Trafik çevirmesinde sinir krizi geçiren Haliç Üniversitesi Strateji ve İş Geliştirme Daire Başkanı Özlem Atan hakkındaki haberlerin altına dayak çağrısında bulunan AK Parti Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ahmet Tokkan, kadınlar tarafından protesto edildi.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, CHP Belediye Meclis Üyesi avukat Banu Öztürk’ün konuşmasının ardından Üsküdarlı kadınlar açtıkları dövizlerle Tokkan’ın istifa etmesini istedi.

Tokkan, akademisyen Özlem Atan için “Basın sopayı adi karıya” ifadelerini kullanmıştı.

Saat 16.30’da Üsküdar Belediye Meclisi’nde gerçekleşen eyleme özel güvenlikler müdahale etti. Eylemi yapan kadınlar adına açıklama yapan Aysun Yarar sivil insiyatif olarak kadınlarla birlikte bu eylemi gerçekleştirdiklerini belirterek, “Haklıyız, kadına şiddeti kabul etmiyoruz. Güvenliklerin müdahalesine rağmen Ahmet Tokkan’ı istifaya davet ediyoruz” diye konuştu.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Meclis Üyesi Banu Öztürk, “Belediye Meclisi’ndeki konuşmamızda Tokkan’ı tüm kadınlar adına kınadık belediye ile ilişkisinin kesilmesi gerektiğini belirttik.
Devletin bir yetkilisinin kadınlara hakaret etmiş olması devlet kurumlarının bu konuda kararlı olmayışını gösteriyor. Kadınlar birlikte güçlüdür. Kadınların sesini kıstılar ve eylem yapan kadınlar hakkında işlem yapılacağını duyurdular. Tüm bunlara rağmen bizler korkmuyoruz” dedi.

ÖZÜR DİLEDİ

Ahmet Tokkan, eylem sırasında kadınlardan özür diledi.

Özge Altınay…20 yaşında, Maltepe’de yaşıyor. Burslu okuyan down sendromlu Özge, şimdilerde öğrencilerin burs umudu oldu.

Genç kızın hayatı, Maltepe Belediyesi’nin Üreten Engelliler Engelliler Merkezi’ne bağlı olarak açtığı “Sevgi Kafe”de çalışmaya başladıktan sonra değişti.

Daha önce kendi imkânlarıyla okuyan ve birçok güçlüğü alt eden Özge, okurken Prof. Dr. Türkan Saylan’ın kurucusu olduğu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden (ÇYDD) burs almaya başladı. İşe başladıktan sonra aldığı bu bursu unutmayan genç kız, ilk maaşıyla birlikte öğrencilere burs vermek için kolları sıvadı.

20 yaşındaki Özge Altınay, “Ben de okulda eğitim görürken burs almıştım, şimdi kazandığım parayla öğrencilere burs veriyorum. Çok mutluyum” dedi.

ÇYDD’nin Maltepe şubesine başvuran genç kız, ihtiyacı olan öğrencilere burs vermeye başladı.

ALDIĞI BURSU UNUTMADI

Özge’nin annesi Sevim Altınay, kızının her zaman duyarlı bir çocuk olduğu ifade ederek, “Onunla konuştuk ve ortak bir karar alarak burs vermeye başladık. Kızım Özge, kendisini hiç engelli olarak görmedi ve yaşama tutunarak mücadele etti. Okuduğu dönemlerde burs alıp, destek gördüğü dernek üzerinden yardıma muhtaç öğrencilere burs vermeye başladı” diye konuştu. Duyarlı davranışıyla büyük takdir toplayan Özge Altınay da, “Ben de okulda eğitim görürken burs almıştım, şimdi kazandığım parayla ihtiyacı olan öğrencilere burs veriyorum. Bu içimi rahatlatıyor. Çok mutluyum. Bana bu imkânı sunan belediyeye ve aileme çok ama çok teşekkür ediyorum” dedi.  

Yaklaşık iki hafta önce Gürcistan’ın Acara Özerk Cumhuriyeti Başkenti Batum’da bulunan bir otelin casinosunda bir Türk vatandaşı tarafından işlenen cinayet güvenlik kameralarına takıldı. 

