Kaza, Yenice ilçe çevre yolunda meydana geldi. Karabük’ten Yenice istikametine seyreden Emrah Kaya idaresindeki otomobil hatalı sollama yapınca karşı istikametten gelmekte olan Ekrem Örenli yönetimindeki  otomobille kafa kafaya çarpıştı.

Kazada sürücüler Ekrem Örenli ve Emrah Kaya ile birlikte otomobillerde bulunan Naim Yel, Cemal Alagöz, Emine Ayaş ve Azime Aratoğlu yaralandı. Yaralılar ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulanslarla Yenice Devlet Hastanesi ile Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Erdoğan ve yüklenici firmanın yetkilileri arasında projenin maliyeti konusunda kameralar önünde pazarlık yapıldı. Erdoğan’ın karşısında sahneye çıkan üç yetkili Cumhurbaşkanı’nın zaman ya da ücretten bir indirime gitmelerini istemesi üzerine uzun süre Cumhurbaşkanı’na yakındı.

CHP Genel Baykan Yardımcısı Tuncay Özkan konuşmanın ayrıntısını Twitter hesabından paylaştı. Açık kalan mikrofondan şu ilginç diyalog canlı yayına yansıdı:

İş adamı: ‘Başkanım para konusunda zaten sıkıntımız var. Belki zaman konuşulur hakkaten, belki zaman konuşulur. TOKİ bizi perişan etti, Ömer Bey’i perişan etti.’ Erdoğan iş adamını dinledi ve konuşmasını kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra yetkililerden projenin süresinin kısaltılması ve maliyetinin 10 milyon TL daha indirilmesi konusunda yüklenici firma yetkililerinden söz aldı.

MİKROFON AÇIK UNUTULDU KRİZ İTİRAFI GELDİ!

AKM temel atma töreninde mikrofonun açık olduğunu fark etmeyen şirket yöneticisi “para yok TOKİ bizi perişan etti” dedi. Mikrofonun açık olduğunu fark eden Erdoğan ne yapacağını şaşırdı. pic.twitter.com/BQw39Obn9F

— Tuncay ÖZKAN (@ATuncayOzkan) 12 Şubat 2019

CHP lideri Kılıçdaroğlu, ”Adalet için yürüdüm. 82 milyonunun hakkı ve hukuku için yürüdüm. Bizim dilsiz şeytan olmaya sabrımız tahammülümüz yoktur. Biz asla ve asla dilsiz şeytan olmayacağız. Zulme karşı mücadele etmek adaleti savunmak için mücadele etmek bizim görevimizdir” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları;

Biz bu ülkenin insanları olarak, haksızlığa uğramış bütün insanları bir araya gelmek zorundadır. Eğer biz mazlumların hakkını koruyacaksak bir arada olmak zorundayız.

Eğer insanlar haksız yere üniversitelerden atıldıysa, haksız yere hapishanelerde tutuluyorsa bunlara sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir

Bizler, ister bu salonda olun, nerede olursanız olun ortak ses çıkarmak zorundayız! Mazlumun hakkını savunmak zorundayız! Savunduğumuz zaman bu ülkeye barış, huzur, bereket gelir!

Adaleti söyledim, adalet için yürüdüm, benim için mi hayır! Hepimiz için, 82 milyonun hakkı için yürüdüm. Eğer bir insan haksızlıkla karşı karşıyaysa, siz de sessiz kalıyorsanız dilsiz şeytan olursunuz. Biz asla ve asla dilsiz şeytan olmayacağız!

Zulme karşı mücadele etmek adaleti savunmak için mücadele etmek bizim görevimiz. Biz bunların yaptığı gibi ülkeyi yönetmek istemiyoruz, birileri bir şey söyleyecek, söylediği doğruysa ona uyacak. Eğer birilerinin talimatıyla diğerleri sessiz kalıyorsa işte onların adı dilsiz şeytandır. Onları biz öyle tanımlıyoruz.

Bizleri izleyen yurttaşlarıma, hangi kimlikten olursa olsun, yeter ki gönülleri adaletten yana olsun, birlikte yaşamaktan yana olsun… Onları sizler adına yürekten kucaklıyorum.

