Dünyanın süper gücü ABD’nin borcu tarihinde ilk kez 22 trilyon dolar seviyesine ulaştı.Ülkenin bütçe açığı 2018 yılında 779 milyar dolar olmuştu. Borcun 16.2 trilyon doları Hazine’ye ait olurken 5.8 trilyonu hükümetler arası borçlardan oluşuyor.

Business Insider’ın ABD Hazine Bakanlığı’ndan aktardığı verilere göre 2018 yılında 1.3 trilyon dolar borç alındı. Bu son 8 yılda tek yılda en fazla alınan borç miktarı oldu.

Uzmanlara göre ABD’nin borcunun bu kadar artmasının bir nedeni hükümetin büyük şirketlere sağladığı vergi avantajlarının devleti olası vergi gelirlerinden etmesi. Bu hamlenin önümüzdeki 10 yıl içinde hükümetin borcunu 1.5 trilyon dolar artırması bekleniyordu.

BORÇ BÜYÜRSE FAİZLER YÜKSELEBİLİR

Borcun artmasının diğer bir sebebinin ise tartışmalı bir şekilde oylanan 2018 bütçesi olduğu ifade ediliyor.

USA Today’in haberine göre ABD’nin dış borcunun artması ülkede faizleri yukarı çekebilir. Bu da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için tehlike sinyali anlamına geliyor.

KAPANDI AÇILDI YİNE KAPANACAK

ABD’de hükümet 22 Aralık tarihinde Demokratlar ve Cumhuriyetçilerin yeni bütçe üzerinde anlaşamamalarından dolayı kapanmıştı. Trump Meksika sınırına yeni bir güvenlik duvarı isterken Demokratlar bu harcamayı gereksiz buluyor ve yasa kongrede bekliyor.

Demokratlar sonraki dönemde duvarın güvenlik özelliklerini güçlendirmek için harcama yapmayı önermiş fakat Trump yönetimi bunu kabul etmemişti. ABD’de hükümet 25 Ocak 2019 tarihinde geçici olarak açıldı. 35 gün kapalı kaldıktan sonra tekrar açılan hükümetin Cuma günü tekrar kapanması bekleniyor.

Hükümetin kapalı olduğu süre içerisinde kamu dairelerinin büyük bir bölümü kapalı oluyor ve memurlar maaşlarını alamıyor.

BORCUN MİLLİ GELİRE ORANI NE KADAR? ABD'de borcun milli gelire oranı dünya bankası verilerine göre yüzde 105 seviyesinde. Nisan 2018 rakamlarına göre Türkiye'nin dış borcunun milli gelire oranı yüzde 53. İLGİLİ HABERABD'de kapanan hükümet yüzünden maaş alamayanlar imza kampanyası başlattıABD'de kapanan hükümet yüzünden maaş alamayanlar imza kampanyası başlattı ._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

California Üniversitesi ekonomisti Gabriel Zucman tarafından hazırlanan Dünyadaki Eşitsizlik Veritabanı raporunda, ABD’nin üst zengin ile alt kesimleri arasındaki farkın daha da açıldığına işaret edildi.

Raporda, ABD nüfusunun yüzde 0,00025’ine tekabül eden en zengin 400 Amerikalının mal varlığının, ülkenin yüzde 60’ına denk gelen en alt kesimindeki 150 milyon yetişkinin servetinden daha fazla olduğu vurgulandı.

Rapora göre, söz konusu yüzde 60’lık en alt kesimin ülke servetindeki payı 1987’de yüzde 5,7 iken 2014’te 2,1’e geriledi.

Zucman raporunda, zenginlerin mal varlıklarının tespitinde araç, mobilya gibi şahsi eşyalarının sayımı zor olduğu için servetlerine dahil edilmediği not edilerek, ayrıca “Birçoğu varlıklarını offshore vergi barınaklarında gizlediğinden, son on yılda ultra zenginlerin gerçek servetini hesaba katmak daha zor hale geldi.” ifadelerine yer verildi.

Servetin küçük bir kesimin elinde birikmesinin, alt ve orta sınıf ailelerdeki güvenlik duygusunu aşındırdığı uyarısı yapılan raporda, gücün, zenginliklerini her geçen gün siyaseti etkilemek için kullanan ülkedeki milyarderlerin elinde biriktiğine ve bu kişilerin siyasi dengeyi kendi lehlerine değiştirdiklerine vurgu yapıldı.

AA

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Prof. Dr. Derya Örs, İran Cumhurbaşkanlığı El Sanatları ve Turizm Teşkilatı Başkanı Ali Asgar Munisan, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya ve AATTAI Başkanı Hürmetullah Refii’nin katılımıyla Tahran’da bir otelde gerçekleştirilen toplantıda turizmde iş birliği ele alındı.

TÜRKİYE’DEN İRAN’A AZ TURİST GİDİYOR

Örs, burada yaptığı konuşmada, İran ve Türkiye’nin bölgenin birbirinden ayrılması imkansız iki büyük ülkesi ve gücü olduğunu belirterek, “Eğer biz potansiyellerimizi doğru kullanırsak bölgede İran ve Türkiye dışında hiçbir ülke söz söyleyemez.” dedi.  Turizm alanında çeşitli sorunlar olduğunu dile getiren Örs, “Türk ve İran bürokrasisinin üst iradesi eğer uygun bir şekilde hızlıca tecelli ederse bunu nasıl çözeceğimizi de biliyoruz. Bunun için çalışacağız.” diye konuştu.  Türkiye’de çok sayıda İranlı turistin ağırlanırken Türkiye’den İran’a daha az turist geldiğini ifade eden Örs, bunun sebeplerinden birinin otelcilik alanındaki turizm yatırımları olduğunu söyledi.