Yaklaşık iki hafta önce Gürcistan’ın Acara Özerk Cumhuriyeti Başkenti Batum’da, Türk vatandaşı olan ve yaklaşık 1,5 yıldır Batum’da yaşadığı öğrenilen L.U. tarafından öldürülen Özbekistan uyruklu 31 yaşındaki İ.Z.’nin cansız bedeni ailesinin parası olamadığı için Batum’dan alınamıyor. 

Gürcistan’ın Acara Özerk Cumhuriyeti Başkenti Batum’da özel bir otelin casinosunda yaşanan olayın görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde oyun makinasının başında oturan iki kadının yanına gelen, Türk olduğu öğrenilen L.U. isimli bir şahıs cebinden çıkarttığı bıçağı arkadaşı olan H.M.’nin yanında oturan İ.Z.’ye defalarca saplıyor. İ.Z.’nin yere düşmesi üzerine ise bıçağı arkadaşı H.M. isimli kadına doğru sallamaya başlıyor. Kadının kaçması üzerine peşine koşan L.U., H.M.’yi ise 5 yerinden bıçaklayarak yaralıyor. 

Olayın ardından L.U. tutuklanırken yaralı olan H.M.’ye ilk müdahale casinonun içerisinde yapıldıktan sonra yaralı kadın hastaneye kaldırıldı. Yerde cansız yatan İ.Z. ise Batum’da bir morga getirildi. Memleketi Özbekistan’dan kızının cesedini almak için Batum’a gelen baba S.R. ise kızını morg tarafından çıkartılan 3 bin 500 doları ödeyemediği için alamadı.

Özbekistan’dan Batum’a gelen baba S.R. burada kızının yaralanan arkadaşı H.M.’nin evinde kalıyor. 10 gün önce hayatını kaybeden kızını morgdan alıp memleketine getirmek isteyen baba kimseden şikayetçi olmadığını dile getirerek “Kızımı versinler yeter” ifadelerini kullandı. Acılı baba “Özbekistan’da iken kızımın ciddi bir kaza geçirdiği söylenerek gelmem istendi. Yaklaşık 5 gün bekledim çünkü param yoktu. 

Ardından borç para bularak Batum’a geldim ve kızımın öldürüldüğünü öğrendim. Kızımı alıp götürmem için yaklaşık 3 bin 500 dolar paraya ihtiyacım var. Bu parayı bulmam zor kimsede yardım etmiyor” dedi. 

Saldırganın uzun zamandır arkadaşı olan ve olayda 5 bıçak darbesi alarak ölümden dönen H. M. ise olayın üzerinden 11 gün geçmesine rağmen hala olayın şokunu yaşadığını dile getirdi. 

H.M. “2 ay boyunca kendisiyle görüştüm ve daha sonra onunla arkadaşlığımı bitirdim. O ise buna karşı çıktı ve baskı kurmaya başladı. Gece casinoya geldiğinde öldürdüğü kız arkadaşıma saldırırdı. Bu esnada bana da saldırmaya başladı. Ben ellerimle onu engellemeye çalıştım. Arda arda gelen bıçak darbeleriyle kafamdan kolumdan ve ayağımdan 5 ayrı bıçak darbesi aldım” ifadeleriyle olay anını anlattı.  

 

 

Aksaray’da Fatik Sert’in yılbaşında satmak için beslediği 10 hindisi çalındı. Gözyaşlarını tutamayan Sert, ”Hindileri veresiye alıp besliyorum. Yılbaşında Konya’ya gidip satıyorum. Kazandığım parayla da geçimimi sağlamaya çalışıyorum” dedi. Polis, hırsızları yakalamak için çalışma başlattı.

Olay, sabah saatlerinde Tacin Mahallesi 1811 Sokak’ta meydana geldi. Yalnız yaşayan Fatik Sert, evinde sabah uyandığında hindilerinin sesini duydu. Dışarı çıkan Sert, evin bahçesindeki kulübede beslediği 15 hindiden 10’unun eksik olduğunu fark etti. Hindilerin çalındığını belirleyen Fatik Sert, polise haber verdi. Polis, hindileri çalan kişi ya da kişileri yakalamak için çalışma başlattı.