KARTAL’DA 21 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ BİNAYI YAPTIRAN KİŞİ AKP’NİN ADAYI

21 vatandaşımız hayatını kaybetti… O bina ile ilgili çok şey biliyordum. Ama enkazın altında insanlar varken onu politik bir sürecin parçası haline getirmekten kaçındık.

O binayı kaçak yaptıran, kaçak kat çıkaran kişi şu anda Erzurum’da Büyükşehir Belediye Başkanı’dır. Herkes bu gerçeği bilsin!

BİR DE İFTİRA ATIYORLAR

Bina elbette yapılır, binayı yaparken kuralına uygun yapacaksın! Deprem olsa kimbilir kaç bina daha yıkılacak! 99 depreminin üstünden 21 yıl geçti. 21 yılda İstanbul’da ne yapıldı, hangi önlemler alındı? İmar affı çıkardılar… İmar affını sağlam binaya çıkar! Tescilli tabut haline getirdiler.

Bunları İstanbulluların bilmesi lazım. 25 yıldır İstanbul’u yöneteceksiniz. Ve İstanbul’da binalar deprem olmadan yıkılacak. Bir de iftira çıkardılar; Hayır, Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz bütün gün ordaydı! Hiçkimse unutmasın, bunun vebali o yönetimin boynundadır.

HELİKOPTERLER YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Dün 4 askerimiz şehit oldu dünkü helikopter kazasında. Allahtan rahmet diliyoruz, ailelerine başsağlığı diliyoruz. Bu marka helikopterle ilgili, bu üretim helikopterle ilgili şunu söylememiz lazım: Bunların yeniden gözden geçirilmesi lazım.

Adaletten bahsettik, adalet nedir biliyor musunuz? Adalet komşunun evinde yangın çıkarsa suyla yangını söndürmeye gitmektir.

Benim başıma gelmesini istemediğim bir olay, düşüncesini beğenmediğim bir kişinin başına gelirse onun yanında olmak zorundayım. Adalet budur.

İHVAN ÜYESİNİ İADE ETTİLER!

Karar Gazetesi 6 şubat’ta bir haber verdi. Hüseyin diye birisi, İstanbul’a geliyor, güvenlik güçleri alıyorlar Mısır’a teslim ediyorlar. İdamla yargılanıyor. Ben insanların hakkını, hukukunu savunmak zorundayım. Şu anda işkence gördüğü söyleniyor. Eğer bir kişi idamla yargılanıyorsa T.C onu göndermez. Karar Gazetesi manşete taşıyınca dediler ki biz bunu sehven göndermişiz. Bir insan sehven idam sehpasına gönderilir mi?

YEREL YÖNETİMLERDE NE YAPACAĞIZ?

Yerel yönetimlerde ne yapacağız açıkladım 12 madde halinde. Tüm örgütümüz 12 maddeyi ezberleyecek. Ali Veli naptı değil, biz ne yapacağız? Biz hiçkimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Oy vermeyen vatandaşa da hizmet götüreceğiz. Önyargısının kırılmasını sağlayacağız.

CHP’li belediyelerin olduğu illerde, ilçelerde, beldelerde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek söz veriyorum.

17 yıldır ülkeyi yönetiyorlar, çocuklar açlıktan öldü. Bizim belediyelerimizin olduğu yerlerde insana saygı olacak. Halka hizmet nasıl olurmuş, aileye hizmet nasıl olurmuş, sadece ülkemize değil tüm dünyaya göstermek istiyoruz.

Bizim belediyelerimizde asgari ücretliye 2200 TL veriyoruz. 1 Ocak’tan beri. Martta seçimler var, oyunu gel CHP’ye ver. 1 Nisan’dan itibaren sende ayda net 2200 TL maaş al. Bizde palavra yok, gayet açık. Belediyelerimiz zaten bunu veriyor.

