Gerçekleşen seçim sonuçlarına dönük itirazların yükseldiği kentlerden biri olan Mardin’in Yeşilli ilçesinde, resmi olmayan sonuçlara göre AK Parti’nin adayı Hayrettin Karaman, Saadet Partisi (SP) adayı Enver Sağlam’a karşı 127 oyla seçimi kazandı. Bu sonucun ardından kimi incelemelerde bulunan Saadet Partisi yetkilileri, kimi sandık tutanaklarında kendi oyları ile AK Parti’nin oylarının yer değiştirildiğini, yine Avrupa’da yaşayan kimi kişiler ile yaşamını yitiren seçmenlerin yerine oy kullandırıldığını tespit etti.

KAYMAKAM SONUÇLARA MÜDAHALE ETTİ İDDİASI

SP yetkilileri, yine ilçede kurulan 1032 No’lu sandık sonuçlarının seçim günü henüz önde oldukları gece saat 00.30’a kadar İlçe Seçim Kurulu’na ulaştırılmadığını, Kaymakam Ömer Bilgin’in ise İlçe Seçim Kurulu’na gelerek sonuçlara müdahale ettiğini iddia etti.

Bu tespitleri doğrultusunda İlçe Seçim Kurulu’na itirazda bulunan SP yetkililerinin itirazı “somut dayanağı olmadığı” gerekçesiyle reddedildi.

Bu gelişmeler üzerine SP Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman kente gelerek, partililerle bir araya geldi. Açık alanda yapmak istedikleri açıklama Mardin Valiliği tarafından yasaklanan Karaduman ve beraberindekiler, Şeyh Ahmet Camii Taziye Evi’nde seçimlere ilişkin tespitlerini kamuoyu ile paylaştı.

Burada konuşan SP’nin Yeşilli adayı Enver Sağlam, kendilerine “ikinci sınıf vatandaş” muamelesi yapıldığını söyledi.

‘ÖLÜLERİN YERİNE OY KULLANILDI’

ozgurmanset.net’in haberine göre; SP’li vekil Karaduman ise, “Yeşilli’de ikamet ediyor görünmesine rağmen yurtdışında yaşayan ve seçim günü de yurtdışında olan, askerlik vazifesini yapan, cezaevinde hükümlü olan veya vefat etmiş kişilerin yerine başkaları oy kullanmıştır” dedi.

Bu seçmenlerin isimlerini de sıralayan Karaduman, “Tespit ettiğimiz A.D., E.D., B.K., S.K. ve O.D. isimli şahıslar seçim günü dahil olmak üzere Almanya’da ikamet etmektedir. Bu husus Dışişleri Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Gümrük İdareleri tarafından elbette tespit edilebilir. Yine M.A. adlı kişinin halen cezaevinde hükümlü olduğu aşikardır. Bu husus da UYAP’ta Adalet Bakanlığı tarafından tespit edilmesi mümkündür. Yine B.A. adlı şahsın halen asker olarak silah altında tutulduğu ilgili birimler tarafından teyit edilmesi elbette ki mümkündür” diye konuştu.

Yine yaşamını yitiren kimi kişilerin yerlerine oy kullanıldığını, Nüfus Müdürlüğü tarafından bunun tespitinin yapılabileceğini söyleyen Karaduman, itirazlarının reddedilmesinin hukuksuz olduğunu vurguladı. Karaduman, bunlarla birlikte seçim günü hukuksuz bir şekilde gözaltına alınan 5 sandık görevlilerinin daha sonra serbest bırakıldığını kaydetti.

‘ÜYELER TEHDİT EDİLDİ’

SP’li Karaduman, alınan kararlara muhalefet eden SP, HDP ve CHP’li İlçe Seçim Kurulu üyelerinin kurul üyesi hakim tarafından “Kararları imzalamazlarsa haklarında yasal işlem başlatılacağı” tehdit edildiğini de paylaştı.