Hindileri satarak geçimini sağlamaya çalıştığını belirten Fatik Sert, gözyaşlarına hakim olamadı. Sert, ”Bir hayırseverin evinde kira vermeden oturuyorum. Sabah hindilerin sesi geldi. Çıkıp baktığımda 10 tanesinin çalındığını gördüm. Kimsesiz ve yalnız yaşadığım için mi çaldılar? Daha önce evlere temizliğe giderek geçimimi sağlıyordum. Şimdi ise temizliğe gidemiyorum. Hindileri veresiye alıp besliyorum. Yılbaşında Konya’ya gidip satıyorum. Kazandığım parayla da geçimimi sağlamaya çalışıyorum” dedi.

Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde görevli doktor öğretim üyeleri Ömer Faruk Karataş, Serkan Örtücü ve Elanur Aydın Karataş, laboratuvar araştırmalarında kullanılan ürünlerin içerisindeki zararlı maddelere ilişkin çalışma başlattı.

Bu akademisyenler, TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenen çalışmaları kapsamında ATA Teknokent bünyesinde EcoTech Biyoteknoloji adlı şirket kurdu.

Bu şirket ve üniversitede çalışmalarına devam eden 3 akademisyen, laboratuvarlarda kullanılan ürünlerdeki zararlı petrol kaynaklı kimyasal madde olan sodyum dodesil sülfatı çıkararak yerine doğal ve toksik etkisi bulunmayan biyosürfektan maddesi koymak için çalışmalarını yoğunlaştırdı.

Akademisyenler, söz konusu kimyasalları içeren ürünlerin laboratuvarlarda uzun zaman geçiren çalışanların yanı sıra çevreye verdiği zararları da göz önünde bulundurarak ilk olarak protein ve DNA saflaştırmasında kullanılan bazı ürünlerde bu yöntemi uyguladı.
 
Petrol kaynaklı kimyasal ürünlerin oluşturduğu toksik zararlardan arındırılan laboratuvar ürünleri ülkedeki birçok akademisyene test ettiren ekip, yaptıkları çalışma ve ürünleri hakkında olumlu geri dönüşler aldı.
 
Petrol kaynaklı zararlı maddeleri içeren ürünlerden daha verimli olduğu da ortaya konulan bu yeni çevre ve araştırmacı dostu ürünlerin, seri üretimi yapılarak öncelikle ülke içi, ardından da yurt dışındaki bilim insanlarının kullanması amacıyla pazarlanması hedefleniyor.
 
Dr. Öğretim Üyesi Ömer Faruk Karataş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de moleküler biyoloji ve genetik alanının 2000 yılı sonrasında önem kazandığını ve bu alanda kanser ve benzeri hastalıkların teşhis ve tedavisine yönelik yaklaşımların geliştirildiğini ifade etti.
 
Moleküler biyoloji ve genetik alanında, insanların hayatlarına dokunan önemli buluşlar yapıldığını belirten Karataş, “Temel amacımız moleküler biyoloji ve genetik alanındaki araştırmalarda kullanılan ürünlerin en azından bir kısmını kendi imkanlarımızla yerli ve milli üretip son kullanıcı olan bilim insanlarına hızlı ve ucuz şekilde ulaştırabilmektir.” dedi.
 
Karataş, laboratuvar ve araştırma merkezlerinde araştırma yapımında kullanılan ayrıştırma ürünlerinin içeriğinde petrokimyasal kaynaklı sodyum dodesil sülfat maddesinin bulunduğunu anlatarak bu ürünlerin kullanılıp doğaya salındığı takdirde birçok canlı için ciddi toksik sorunlar oluşturduğunu aktardı.
 
Ürünler dünyada ilk olma özelliği taşıyor

Bu kimyasal maddelerin aynı şekilde insan vücudunda da zararlara yol açtığına işaret eden Karataş, şunları söyledi:
 
“Ürünlerdeki petrol kaynaklı kimyasal maddelerin yerine tamamen ekolojik ve organik kaynaklı yenilenebilir olan alternatif madde kullanmayı düşündük. Aldığımız desteklerin ardından çalışmalarımıza başlayarak ürettiğimiz ürünler, içeriğindeki kimyasal petrol kaynaklı maddeyi çıkartıp yerine tamamen organik madde koyduğumuz zaman toksik özelliklerinden arındırılmış, çevre dostu haline geldi. Bu ürünleri etkinlik bakımından muadilleriyle karşılaştırdığımızda, kesinlikle çok daha verimli sonuçlar veriyor ve dünyada ilk olma özelliğine sahip.”
 