KİMSENİN EKMEĞİ İLE OYNAMAYIZ

Biz insanların aşıyla, işiyle, ekmeğiyle oynayamız, hangi görüşten olursa olsun. Çalışıyorsa başımızın üstüne. Onların iş garantisi bendedir. Kimsenin ekmeği ile oynanmayacak. Çalışıyorsa 2200 TL’sini alacak. Devleti yönetiyorlar bunu beceremiyorlar. Biz ise bunu belediyelerimiz aracılığıyla yapacağız.

Çocuklar araba geçen yolda top mu oynar Allah aşkına? Park yok mu? Çocukların, yaşlıların gideceği parklar yok mu? Yapmıyorlar, yeşile düşmanlar. Şehirde yaşayıp ağaç görmeyen insan olur mu?

Bizim kuşağımız kırsaldan geldi, şehire geldiler bir beton, bakıyorsun beton, İstanbul’a bakıyorsun tamamen beton. İstanbul’a ihanet etmeye devam edeceğiz diye oy istiyor. Akıl, mantık tutulur… İstanbul’un trafik sorununu çözemiyorsan hangi gerekçeyle adaysın kardeşim?

AKP’Lİ BELEDİYELERDE KREŞ BİLE YOK

Ekrem İmamoğlu tamamını çözecek hiç endişe etmeyin. Başta gecekondu bölgeleri olmak üzere bütün belediyelerimiz kreş yapacak. Anne baba güvenle gelip çocuğunu teslim edecek. İstanbul’da AKP’li belediyelerde bir tane bile kreş yok. Ailelerin gözleri arkada kalmayacak.

İYİ PARTİ, SAADET VE AP’YE TEŞEKKÜR

Biz bunları yaparken İYİ Parti ile bir işbirliği, Saadet Partisi ile bir ‘dirsek teması’ yaptık. Her iki başkana da şükranlarımı borçluyum. Sayın Adalet Partisi (AP) Genel Başkan Vekili Tevfik Uğur Sipahi de desteklerini açıkladılar. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum. 

KPSS’DE TAŞERONDA ADALETSİZLİK

Bir anne baba düşünün, çocuğu okusun diye boğazından keser, üniversiteye gönderir. Çocuk üniversitede başarıyla mezun olur. Deniz Demir’den bahsediyorum. KPSS’ye girip Türkiye birincisi olur. Mülkatta elenir, bu mudur adalet? Bunların yatacak yeri yok. Kardeşimiz diyor ki, mülakatta her sorunun cevabını verdim. Sen cevabını verdin de karşındakiler insan değil, insanlığını unutmuş kişiler. Yıllar boyu kamuda çalıştım, yüzlerce sınava girdim belki, sınavlarda adaletsizlik yapmazdık. 1. 2. 3.lere usületen soru sorardık. Bilgili çünkü bu kişiler, devlette olmaları lazım. Siz liyakatlı kişileri değil de torpillileri önemli makamlara getirirseniz devleti çökertirsiniz.

Taşeron işçileri Türkiye’nin gündemine getiren biziz. Size kadro vereceğiz dediler, bir kısmına kadro verdiler, bir kısmına vermediler. Kadro verdiklerini de perişan ettiler.

Hala 10 binlerce taşeron işçisi kamuda çalışıyor. Dedim ya, mazlumun yanında olacağız, sonuna kadar taşeron işçilerine kadro verilene kadar onların yanında olacağız. Kadro verdiler ama beyefendi yüzde 26 çift dikiş alırken onlara yüzde 4 verdiler. Bu köleliğe devam edeceksiniz demektir. Bu kölelik zulmüne dur demek zorundayız.

FİYAT İNDİRİMİ YALAN

Bu zat otobüs parası ödemez, ev kirası, yemek parası ödemez. Hiçbir şey ödemez. Maaşına yüzde 26 zam yapar. Taşeron işçisine yüzde 4 ile idare et derler, bunların yatacak yeri yok. Bak mart ayı geliyor, bir ders verin kardeşim! Sandığa gideceksin ders vereceksin. Diyorlar ki elektrikte ve doğalgazda fiyat indirdik. Tam bir aldatmaca, kandırmaca!