‘KAYMAKAM HUKUKU AYALAR ALTINA ALDI’

Yeşilli Kaymakamı Ömer Bilgin’in ise seçim günü İlçe Seçim Kurulu’na adeta baskın yaptığını sözlerine ekleyen SP’li vekil, şunları söyledi: “Bu duruma şahitlik yapan 20’ye yakın kişi mevcuttur. Parti temsilcileri Kaymakam’a neden böyle yaptığını sormuş, Kaymakam da hiç sıkılmadan ‘Bu seçim sonuçlarında yanlışlık olduğunu, bunu Anadolu Ajansı’na zorla da olsa kabul ettireceğim’ demiştir. Kaymakamın bu tavır ve davranışı suç teşkil edecek şekilde seçim güvenliğine alenen müdahale etmiştir. Kaymakam kamu hukukunu ayaklar altına alarak, gece 23.00 sularında YSK’ye gitmesi açıkça suç teşkil etmektedir.”

KAYMAKAM HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Yaptıkları açıklamanın ardından İl Seçim Kurulu’na giderek itirazda bulunan Karaduman ve beraberindekiler, sonrasında Kaymakam Bilgin hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

İşte Erdoğan’ın sözlerinden satır başları:

Dün İstanbul’da yaşanan helikopter kazasında şehit olan askerlerimize rabbimden rahmet diliyorum.

Türkiye üzerindeki hesaplar dün neyse bugün de odur. çünkü Türk aynı Türktür. hasımları da aynıdır.

Yerimizde saydığımız gün gerilemeye başladığımız gündür.

Diline, dinine bakmadan mazluma sahip çıktığımız, adaletsizliklerini yüzlerine vurduğumuz için bize düşman oldular. Bundan asla pişman değiliz.

Maruz kaldığımız bu saldırılar bir berat belgemiz olarak görüyorum. Saldıranların hedefi aslında Türkiye’dir.

Turizmi Kastamonu için kazanç kapısı haline getirmeye kararlıyız.

Kastamonulu çiftçi kardeşlerimize ne kadar destek verdik biliyor musunuz? Bay Kemal bak resmi rakamları açıklıyorum sana… 781 milyon lira tutarında tarımsal destek verdik.

31 Mart çok önemli. Sandıklara sahip çıkacağız. Sabah sandıkların açılmasından bir saat önce sandık mahallinde olmanız lazım.   

1000 yılda kesintisiz bir mücadele verdik bu coğrafyada. Yakın dönemde gelişmemizin önüne set koymaya çalıştılar. Yeri geldi PKK gibi bölücü, FETÖ gibi istismarcı, DEAŞ gibi ne idüğü belirsiz proje örgütlerle ülkemizi esir alınmak istendi. Ama bırakmayacağız. Cudi’de, Gabar’da hatta Kandil’de bunları kovaladık kovalıyoruz.  Yeri geldi komik bahanelerle ülkemizi uluslararası alanda tecrit etmeye çalıştılar.  Ne zaman ayağa kalkmaya çalışsak tepemize binmeye kalktılar. 17 yıllık iktidarımız bunlarla mücadeleyle geçti.

Belediye başkanlığı yaptım. 4.5 yılın sonunda bizi cezaevine gönderdiler. Her olanda hayır vardır. Yattık cezaevinde çıktık, işte AK Parti’yi kurduk. Partimizi kurduk 16 ayda iktidar olduk. İçeride teröristlerin başını ezdik, demokrasimizi geliştirdik, ekonomiyi güçlendirdik. Onlar bizi sıkıştırdıkça biz millet olarak daha kenetlendik.