Hem ekolojik hem ekonomik

Karataş, ürettikleri yeni laboratuvar ürünlerini farklı laboratuvardaki araştırmacılara test ettirdiklerinin altını çizerek şu bilgileri paylaştı:
 
“Bu ürünleri kullananlar tarafından pozitif dönüş aldık. Bir sonraki adımımız ise bu ürünlerin seri üretimini yapıp öncelikli olarak ülkemizdeki, sonrasında ise ihracat yaparak yurt dışındaki bilim insanlarına ulaştırmayı hedefliyoruz. Ülkemizde çalışan bilim insanları yurt dışından gelen laboratuvar ürünlerini kullanıyor ve bizim ürettiğimiz ürünler hem ekolojik hem de ekonomiktir. Ürünlerimizin fiyatı, piyasadaki benzeri ürünlerden uygun ve molekül biyoloji, tıbbı genetik, mikrobiyoloji, biyokimya ve biyomühendislik gibi alanlarda kullanılıyor.”
 
“Laboratuvarların daha güvenilir olmasını planlıyoruz”

Dr. Öğretim Üyesi Elanur Aydın Karataş ise laboratuvarlarda kullanılan ürünlerin içerisinde petrokimyasal sodyum dodesil sülfat maddelerini gördüklerini aktardı.
 
Projenin ilk aşamasında, ürünlerdeki sodyum dodesil sülfat maddelerinin biyosürfektan maddelerle yer değiştirdiklerini belirten Karataş, şöyle konuştu:
 
“Bu yöntemin toksik yanlarının olmadığını, hem çevre dostu hem de laboratuvar çalışmaları esnasında araştırmacıların üzerinde toksik zararlarının oluşturmadığını tespit ettik. Bir bilim insanı, yüksek lisans ve doktora öğrenimi boyunca petrol kaynaklı kimyasal maddelerin toksik zararlarına maruz kalıyor. Ürettiğimiz bu ürünleri laboratuvarlarda kullanarak bu alanların daha da güvenilir olmasını planlıyoruz.”
 
Dr. Öğretim Üyesi Serkan Örtücü de 2023’e kadar ekolojik ürün portföyü sayısını yüze çıkararak dünyada söz sahibi olan firmalarla yarışabilecek düzeye gelmeyi hedeflediklerini bildirdi.
 
 

Rize’nin Derepazarı ilçesinde yatsı ezanını okuduğu sırada kalp krizi geçiren Çaykur Derepazarı Çay Fabrikası Muhasebe Müdürü Memiş Çeliktoz (58) yaşamını yitirdi.

Derepazarı ilçesinde bir camide Mevlid Kandili programı sonrası yatsı ezanını okuyan Memiş Çeliktoz fenalaştı. Ezanı yarıda bırakmak zorunda kalan Çeliktoz, yere yığıldı. Camiye çağrılan 112 Acil Sağlık ekibi tarafından ambulansla Rize Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Çeliktoz, kurtarılamadı. Çeliktoz’un kalp krizi sonucu öldüğü belirlendi. Çaykur Derepazarı Çay Fabrikası Muhasebe Müdürlüğü yapan Çeliktoz, yarın ilçede toprağa verilecek.

Edirne’de kurulan sosyete pazarı euro ve levanın değer kazanması nedeniyle adeta Yunanların ve Bulgarların akınına uğruyor. Edirne’ye alışverişe gelen Yunan ve Bulgarların yoğun alışverişinde paraları yetişmeyince bir sonraki hafta ödemeleri için ‘sosyete pazarı’ esnafı ‘açık hesap’ başlatarak, veresiye satış yapmaya başladı.
 
Edirne’de, yaklaşık 15 yıldır her cuma günü kurulan ve halk arasında ‘sosyete pazarı’ olarak bilinen ulus pazarı esnafı, son aylarda döviz kurunda yaşanan dalgalanma nedeniyle euro ve Bulgar levasının Türk lirası karşısında değer kazanmasıyla birlikte adeta Yunan ve Bulgarların akınına uğramaya devam ediyor.