 1 Ocak 2018 elektriğe zam, 1 Nisan 2018 zam, 1 Eylül 2018 zam, 1 Ekim 2018 zam… Arka arkaya elektriğe zamlar… Seçimler gelir indirim yaptık. Yüzde 90 zam yapmışsın, yüzde 10 indirim yapsan ne olur? Sen bindirim yaptın kardeşim. Aynı oyun doğalgazda da var. 1 Nisan zam, 1 Ağustos zam, 1 Eylül zam, 1 Ekim zam… 1 Ocak 2019 yüzde 10 indirim. Bunun adı nasıl indirim oluyor?

ERDOĞAN’A SİVAS TEPKİSİ

Erdoğan Sivas’a gitti, bizden önce Sivas’ta üniversite mi vardı yoktu diyor. O toplantıda bulunanların çoğu Sivas Üniversitesi’nden mezun olanlardan oluşuyor. 1974’te kuruldu üniversite. Gülmüşlerdir. Devlet adamı pozisyonunda olan kişi halkına yalan söylemez. Erdoğan’a göre memlekette ortaokul, lise, üniversite yoktu, onunla beraber geldi memlekete bunlar. Gemi yoktu, demiryolu yoktu, hatta otobüs bile yoktu… Sağ olsun geldi de oldu. 

BEYEFENDİYE BİR DE OTOBÜS HEDİYE ETTİLER

Tank Palet fabrikası ile ilgili 9 soru sordum. Gözbebeğimiz bir fabrika. Değeri 20 milyar dolar. Bunu kalkıyorsunuz Katar ordusuna peşkeş çekiyorsunuz. Sorularda ısrar edince beni suçlamaya başlıyor. Telekom’da ne oldu? Gittiler Türk bankalarından para aldılar, Telekom’un karlarını alıp tamamını yurtdışına götürdüler, zararı 82 milyonun sırtına kaldı. Şu anda bu alımı yapan firma yüzde 50 Katar, yüzde 50 Türk ortaklığı olan bir firma. Yahu sen söylüyorsun! Hala diyor ki “Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor” Sen vatansever değilsin kardeşim! Bana dünyadan bir örnek göster, kendi askeri fabrikasını yabancı orduya teslim eden bir örnek ver bana. BMC’ye veriyor. Sahibi kimdi Ethem Sancak. Ben Türk değilim diye övünen birisi.

Burayı 25 yıllığına verdik diyor, ihale yaptın mı diye sorduk. İhalenin ilanı çıktı mı? Nasıl veriyorsun, hangi gerekçeyle veriyorsun? Sana yetki veren hangi kanun var? Bu fabrikayı peşkeş çekerken Katar sarayı sana bir uçan saray verdi, bir bağlantı var mı diye sormuştum. Hala cevap yok. 20 milyar dolar o fabrikanın değeri. Beyefendiye bir de otobüs vermişler şimdi de. İnsanın yüzü kızarır ya…

Sanayi devrimi var ama tarımı kimse terk etmez. Eğer tarımda planlama yapmazsanız tarım iflas eder. Mustafa Kemal diyor ki; “Milli ekonominin temeli ziraattir.” O zaman ithalat mı vardı? Hayır. “Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi çiftçilerdir” Bugün çiftçiyi hangi hale düşürdüler? Çiftçilerin yaptığı üretimlerle bu ülke ayakta durmaya çalıştı. Siz Türkiye’de yetişen her şeyi ithal ediyorsunuz. 94 milyar dolar para verildi tarım ürünlerinin ithalatına. Bu paranın yarısı bizim çiftçimize verilseydi Avrupa’yı, Ortadoğu’yu bile beslerdi çiftçi. İnsanlar isyan ediyor, geçinemiyoruz diye bağırıyorlar.

HAYATIMDA BU KADAR TEMELSİZ BİR SUÇLAMAYLA KARŞILAŞMADIM

Evime ekmek götürmek istiyorum diyor, Erdoğan “Biberden bahsediyorlar, domatesten bahsediyorlar” diye bağırıyor. Neden bahsetsinler, insanlar aç! “Sen merminin fiyatını biliyor musun diyor? Senin domatesten söz etmeye hakkın yoktur” diyor. Hayatımda bu kadar çarpık, bu kadar temelsiz bir suçlamayla karşılaşmadım.