TANZİM SATIŞ YERLERİ KURDUK

Biz verdiğimiz mücadelenin ehemmiyetinin farkındayız. Bugüne kadar hiçbir meselede Türkiye’yi istedikleri gibi eğip bükemediler. Kurla faizle diplomasiyle algıyla olmuyor bu defa ülkemizi soğan, patates, sivri biber, salatalık üzerinden ters köşe yapmaya çalışıyorlar. Aldığımız tedbirlerle bu hamleyi de boşa çıkardık mı? Tanzim satış yerleri gibi satış yerlerini kurduk. Fiyatlar yarıya indi, daha da inecek. Temizlik ürünlerinden tutun marketlerde ne varsa onların da belli bir kısmını buralarda satmaya başlayacağız. Bunlar terör estirdiler terör. Gıdada teröre estirenlere gereken dersi veriyoruz, vereceğiz. Bakalım sırada ne var? Hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Milletimizin ekonomide yaşadığı sıkıntıları görmezden gelmiyoruz. Teşviki desteği planlıyor ve uyguluyoruz.

Türkiye maruz kaldığı saldırılar nedeniyle büyük bedeller ödedi. CHP, IMF ile anlaşmayı yapandır. Göreve geldik. AK Parti yeniden IMF’e gidecek dediler. Borcu sıfırladık 2013 Mayıs’ında.. IMF’ye borcumuz var mı? Yok. Şimdi bizden borç istiyorlar. Bu can bu tende oldukça biz bunlara esir olmayacağız.

Terör örgütlerinin saldırılarının da faizin de kurun da enflasyonun da yükünü milletimiz çekti. Biz milletimizin üzerindeki yükü almanın gayreti içinde olduk. Adaletten ulaşıma, spordan sanata kadar her alanda milletimize geçmişte göremediği şeyleri önüne getirdik.

İnşallah baharla birlikte sadece havalarda değil yüreklerde de ferahlık, sıcaklık iklimine kavuşacağız.

CHP’de İstanbul Belediye Başkan adaylığı için yaşanan yarışta daha önce aday olduğunu dile getiren Muharrem İnce, CHP’nin resmen İstanbul adayı olarak açıkladığı Ekrem İmamoğlu ile arasında geçen diyaloğu Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan’a açıkladı.

Muharrem İnce’nin Ekrem İmamoğlu’nu CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığının resmen açıklanmasının ardından telefonla aradığını belirten Ahmet Hakan yazısında Muharrem İnce’nin bu telefon görüşmesiyle ilgili şu ifadelerine yer verdi:

“Ekrem İmamoğlu’nu aradım. İstanbul’da kampanyasına omuz vermeye hazır olduğumu söyledim. ‘Abi bir görüşelim’ dedi bana. Mansur Yavaş’la da konuştum, Adana adayımız Zeydan Karalar’la da… Her zaman yanlarında olduğumu, olacağımı söyledim. en bu yerel seçimde Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasında nasıl çalıştıysam öyle çalışacağım.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli görüşmesinin ayrıntıları ortaya çıkıyor. Cumhur İttifakı’nda 49 il bir kez daha gözden geçirilecek. Yerelde ittifakın genişlemesi yönünde görüş birliğine varıldı.

CNN TÜRK muhabiri Ünal Kaya, detayları canlı yayında paylaştı.

Kaya, şu bilgileri verdi:

Geriye kalan 49 ilde de ittifak için bir çalışma başlatılması kararı alındı. Ancak bu 49 ilin 49’unda da ittifak olacağı anlamına gelmiyor. Belirli kriterlere göre eleme yapılacak. Buna göre ittifak genişletilecek.

 Bu çalışmayı AK Partili Mehmet Özhaseki ile MHP’li Sadir Durmaz yönetecek. Aday listelerinin YSK’ya son teslim tarihi olan 19 Şubat’a kadar bu çalışma bitirilecek ve ittifakın genişletilmesine yönelik iki isim ter dökecek. 

İTTİFAKIN ÖNCELİK VERİLECEĞİ ŞEHİRLER

Birinci başlıklardan birisi kayyum belediyeleri. HDP’nin kazandığı ve sonra kayyuma devredilen Hakkari, Şırnak, Batman, Siirt, Ağrı, Bitlis, Tunceli iki partiden bu iki isim ele alacak ve ittifak yapılıp yapılamayacağına bakacaklar.