Komşu ülke Yunanistan ve Bulgaristan’dan gelen müşterilerin taleplerine ve yoğunluğuna cevap verebilmek için ilginç ve pratik çözümler oluşturan pazar yönetimi, esnaf ve müşteriler arasında yaşanan dil sorununu çözmek için de Yunanca ve Bulgarca el sözlükleri hazırlattı.

Edirne’de kurulan sosyete pazarı euro ve levanın değer kazanması nedeniyle adeta Yunanların ve Bulgarların akınına uğruyor. Edirne’ye alışverişe gelen Yunan ve Bulgar vatandaşların yoğun alışverişinde paraları yetişmeyince bir sonraki hafta ödemeleri için sosyete pazarı esnafı ‘açık hesap’ başlatarak, veresiye satış yapmaya başladı.

Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi Başkanı Bülent Reisoğlu, “Edirne ulus pazarındaki canlılık devam ediyor. Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen misafirlerimiz euro ve levanın yüksek olması nedeniyle çok yoğun şekilde pazara gelmektedirler. Artık samimiyet oluştu aramızda, akraba gibi olduk. Hatta ürünlerde açık hesap bile veriyoruz. Çok alıyorlar. Mesela diyelim ki, 300 levalık ürün alıyorlar, 200 levası var 100 levası yetmiyor, onu da diyoruz ki haftaya getirirsin, diğer hafta getirirsin. Bu da onlarda samimiyeti ve güveni arttırıyor. Veresiye defteri açtık” dedi.

Pazar esnaflarından Murat Kılıç da “Bulgarlar, Yunanlılar akın ediyorlar, çok mutluyuz. İlgileri çok iyi, sabahın 5’inde 6’sında geliyorlar. Bazen paraları yetişmiyorlar, ‘kalan bakiyeyi haftaya getirirsin’ diyoruz. Herhangi bir sorun yaşamıyoruz, her hafta geliyorlar. Gelip mutlaka ödüyorlar, açık hesabı gelip kapatıyorlar” dedi.
 
Bulgaristan’ın Filibe kentinden geldiğini söyleyen Gana Minyaloçka da pazarın çok güzel ve ucuz olduğunu, pazarcı esnafının kendilerine çok sıcak ve yakın davrandıklarını söyledi.

2005 yılında uygulamaya başlayan ve kademeli geçişini 2010 yılında tamamlayarak Tüm Türkiye’ye yayılan Aile Hekimliği uygulaması Türkiye’de birinci basamak sağlık hizmetlerinde birçok başarıya imza attı.

Ancak aradan geçen zaman zarfında Aile Hekimleri’ne işleri dışında dayatılan birçok farklı iş yükü Aile Hekimleri’ni bunalttı.

Son olarak Diyarbakır’da Aile Hekimleri’ne uygulanan Entegre Hastanelerde de usulüne aykırı olarak nöbet yazılması Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu AHEF tarafından mahkemeye taşındı.

13 Kasım 2018 tarihinde kararını açıklayan Diyarbakır 1.İdare Mahkemesi, Aile Hekimlerini haklı bularak davayı kabul etti.

Emsal niteliği taşıyan karar uyarınca bundan böyle Aile Hekimleri’ne Entegre Hastanelerde usulü aykırı olarak nöbet yazılamayacak.

Kararı yorumlayan Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu AHEF Başkanı Dr. Şenol Atakan, “Aile Hekimlerimiz Türkiye’nin dört bir yanında büyük bir özveri ile çalışıyor. Ancak özellikle son yıllarda kendi işlerinin dışındaki bir çok iş yükü altında aile hekimlerimize büyük yükler yükleniyor. Bunların başında defin nöbeti ve entegre hastanelerde nöbet tutma gibi işlemler ile sayısı 200’yü bulan rapor yazma işleri geliyor. Ülkemizde birinci basamak sağlık hizmetlerinde önemli başarılar yakalamış Aile Hekimlerimizin üzerinde her geçen gün artan bu ek iş yüklerinin acilen alınmasını ve Aile Hekimlerimize sahip çıkılmasını, Aile Hekimliğini sağlık sektöründe yeniden memnuniyet oranı en yüksek alan haline getirilmesini istiyorum. Sağlık Bakanlığı’mızın kısa sürede gereğini yapacağını düşünüyorum” dedi.