Söz döndü dolaştı vatandaşa “şikayet” olarak geldi. Samandan mercimeğe, canlı hayvandan ete kadar her şeyi ithal ediyorsun. 2 Trakya büyüklüğü alan neden ekilmiyor? Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin attığı mermiler yüzünden mi ekilmiyor?

Her şeyi dolarla verdin, garantiler dolarla, köprülerden geçişler dolarla, ihalaler dolarla… Bunların sebebi terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin attığı mermiler mi?

17 yılda ülkeyi Londra’daki bir avuç tefeciye teslim ettiler. Erdoğan ve ekibi, batının egemen güçlerinin oyuncağı konumunda. Hapisten çıkar diyor, derhal çıkarıyorlar. Trump, “Söyledim, Brunson’ı çıkarın dedim hemen çıkardılar.” Hani sen dünya lideriydin? Hani sen dünyada önemli biriydin? Dünya lideri olmak ayrı dünyanın şamar oğlanı olmak ayrı. Baharda Türkiye’yi bu çemberin içinden çıkartacağız.
 

Burdur’un Bucak ilçesinde hafta sonu 300’e yakın kişi mide bulantısı, kusma ve ishal şikayetiyle hastaneye başvurdu. Kaymakam ve Belediye Başkan Vekili Yalçın Sezgin, “Tedbir amaçlı ilçenin sularını kestik, şok klorlama yapıyoruz” dedi.

Hafta sonu Bucak Devlet Hastanesi’ne çoğunluğu mide bulantısı, kusma ve ishal şikayetiyle 300’e yakın kişi başvurdu. Hastaneye gelenlerin tamamı ayakta yapılan tedaviden sonra taburcu edildi. İçme suyundan kaynaklı bir rahatsızlık ya da salgın olabileceği ihtimali üzerine, Bucak Belediyesi ve İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince, ilçenin çeşitli mahallelerindeki evlerden alınan içme suyu numuneleri incelenmek üzere Burdur Sağlık Müdürlüğü’ne gönderildi. İlçedeki tüm içme suyu depoları ve şebekelerdeki suların tahliye edilerek şok klorlama çalışması yapılması kararlaştırıldı. Tedbir amaçlı içme suyu şebekeleri ve su depoları boşaltılacağı için kısa süreliğine içme sularında kesinti yaşanacağı kaydedildi.

’48 SAAT SONRA BELLİ OLACAK’

Bucak Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Yalçın Sezgin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Şu anda rahatsızlanmaların sudan kaynaklandığına ilişkin bilgi yok. Tedbir amaçlı ilçenin sularını kestik, şok klorlama yapıyoruz. Çeşitli mahallelerden numuneler alındı. 48 saat sonra belli olacak. Yaklaşık 45 bin insanın yaşadığı bir şehirde 300 kişinin hastaneye müracaatını hemen suya bağlamamız mümkün değil. Hastaneye bulantı, kusma ve ishalden gelen hastalarımızdan yatan yok, ayakta serum uygulamasından sonra taburcu ediliyor. Biz süratle sular için tedbir aldık. Bunun nedenini bilmediğimiz için laboratuvar sonuçlarına göre konuşacağız. Su kesintisi ve klorlama tedbir amaçlı. Ayrıca son günlerde aşırı yağışlardan dolayı yüzeydeki suların taban suları ile birleşmesinden dolayı bir etki midir, değil midir, laboratuvar sonuçlarına göre açıklama yapabiliriz. Bizim yaptığımız çalışma vatandaşlarımızın hastaneye gelen şikayetlerinden dolayı, ihtimal de sulardan olabileceği için tedbir amaçlı depolarımızı ve sulama şebekelerimizi boşaltıp, şok klorlama yapabilmek için su kesintisi uyguluyoruz.”

Yalçın Sezgin, rahatsızlığın içme suyundan kaynaklanma ihtimaline karşı da tedbir amacıyla okullarda su kesintisi uygulandığını kaydetti.