Aynı zamanda CHP ve İYİ Parti’nin yaptığı ittifak da vardı. Büyükşehirler haricinde 27 ilde ittifak kararı almışlardı. Osmaniye’yi düştüğümüzde iki partinin de 26 ildeki ittifak da iki ismin gündeminde olacak. Buralarda da ittifak için zemin yoklanacak.

Kriter de Erdoğan ve Bahçeli tarafından dillendirilen ‘beka seçimi’ ifadesi birinci unsur. İkinci unsur ise yerel seçim başarısı. İki parti de bu ana unsurlardan yola çıkacak.

“İKİ LİDERE SUNUM YAPILACAK”

Halihazırda MHP ya da AK Parti’nin beledisi olan illerde eğer CHP-İYİ Parti’nin başarısı sözkonusu ise bu ilde Cumhur ittifakının genişlemesi açısından bir çalışma yürütülecek.

Bir diğer boyutu ise, CHP’nin elindeki mevcut il belediyelerine yönelik. Eğer Cumhur İttifakı burada beraber seçime girerse, ‘kazanabilir’ deniyorsa o il de kapsama alınacak.

Tüm bu değerlendirmelerin ardından kaç ile ulaşılırsa o illerde ittifak için iki lidere sunum yapılacak. Liderlerin de kararıyla ittifakın genişleyip genişlemeyeceğine son nokta konulmuş olacak.

İttifakın bir de şu boyutu var; yerel seçimlerde belediye ve il genel meclis üyeleri de seçiliyor. İki isim illerin yanı sıra 30 büyükşehirde ve geri kalan 49 şehirde il genel meclisi ve belediye meclis üyelerinde de bir ittifaka gidilip gidilmeyeceğine yönelik çalışma yürütecekler.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, Sakarya’daki askeri fabrikanın satışına CHP ve MHP’den sonra İYİ Parti’den de tepki geldi. İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, “Pırlanta değerindeki bir fabrikanın, hiçbir tank ve obüs üretme yeteneği olmayan Ethem Sancak ve Katar girişimine satılacağı iddiaları var. Milli fabrikamıza sahip çıkmalıyız. Çanakkale Savaşı’nda Asteğmen Mehmet Muzaffer’in, Yahudi bir tüccardan ordumuza kamyon lastiği alabilmek için sahte senet düzenlemek zorunda kaldığını unutmayın” dedi.

‘ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ’

Türk Harb-İş Sendikası Sakarya Şube Başkanı Yaşar Yavuz da, fabrikanın BMC’nin sahibi Ethem Sancak’a satılacağını belirterek, “Milli savunmamızı ‘Türk değil, Arap’ım, Türk olmaktan üzülürüm’ diyen Ethem Sancak’a teslim edemeyiz. Fabrikanın özelleşmemesi için elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullanmıştı.

Dikbayır, TBMM’de yaptığı açıklamada, fabrikanın 50 yılda oluşan tecrübesiyle sektörde dünyadaki ilk 5 fabrika arasına girdiğini söyledi. Böyle bir fabrikanın bugün ancak 20 milyar dolarlık yatırımla kurulabileceğine dikkat çeken Dikbayır, ‘’Fabrikaya, 500-700 milyon dolarlık bir ek yatırım yapılması halinde 6 ay içerisinde milli Altay tankını üretebilecek düzeye geleceğini, bizzat Milli Savunma Bakanlığı açıkladı. Fabrikanın özel sektöre satılmasının hiçbir mantığı yok” diye konuştu.

Fabrikaya sahip çıkılmaması durumunda diğer savunma sanayi fabrikalarının da özelleştirilebileceğine dikkat çeken Dikbayır, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin fabrikaları milli ve yerli kalmalıdır” dedi.