Bayburt’ta etkili olan kar yağışı dolayısıyla il genelinde eğitim öğretime yarın ara verilecek. Tunceli’nin Pülümür ilçesinde, etkisini arttıran kar yağışı nedeniyle ilk ve orta dereceli okullarda eğitime 2 gün ara verilmişti..

BAYBURT’TA 1 GÜN ARA

Bayburt Valiliği’nden alınan bilgiye göre, il genelinde bugün öğle saatlerinden itibaren etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle il merkezi ve ilçelerindeki tüm okullarda, 15 Kasım Perşembe günü, eğitime bir gün süreyle ara verilmesi kararlaştırıldı.

Öte yandan kamu kurumlarında çalışan hamileler ve engelliler de aynı gün idari izinli sayılacak. 

TUNCELİ PÜLÜMÜR’DE İKİ GÜN TATİL

Tunceli’nin Pülümür Kaymakamlığı, sabah saatlerinde başlayıp, etkisini arttırarak devam ettiren kar yağışı nedeniyle ilçedeki ilk ve orta dereceli okulları 2 gün süreyle tatil etme kararı aldı. İlçedeki ilk ve orta dereceli okullarda bugün ve perşembe günü eğitim ve öğretim yapılmayacağı belirtildi.

Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan bir lastik fabrikasına ziyarete gelen Lastik-İş Genel Başkanı Abdullah Karacan, fabrika içerisinde silahla vurulduktan sonra ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Karacan’ın cenazesi Sakarya’da kaldırıldığı morgta yapılan otopsi incelemesinin ardından Kocaeli’deki evinin önüne getirildi. Evinin önünde yakınlarından helalik alınan Karacan’ın cenazesi daha sonra düzenlenen tören için Lastik-İş Sosyal Tesisleri önüne getirildi. Karacan için binlerce işçi Lastik-İş Sosyal Tesisleri önünde toplandı.

Düzenlenen törene binlerce vatandaşın yanı sıra, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Av. Abdullah Eryarsoy, AK Parti Kocaeli eski Milletvekili Zeki Aygün, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Genel Sekreteri Cafer Konca, yönetim kurulu üyeleri, Lastik-İş Genel Sekreteri Alaattin Sarı, Industriall Genel Sekreteri Kemal Özkan Sendika başkanları, Abdullah Karacan’ın ağabeyi Atilla Karacan, eşi Tülay Karacan ve ailesi ile lastik işçileri katıldı.

Yapılan törende duygularını dile getiren Indistrial Genel Sekreteri Kemal Özkan, “Hayat insanlara gerçekten zaman zaman çok zor anlar yaşatır. Sanıyorum şu an benim hayatımın en zor anı. Bu konuşmanın arkasında 30 yıl var. 30 yıl içerisinde o kadar çok şey var ki. Abdullah başkanımız öncelikle çok iyi bir insandı. Mertti, iyilik severdi, içinde pamuk gibi bir insan vardı. Kapısında eli boş dönen ya da istediğini alamayan hiç kimse olmadı. Bir sendika lideriydi. Bir insanda içerlik kumaşının olduğunu gösteren bütün işaretler, bütün karakterler vardı” dedi.

Daha sonra konuşan DİSK Genel başkanı Arzu Çerkezoğlu ise, “Abdullah karacan verdiği bu mücadele ile hep bizim yanı başımızda olacak ve biz onu yaşatacağız. Lastik işçileri o kadar emeği olan, Lastik-İş sendikamız, DİSK’in 22 sendikası ve DİSK, Abdullah Karacan’ı mücadelesi ile yaşatmaya devam edecek. Sendikalar, işçi örgütleri, birçok kurumun temsilcileri, uluslar arası alanda üyesi olduğumuz tüm süt kuruluşlar, Indistrial temsilcimiz, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu, bağlı sendikalar, dünyanın 4 bir yanından taziye mesajları yağıyor” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların adından Abdullah karacan için helallik istendi. Daha sonra Karacan’ın cenazesi edilen dualar sonrasında öğlen namazını müteakiben kılınacak cenaze namazı için İzmit’te bulunan Fevziye Camii’ne götürüldü.