Erzincan’da yaşayan evli ve bir çocuk annesi Zeynep Çadırkaya yaklaşık 5 aydır karın ağrısı şikayeti yaşıyordu. Dün Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bu şikayetle başvuran genç kadının, yapılan ultrason taraması ve tahlillerinin ardından safra kesesinde taş olduğu tespit edildi. Yapılan tetkiklerin ardından hastaneye yatırılan Çadırkaya sabah saatlerinde ameliyata alındı. Hastane Başhekimi Genel Cerrah Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Orhan Çimen tarafından yapılan operasyonda genç kadının safra kesesi alınırken, 200’e yakın taş olduğu tespit edildi. Hastanenin Başhekimi Dr. Çimen, genellikle bu tür şikayetlerde safrada 2 ya da 3 tane kadar taş olduğunu ancak bu kez taşların sayısının kendilerini şaşırttığını ifade etti. Dr. Çimen meslek hayatında ikinci kez bu kadar çok safra kesesi taşı ile karşılaştığını belirterek, “Safra kesesini dışarı aldıktan sonra taşları merak ettik, 200’e yakın taş olduğunu gördük. Çok sık karşılaştığımız bir vaka değil, bizde şaşırdık bu kadar çok taş çıkmasına. Şu an hastamızın durumu gayet iyi” dedi.

Kendisine safra kesesinde taş olduğunu söylenince, sayısının bu kadar çok olacağını tahmin etmediğini söyleyen Zeynep Çadırkaya ise “Ultrasonda çok sayıda taş var denmişti ama bu kadarını bende beklemiyordum” diye konuştu.

AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki, CNN TÜRK ekranlarında yayınlanan Hande Fırat’ın sunduğu Gece Görüşü programına özel açıklamalarda bulundu. 

Mehmet Özhaseki, Murat Çelik’e şu açıklamaları yaptı:

“Melih Bey benim kampanyamın bir parçası değil. Emekleri için eline sağlık ama tarzı benim tarzım değil, yönetim anlayışı benim yönetim anlayışım değil, üslubu benim üslubum değil.

Ben Mansur Bey’i projesi yok diye eleştiriyorum. Ama şahsı ile ilgili, kökeni, memleketi ve bunun gibi konularda benden tek bir cümle duyamazsınız”.
 
 
 

Antalya Valisi Münir Karaloğlu, 31 Mart’taki seçimde büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıkları, muhtarlık, belediye meclis üyeliği ile ihtiyar heyeti gibi kullanılacak oy çeşidinin fazla olduğuna dikkat çekerek, kaymakamları uyardı. Karaloğlu, “Kaymakamlar, sandık çevreleri elektrik ihtiyaçlarını veya jeneratörleri mutlaka gözden geçirsin. O gün hiçbir sandık çevresinde ‘Elektrik kesildi’, ‘Trafoya bilmem ne girdi’ mazereti oluşmasın” dedi.

Antalya Valisi Karaloğlu başkanlığında ilçe kaymakamları, il ve ilçe emniyet ve jandarma komutanlığı müdür ile amirlerinin katılımıyla 31 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimle ilgili ‘Seçim Güvenliği Toplantısı’ gerçekleştirildi. Antalya Kültür Sanat Konferans Salonu’ndaki toplantıda Vali Karaloğlu, adaylara özellikle çevre ve gürültü kirliliği uyarılarında bulundu. Karaloğlu, 31 Mart seçiminde, Antalya’daki 5 bin 428 sandıkta 1 milyon 707 bin 819 seçmenin oy kullanacağını açıkladı.

Bu seçimde büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıkları, muhtarlık, belediye meclis üyeliği ile ihtiyar heyeti gibi kullanılacak oy çeşidinin fazla olduğuna dikkat çeken Vali Karaloğlu, oy sayım işleminin uzayabileceğini kaydetti. Karanlığa kalma durumları için kaymakamları uyaran Karaloğlu, “Sandık çevrelerinin aydınlatılması problemleri doğabilir. Kaymakamlar, sandık çevreleri elektrik ihtiyaçlarını veya jeneratörleri mutlaka gözden geçirsin. O gün hiçbir sandık çevresinde ‘Elektrik kesildi’, ‘Trafoya bilmem ne girdi’ mazereti oluşmasın” diye konuştu.