‘ALAYDAN FARKI YOK’

İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, özelleştirilecek fabrikada halen bir albay komutasında 29 subay, 50 astsubay, 22 uzman çavuş, 112 memur ve 714 işçinin çalıştığını hatırlattı.

Dikbayır, “Fabrikanın hukuki yapısı, TSK’ya hizmet üreten diğer tabur, alay veya tugaylarla aynı durumdadır. Bu fabrikanın özelleştirilmesi, TSK’nın bir birliğini özelleştirmekle aynı hukuki sonuçları doğurur. Böyle bir özelleştirme Anayasa’ya, Özelleştirme Kanunu’na ve ülkeyi savunma görevi verilen TSK ve MSB kuruluş kanunlarına aykırıdır” eleştirisinde bulundu.

Yaklaşık 6 yıldır Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak görev yapan Olcay Kılavuz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından görevden alındı.

Yeniçağ’ın haberine göre Bahçeli’nin, “Ocak genel merkezinde şu anda görev yapan hiçbir yöneticinin kalmasını istemiyorum. 1 Ocak 2019 tarihine kadar genel merkezi boşaltınız ve görevden ayrılınız” talimatı verdiği öğrenildi.

Son genel seçimlerde Bahçeli tarafından Mersin’den aday gösterilen Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz milletvekili olarak Meclis’e girmişti. Kılavuz geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir açıklamayla “Her daim liderimizin yanındayız” mesajı vermişti.

Kılavuz’un ani bir şekilde görevden alınmasının arkasında Aydın Milletvekili Deniz Depboylu ile yaşanan tartışma olduğu ileri sürüldü. Kılavuz’un, Depboylu ile Aydın teşkilatlanması konusunda sorun yaşadığı ve konunun şiddetli bir tartışmaya dönüştüğü iddia ediliyor.

Depboylu yaşanan olay sonrasında Bahçeli ile görüşerek, Kılavuz’un istifasını istedi.

Yaşanan olayların ardından Ülkü Ocakları Genel Merkez yönetimiyle birlikte, Aydın Ülkü Ocakları da tüm yöneticileriyle birlikte görevden alındı.

Yaşanan ani gelişme sonrasında Ülkü Ocakları’na bağlı teşkilatlara şu mesaj gönderildi:

“6 yıl dolduğu için rutin bir değişiklik olarak Liderimiz Sn. Devlet Bahçeli beyin taktirleri ile 1 Ocak 2019 da Genel Başkanımız Olcay Kılavuz beyin ve biz Genel Merkez yöneticilerinin görev süresi tamamlanıyor. Genel Başkanımız Olcay Kılavuz Bey TBMM’de milletvekili olarak çalışmaya devam edecektir. Her şey için hakkınızı helal edin. 31 Aralık 2018’e kadar son sürat çalışmaya devam edeceğiz.”

Ülkü Ocakları’ndaki görevden alma sonrasında yeni genel başkanın kim olacağı konusu henüz netlik kazanmadı.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşmesine ilişkin iddialar ortaya atılmış ve tartışma konusu olmuştu. 11. Cumhurbaşkanı Gül’ün ofisinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ziyaretleriyle ilgili yapılan açıklamada, “Türkiye ve dünya meseleleri genel çerçevede konuşulmuş ve herhangi bir şekilde günlük parti meseleleri ve seçimler söz konusu olmamıştır” denilmişti.

Star gazetesi yazarı Yahya Bostan, Gül-Kılıçdaroğlu görüşmesinde konuşulanlara ilişkin iddiaları kaleme aldı.

Bostan, “AK Parti’nin yerel seçimlerde kaybetmesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zayıflamasını istiyor. Alternatif olarak Türkiye’nin kendisine ihtiyaç duyacağını umuyor.” ifadelerini kullandı.

