaate kazandırmak için onların istediği kararları verdiğini tüm milletimize duyurmaktır. Bugüne kadar anketlerde soru hep şuydu; ’ Af verilsin mi verilmesin mi?’ Bu soru yanlıştır. Asıl sorulması gerek ise şudur; ’FETÖ’cü hakimlerin verdiği kararların ve kolluk kuvvetlerinin hazırladıkları fezlekelerin geçerli sayılmasını istiyor musun?’ Lütfen bunu sorun millete. Eğer Türkiye’de adalet sistemi doğru işlemiş olsaydı 5 bine yakın hakim ve savcının görevden alınmasının sebebi nedir? Eğer bunlar terörist ise milletimizi bu terörist kararlara nasıl mahkum edersiniz? İstediğimiz af değil, şartlı ceza indirimidir” diye konuştu.

 

Danıştay 8. Dairesi  Türk Eğitim-Sen’in açtığı dav sonrası okullarda okunmadı kaldırılan ‘Andımız’ın yeniden okutulmasına karar verdi. Kararın ardından bir açıklama yapan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Anayasa’ya göre Danıştay’ın yerindelik denetimi yapamayacağını, idarenin yerine geçemeyeceğini belirterek, “Adeta idarenin yerine geçerek işlem tesis eden Danıştay 8. Dairesi’nin öğrenci andına ilişkin kararı, maalesef bu ölçütleri karşılamaktan uzak kalmıştır.” ifadesini kullandı.

Kararla ilgili bir açıklamada Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı ve Adalet eski Bakanı Bekir Bozdağ’dan geldi. Bozdağ, “Danıştay anayasa ve yasayı alenen çiğnemiştir” dedi. Twitter hesabından açıklama yapan Bozdağ, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye, hukuk devletidir. ‘İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. Öğrenci andı kararı ile Danıştay 8. Dairesi; hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını aşmış, kendisini yürütmenin yerine koymuş, yürütmenin takdir hakkını yok saymış dahası yürütmenin takdir yetkisini bizzat kullanmıştır. Kısaca; anayasa ve yasayı alenen çiğnemiştir.”

Bozdağ ve Gül’ün açıklamalarına twitter hesabından yanıt veren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener,  “Başta Sayın Bakan olmak üzere Andımız ile ilgili Danıştay kararına çemkirenler, Türk olmaktan mı, doğru olmaktan mı rahatsız oluyorlar?” ifadelerini kullandı.

 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Terörizmle Mücadele Forumu’nda önemli açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu, “Terör tehdidi hala devam ediyor. DEAŞ, El Kaide, Nusra, PKK, PYD/YPG hala duruyor” dedi.

Çavuşoğlu konuşmasında, “Afrin’i teröristlerden arındırdık. Yabancı teröristler söz konusu. Bizler bu çerçevede risk analizi gerçekleştirmekteyiz. Tabi ki tek başına bir ülke terörle mücadele konusunda başarılı olamaz. Birlikte mücadele etmemiz gerekmekte. Bulunduğumuz platform önemli bir platform. Terörizmle mücadele küresel forumundayız. Yeni bazı eylem belgeleri için bir araya geldik. Bu 4 belgede terörizmle ilgili olarak, organize suçlar ve terörizm suçlar çerçevesindeki yaklaşımları ele almaktayız. Terör tehdidi hala devam ediyor. DEAŞ, El Kaide, Nusra, PKK, PYD/YPG hala duruyor” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP’li Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, MHP eski Osmaniye milletvekili Ruhi Ersoy, Özel Kalem Müdür Yardımcısı Akın Yavuz ve eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sancay Varlı ile Osmaniye Vakfı’nı kurdu.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan ilana göre, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP’li Osmaniye Belediye Başkanı Kara, MHP eski Osmaniye milletvekili Ersoy, Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yavuz ve eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Varlı ile Osmaniye Vakfı’nı kurdu. Vakıflar Genel Müdürlüğünün onayı ile Ankara’da kurulan vakfın mal varlığı 60 bin TL.

Yönetim Kurulu’nda Ruhi Ersoy, Akın Yavuz, Sancay Varlı’nın bulunduğu vakfın amacı ise Osmaniye ve İlçeleriyle, Osmaniyelilerin ekonomik, kültürel, sağlık, sosyal, eğitim, öğretim, turizm ve tanıtma, kalkınma, spor ve diğer sorun ve ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli araştırma ve çalışmalar yapmak olarak belirlendi.

İlanda, Osmaniye Vakfı’nın kapatılması durumunda kalan mal varlığının, kurulmuş tesislerin ad ve konumlarının aynen korunması ve devam ettirilmesi koşuluyla Devlet Bahçeli Vakfı’na devredileceği ifade edildi.

Geçen cuma günü istifa ettiği öne sürülen ancak Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın tarafından istifa haberleri yalanlanan Şeker, kararını Twitter’dan açıkladı. Şeker, dün akşamki paylaşımında “Değerli dostlar İYİ Parti’den istifa ettim. Genel Başkanımız Meral Akşener Hanımefendi’ye ve cümle dostlara medyûn-ı şükran olduğumu bir vicdan borcu olarak ifade etmek isterim. İlave etmek istediğim hususlar ektedir” diyerek uzun bir metin paylaştı. Şeker’in istifasının ardından İYİ Parti’nin milletvekili sayısı 40’a düştü.
 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, ekonomik krizin sorumluluğunun yurttaşa yüklenmemesi gerektiğini belirterek Erdoğdu, “Bu krizden çıkma için ‘kemer sıkma’ görevi Saray’dadır. Krizi kim çıkardıysa faturayı o ödeyecek” dedi. Erdoğdu’nun öne çıkan değerlendirmeleri özetle şöyle;

-Ekonomik krizin nedeni siyasidir. Milli paramız Amerikan Doları karşısında 1 Ocak 2018’den itibaren yüzde 40 değer kaybetti.

-Dış borç 466 milyar dolar, kısa vadeli borç 179 milyar dolar.

-Bir yıllık cari açık 57 milyar dolar, önümüzdeki 1 yıl içerisinde 236 milyar dolar finansman ihtiyacı var.

-Son 8 ayda milli paramızın düşmesi sonucu ülke 556 milyar TL zarar etti.

-Milli gelirin 850 milyar dolardan 530 milyar dolar seviyesine geriledi.

-Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin hisse değeri 93 milyar dolardan 60 milyar dolara indi.

-Ekonomide güven ortamı azaldı ve zorunlu ihtiyaçlar dışında ticaret durma noktasına geldi.