Oylar sayıldıktan sonra sandıkların güvenle il ve ilçe seçim kurullarına ulaştırılmasının da önemini vurgulayan Vali Karaloğlu, “Sandıklar sayıldı, mühürlendi; sağlıklı bir şekilde ilçe seçim kurullarına ulaştırılıncaya kadar arkadaşların süreci takip etmeleri gerekiyor. Kaymakam arkadaşların son sandık sağlıklı bir şekilde seçim kuruluna teslim edilmeden görev yerlerini terk etmemesi gerekiyor” dedi.

Diyarbakır Silvan’da Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet ettikleri gerekçesiyle geçen hafta aralarında Silvan Emniyet Müdürü Ömer Öztürk ile 4’ü polis 8 kişinin tutuklandığı operasyonla ilgili ilginç ayrıntılar ortaya çıktı. Tutuklananlar arasında bulunan Nöbetçi Amir Komiser Serkan C.’nin  kaçak kazıya resmiyet kazandırmak ve fazla dikkat çekmemesi amacıyla ihbarların önüne kesmek için olay yerine zırhlı polis aracı yönlendirdiği ifadelerde yer aldı.

Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri kaçak define aranacağı yönünde ihbar üzerine teknik ve fiziki takibe başladı. Yapılan araştırmada Silvan İlçe Emniyet Müdürü Ömer Öztürk, komiser yardımcısı Bekir B., komiser yardımcısı Serkan C., polis memurları Ali P. ve  Abdulmüddalip G.’nin de aralarında bulunduğu bir grup kişinin olaya karıştığı belirlenince durum, Diyarbakır Emniyet Müdürü Tacettin Aslan’a bildirildi. Diyarbakır Emniyet Müdürü Tacettin Aslan’ın, “Ne gerekiyorsa yapılacak” dediği kaçak define arayıcılarına yönelik talimatı ile Silvan Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde operasyon başlatıldı. 

KAZI ÖNCESİ EMNİYETTE ÖNLEM ALINDI
Silvan İlçe Emniyet Müdürü Ömer Öztürk ve suça karışan ekibi, meslektaşlarının kendilerini takip ettiklerinden habersiz kaçak kazı için harekete geçti. Komiser yardımcılarından Serkan C. olay gecesi İlçe Emniyet Amirliği’nde Nöbetçi Amir olarak görevlendirildi. Öztürk ise diğer rütbelilerin tarihi konağın bahçesindeki kaçak kazıya müdahale etmelerini engellemek amacıyla hepsini odasında topladı. Nöbetçi Amir Serkan C., ‘155 Polis İmdat’ ihbar hattındaki görevli polis memurunu arayarak kendilerinin bir çalışması olacağını, kazı yapıldığına ilişkin ihbar telefonu geldiğinde ekip göndermemelerini ve kendisinin aranmasını istedi.

YOĞUN İHBAR ÜZERİNE BÖLGEYE ZIRHLI POLİS ARACI SEVK EDİLDİ
Aralarında polis memurlarının da bulunduğu ekip söz konusu adreste kazı yaparken, çevredeki vatandaşların yoğun şekilde ihbarda bulunuldu. Ancak 155 hattında bulunan polis memuru kendine söylenilen emri yerine getirip hiçbir şey den habersiz durumu Nöbetçi Amir Komiser Serkan C.’ye bildirdi. Bunun üzerine Serkan C., kaçak kazıya resmiyet kazandırmak ve fazla dikkat çekmemesi amacıyla ihbarların önüne kesmek için olay yerine zırhlı polis aracı yönlendirdi.