İşte Bostan’ın yazısından dikkat çeken bölümler:

“Abdullah Gül, Temel Bey’le ve Kılıçdaroğlu ile görüştü. Kılıçdaroğlu ile biri gizli diğeri açık iki görüşme gerçekleşti. (Gül’ün ofisinden yapılan açıklamada Kılıçdaroğlu ile 11 Kasım’da görüşme yapıldığı kabul ediliyor. Y.B.) Gül bu görüşmede Kılıçdaroğlu’na bazı tavsiyelerde bulundu. ‘24 Haziran’la aynı hataya düşmeyin, belediye seçimlerinde birlikte hareket edin’ dedi. (Burada Akşener’in ‘Aday olacağım’ ısrarı ve farklı adaylarla çıkılması kastediliyor. Y.B.). Gül, Kılıçdaroğlu’na Akşener’le mutlaka görüşmesi gerektiğini söyledi. Kendisi Akşener’e 24 Haziran’da aday olduğu için bozuk. ‘Ben görüşmeyeceğim ama siz mutlaka görüşün, ittifak yapın’ diye telkinde bulundu. ‘Mansur Yavaş ortak adayınız olabilir’ dedi. HDP ilgili de tavsiyede bulundu. ‘Aynı karede görünmeyin ama söylem düzeyinde taban desteğini alın’ dedi.

Analizim şu: Gül Brüksel’de de bazı görüşmeler yaptı. AK Parti’nin yerel seçimlerde kaybetmesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zayıflamasını istiyor. Alternatif olarak Türkiye’nin kendisine ihtiyaç duyacağını umuyor. Bu yüzden sık sık muhalefetle görüşüp onlara akıl veriyor. Gül muhalefetin üst aklı gibi davranıyor.”

 

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağı konuşulan Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kurucularından olduğu Trabzon İş Adamları ve Bürokratları Derneği üyeleriyle buluştu.

İBB adaylığına kesin gözüyle bakılan Trabzonlu İmamoğlu, hemşehrileriyle hasret giderip, hatıra fotoğrafı çektirdi. Toplantıya derneğin üyelerinden CHP’nin Beşiktaş Belediye Başkanı aday adayı Merve Öztopaloğlu da katıldı.

Trabzonlu İş Adamları ve Bürokratları Derneği olarak Beylikdüzü Belediye Başkanımız Sn. Ekrem İmamoğlu ile bir araya geldik. Bu toplantıyı tertip eden Dernek Başkanımız Yaşar Aşçıoğlu’na ve katılımlarından dolayı Sn. Ekrem İmamoğlu’na teşekkür ederim. pic.twitter.com/f9CTkVSGyp

— Merve Öztopaloğlu (@MrvOztopaloglu) 8 Aralık 2018

EKREM İMAMOĞLU KİMDİR?

Ekrem İmamoğlu, 1970`te Trabzon’da doğdu. Trabzon Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olarak yine İstanbul Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları ve Yönetimi bilim dalında Yüksek Lisans eğitimi aldı. 1992`de inşaat ve taahhüt işleri yapan aile şirketinde iş hayatına başladı. Bu şirkette Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Okul yıllarında amatör olarak futbol oynadı.

Trabzonspor Futbol Kulübü, Trabzonspor Basketbol Kulübü ve Beylikdüzüspor Kulübü’nde yöneticilik yaptı. 2009’da CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı oldu. 30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildi. Beylikdüzü’nün sosyal ve kültürel hayatında etkin rol oynayan İmamoğlu, birçok sivil toplum kuruluşuna üyedir. Evli ve 3 çocuk babası olan İmamoğlu, 1991’den bu yana Beylikdüzü’nde yaşıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Amerika ziyareti dönüşü açıklama yaptı.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

“G-20 zirvesinde terörle mücadeleye verdiğimiz önemi tekrarladık. Zirvede ikili görüşmeler gerçekleştirdim. Zirveye katılımın ardından geniş katılımlı heyetle birlikte Paraguay ve Venezuela’ya geçtim. Cumhurbaşkanı seviyesinde iki ülkeye Türkiye’nin ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmiş olduk. İkili ilişkilerin durumunu ele aldığımız Paraguay’ın önemli bir dost olduğunu gördüm. Paraguay Türkiye’de büyükelçiliğini açacak. Ziyaretin ikinci ayağında Venezuela’da temaslarda bulundum. Maduro ile ikili ilişkileri ayrıntılı ele aldık. Venezuela’yla işbirliğini geliştirmek amacıyla 9 belgenin imzasına şahit olduk. Venezuelalı askerlerin ve çocukların İstiklal Marşımızı okumaları manidardır. Çocukların birinin bayrağını yere düşürmesi üzerine Sayın Maduro’nun bayrağı yerden alıp çocuğa vermesi de unutulmaz bir nezakettir. Yaptığımız görüşmelerin olumlu etkilerini önümüzdeki dönemde daha net bir şekilde göreceğimize inanıyorum.”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Erdoğan, “G-20’de Cemal Kaşıkçı konusu çok gündeme geldi. İşin başından şu ana kadar gelinen noktayı uluslararası medyaya ifade etme fırsatım oldu. Terörle mücadeleyi orada paylaşma imkanımız oldu” dedi.

“BAHÇELİ İLE BİR ARAYA GELMEMİZ GEREKİR”

MHP Genel Başkanı Bahçeli ile ittifak görüşmelerine ilişkin konuşan Erdoğan, “MHP bir ismini belirledi, ben de bir isim belirledim. İki arkadaşımız teknik detayları çalışıyorlar. Teknik çalışma ne durumda bunu dinleyeceğiz. Bundan sonra Bahçeli ile bir araya gelmemiz vazgeçilmezdir. Bir araya gelmemiz gerekir. Bazıları rahat durmaz, onlara bu fırsatı vermemek için Cumhur İttifakı’nı diri tutmamız gerekiyor” dedi.

“İSTANBUL’LA İLGİLİ SABIRLI OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul adayıyla ilgili soruyu şu şekilde yanıtladı: “Aday tespitleri konusnuda hassasiyetimizi koruyoruz. Bununla ilgili arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor. Ankara’da bütçe görüşmeleri var. Süreci 10’u ile 22’si arasında Meclis Başkanı yürütecektir. İstanbul’la ilgili sabırlı olacağız. Adımımızı atıp kararımızı vereceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışma bittiği anda ikinci 100 günlük programın kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  2018 Yılı Mevlid-i Nebi Haftası Açılışı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Kadir Mısıroğlu’na yaptığı ziyarete ilişkin, “Diyanet İşleri Başkanlığımızı siyasi tartışmaların malzemesi yapma girişimlerini tasvip etmediğimi belirtmek istiyorum” diye konuştu. 

Bu yıl “Peygamberimiz ve Gençlik” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi programının açılış töreni Sinan Erdem Spor Salonu’nda yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından organize edilen programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan Sela okunması ile başlayan program Edirne Selimiye Camii imam hatibi Alpcan Çelik’in Kuran-ı Kerim Tilaveti ile devam etti.  

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çok değerli kardeşlerim, kıymetli misafirler. İstikbalimizin teminatı sevgili gençler, sizleri selamlıyorum. Gönüllerimizin efendimizin nuru ile dolduğu bu güzel gecede, bu programda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Mevlid-i Nebi’nin dünyaya gelişinin yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz için manevi bir uyanışa vesile olmasını yüce mevladan niyaz ediyorum.  Bu anlamda Diyanet İşleri Başkanlığı’na şahsım ve milletim adıma teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Hazreti Muhammed’in yaşamına değinerek, insanlık için önemini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seneki temanın ‘Peygamberimiz ve gençlik’ belirlenmesini doğrusu son derece önemli buluyorum. Herkesin onun yaşantısından alacağı örnekler bulunuyor. Özellikle gençlerin, onu kutlu mirasını öğrenmesi büyük önem arz ediyor. Gençliğin enerjisini çok iyi bilen efendimiz, en başından itibaren gençlerle çok yakından ilgilenmiştir. Peygamberimize ilk iman edenlerin, gençler olması asla tesadüf değildir. Efendimiz, gençlere güzeli anlatarak gençlere rehberlik etmiştir. Gençliğimiz üzerinde yapacağımız çalışmalar bizlere geleceğe çok daha iyi hazırlayacaktır. Son 17 yıldır gençlerimize büyük önem veriyoruz. Her konuda onların önünü açmaya çalışıyoruz. Gezi olayları ile başlayan ve 15 temmuz ile zirveye çıkan olaylar bu konuda ihmallerin nelere yol açacağını gösterdi” dedi.