EMNİYET MÜDÜRÜ ASLAN’IN TALİMATIYLA OPERASYON BAŞLATILDI
Tüm hazırlıklarını tamamlayan kaçak define arayıcıları kendilerini takibe alan meslektaşlarından habersiz söz konusu bölgede kazı yapmaya başladıkları sırada Diyarbakır Emniyet Müdürü Tacettin Aslan’ın da talimatıyla operasyon başlatıldı. Kaçak kazı yapan ekip henüz 1 metre kazdıkları sırada uzun süredir takip eden polisler baskın yaptı. Kazı yapılan aramada ise kazma, kürek, dedektör gibi malzemeler ele geçirildi.
Olay yerinde bulunan komiser yardımcıları Bekir B., polis memurları Ali P., Abdulmüddalip G, sivil vatandaşlar Mahfuz A, Nesih T., Abdulvahap K.,  Arif A. ve İsamettin Ç. ile o gece nöbetçi amir olan komiser yardımcısı Serkan C. ve Silvan Emniyet Müdürü Ömer Öztürk’de gözaltına alındı.

TERÖRİSTLERİN KAÇARKEN GÖMDÜKLERİ PARA VE ALTINLARI ARIYORDUK
Diyarbakır Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürülen şüpheliler sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin verdikleri ifadede, “Sur olayları sırasında kaçan teröristlerin altın ve paraları buraya gömdüklerini öğrendik. Bu nedenle kazı yapıyorduk” dedikleri öğrenildi. Ancak yapılan tespitlerde bahsedilen evrakla ilgili herhangi bir resmi işlem yapmadıkları belirlendi. Polis soruşturmayı derinleştirdiğinde gerçek ortaya çıktı. Şüphelilerin kazıyı Ermenilere ait altınların buraya gömülü olduğu duyumları üzerine yaptıkları öğrenildi.

POLİS MÜDÜRÜ İLE BİRLİKTE 8 KİŞİ TUTUKLANDI
Sorgularının ardından mahkemeye sevkedilen şüphelilerden Silvan İlçe Emniyet Müdürü Ömer Öztürk, komiser yardımcısı Bekir B., komiser yardımcısı Serkan C., polis memurları Ali P. ile Abdulmüddalip G ve sivil şüphehiler Arif A., Nesih T., Abdulvahap K. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

ANNESİ RÜYAYA YATMIŞ
İddiaya göre tutuklananlar arasında bulunan ziraat mühendisi Abdulvahap K.’nın annesinin de defineyi bulmak için istihareye yattığı ve kazı sırasında oğlunu telefonla yönlendirdiği öğrenildi.

Denizli’de kendisinden 3 gündür haber alınamayan Büyükşehir Belediyesi işçisi Ahmet Sünger (45), hastanede bulundu. Ailesinin kayıp başvurusu yaptığı Sünger’in düşmeye bağlı hafıza kaybı yaşadığı, 2 gün boyunca sokaklarda yattığı ve daha sonra hastaneye kaldırıldığı ortaya çıktı.

Merkezefendi ilçesi Akkonak Mahallesi’nde yaşayan ve Denizli Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde asfalt işçi olarak çalışan evli ve 2 çocuk babası Ahmet Sünger, geçen 24 Aralık Pazartesi günü işe gitmek için evinden ayrıldı. Telefonu evde bulunan Sünger’den bir daha haber alınamadı. Sünger’in ailesi, durumu polis ekiplerine bildirdi. Sosyal medyadan da Sünger’in bulunması için paylaşımlar yapıldı. 3 gün boyunca kendisinden haber alınamayan Sünger, dün öğle saatlerinde Karaman Mahallesi’nde yarı baygın halde bulundu. Sünger, ambulansla Denizli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Vücudunda ve başında morluklar bulunan ve geçici hafıza kaybı yaşadığı belirlenen Sünger, burada tedavi altına alındı. Üzerinden çıkan kimlikten Sünger’in kayıp olarak arandığı belirlenip, ailesine haber verildi. Hastanede yapılan tedavi işleminin ardından akşam saatlerinde taburcu edilen Sünger’in, sağlık durumunun iyi olduğu ve hafızasının geri geldiği belirtildi. Ufuk Sünger, babası Sünger’i buldukları için mutlu olduklarını dile getirerek, “Babam kaybolduğu sabah telefonunu evde unutmuş. İşe geç kalmadan telefonunu almak için eve doğru koşarken takılıp düşmüş. Başını da kaldırıma çarpmış. Bu şekilde de geçici hafıza kaybı yaşamış” diye konuştu.