Erdoğan, “İnsanların soyları üzerinden üstünlük yarışına girdiği bir dönemde ‘beyaz derilinin siyah deriliye, siyah derilinin de beyaz deriliye bir üstünlüğü yoktur’ diyerek bize eşitliği öğretmiştir. Hepimizin Ümmet-i Muhammed’in tüm fertlerinin onun yaşantısından alması gereken dersler bulunuyor. Bu ülkenin gençleri sağcı-solcu denilerek birbirine kırdırıldı. Gençliğimiz üzerinde yapacağımız çalışmalar bizleri geleceğe hazırlayacaktır. Gençliği ihmal eden, gençlerine sırtını dönen, onların ruh ve gönül dünyalarının imarı için gerekli özeni göstermeyen bir milletin istikbali ve istiklali tehdit altında demektir. Ülkenin camileri 18 yıl boyunca Ezan-ı Muhammediye hasret bırakılmıştır. Bu ülke 18 yıl boyunca ezana hasret bırakıldı. Şimdi yeniden bu hortlatılıyor, yeniden gündeme getiriliyor. Asla başaramayacaksınız. Benim aziz milletim bir daha o günlere dönmeyecek. Milletimizin desteği ve dayanışmasıyla çok önemli başarılara imza attık. Daha özgür ve daha ileri bir Türkiye’ye kavuştuğumuzu görüyoruz. 2002 ile 2018’in Türkiye’sini konuştuğumuzda her şeyin serbestçe konuşulduğu bir ülkede yaşıyoruz. Asıl görevimiz şimdi başlıyor. Şayet geleceğe serptiğimiz tohumları layıkıyla yetiştiremezsek verdiğimiz emeklerin tamamı boşa gidecektir. Şuan Almanya’da 3 milyon genç okuyor ama bizim ülkemizde 8 milyon genç okuyor. Nitelik olarak da daha da ileri gideceğiz” şeklinde konuştu. 

Gençlere Hazreti Muhammed’in örnek hayatının anlatılması gerektiğini belirten Erdoğan, “Peygamber efendimizin nuru ile aydınlanmayan bir yer sapkın ideolojilerin bataklığıdır. Biz gençlerimize güvenmeliyiz. Onların dünyalarını kavramaya çalışmalıyız. Onları baskı altına almak yerine onları, sanat, siyaset, diplomasi gibi anlarlar da kendilerine geliştirecekleri imkanlar sunmalıyız. Onları asla küçümsememeliyiz. Hatasız kul olmaz. En büyük erdem yanlışta ısrar etmemektir. Biz örnek olursak, biz iyi örneklerin, güzel örneklerin yolunu açarsak bu ülkenin gençleri Kandil’deki terör baronlarının, Pensilvanya’daki şarlatanın, televizyon kanallarında sazlı sözlü program yapan ekran soytarılarının da ağlarına düşmeyecektir.

Erdoğan konuşmasının devamında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Kadir Mısıroğlu’na yaptığı ziyarete ilişkin de “Diyanet İşleri Başkanlığımızı siyasi tartışmaların malzemesi yapma girişimlerini tasvip etmediğimi belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmanın ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir hat tablosu hediye edildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonda bulunan katılımcılara gül dağıttı.