İran Cumhurbaşkanlığı El Sanatları ve Turizm Teşkilatı Başkanı Ali Asgar Munisan da İran’ın Türkiye ile birlikte bölgenin büyük bir gücü olduğunu belirterek, “Yaptırımlara ve baskılara rağmen geliştirmeye çalıştığımız alanlardan biri turizmdir. İran’a daha önce 450 bin yabancı turist geliyorken şimdi bu rakam 6 milyona çıktı. İran takvimine göre yeni yıla kadar bu seneki turist sayısının  7 milyona çıkmasını bekliyoruz. Üzerimizdeki tüm baskılara, yaptırımlara ve aleyhimizdeki negatif propagandalara rağmen bu sayıya ulaştık.” dedi.

TÜRKİYE KADAR PROFESYONEL DEĞİLİZ

Ülke çapında yaklaşık bin 400 otel ve konaklama merkezi bulunduğunu, 12 milyar dolarlık 2 bin yatırım projesinin de devam ettiğini anlatan Munisan, tanıtım ve pazarlamada Türkiye kadar profesyonel olmadıklarını dile getirdi.  Türkiye ve İran’ın bugün her zamankinden daha yakın ilişkilere sahip olduğunu vurgulayan Munisan, şunları kaydetti:  “Sayın Recep Tayyip Erdoğan defalarca İran’a geldi ve Sayın Hasan Ruhani de Türkiye’ye gitti. İki ülkenin cumhurbaşkanları birbirine çok yakın. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye ile İran arasındaki turizm iş birliğinin bundan daha güçlü olması gerektiğini söyleyebiliriz ancak iki ülkenin turizm ilişkilerinde denge sağlanabilmiş değil. Bu alandaki dengeyi sağlayabilmemiz lazım. Turist sayısıyla ilgili birbirimize yaklaşmalıyız. Turizm sektörü yaptırım kabul etmez.”

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Bağlıkaya, Bursa, Antalya, Konya ve Düzce temsilcileriyle turizm ve kültürel ilişkileri geliştirmek amacıyla İran’a geldiklerini belirterek, “Turist alışverişinde İran ile Türkiye arasında bir dengesizlik olduğunun biz de farkındayız. Türkiye’ye gelen İranlı sayısını azaltmak yerine İran’a gelen Türkiyeli sayısını artırma yönünde çaba sarfetmeye ve çözüm bulmaya geldik.” diye konuştu.  Türkiye’nin 2018 yılında yaklaşık 40 milyon yabancı ziyaretçi ağırladığını, bunlardan 2 milyonunun İranlı olduğunu aktaran Bağlıkaya, İran’ın zenginliklerini anlatmak için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.

Bağlıkaya, imzalanacak iş birliği anlaşmasının ülkelerin turist trafiğini karşılıklı olarak artıracağını ve turizm gelirlerini yükselteceğini söyledi.  AATTAI Başkanı Refii de iki ülkenin Türkiye’de Mevlana İran’da da Beyazidi Bestami ve Feriduddin Attar gibi birçok ortak değere sahip olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

“İran’dan yılda yaklaşık 8 milyon turist yurt dışına çıkıyor ve iki Müslüman ülke Türkiye ile Irak’a gidiyor ancak Türkiye’den İran’a gelen turist sayısı yüzde 4’ün altında. TÜRSAB yetkilileriyle yapacağımız anlaşmalarla tek yönlü olan turizmi çift yönlü hale getirmeye çalışacağız.”  Konuşmaların ardından Bağlıkaya ve Refii, turizm alanında iş birliğini öngören anlaşmayı imzaladı.

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Erdem ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, İran’da ilk defa böyle geniş kapsamlı ve hedefleri büyük bir toplantı düzenlediklerini söyledi. Erdem, “Buradaki amacımız, görevi Türkiye’yi etkin bir şekilde tanıtmak olan TÜRSAB’ı İranlı seyahat acenteleri ile tanıştırmak ve iş potansiyelimizi artırmaktır. İran’dan gelen turist sayısının daha da artırılması ve Türkiye’den İran’a gelen turist sayısının da yükselmesini hedefliyoruz.” dedi.

AA

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Rusya Tarım Bakanlığı, Türkiye’den ithal edilen domateste kotanın 100 bin tona çıkarılmasına yönelik karar tasarısı hazırladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye’den ithal edilen domateste kotanın 50 binden 100 bin tona çıkarılmasına yönelik karar tasarısının hazırlandığı bildirildi.

Rusya, Kasım 2015’te Türkiye’den domates ithalatını durdurmasının ardından geçen yıl kasım ayında toplam 50 bin ton kotayla domates ithalatına başlamıştı.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Milyonlarca vasıflı işsiz vatandaş personel temin ilanlarını yakından takip ediyor. Sağlık Bakanlığı’na diş tabibi, diyetisyen, ebe, hemşire, psikolog, sağlık memuru, sağlık teknikeri, tabip ve uzman tabip olmak üzere 16 bin personel alınacak. Başvuruların ne zaman başlayacağına dair henüz resmi bir açıklama yok. Sağlık Bakanlığı personel alımı başvuru şartları ise haberimizde yer alıyor…

RESMİ GAZETE’DE AÇIKLANDI: 2019’DA PERSONEL TEMİNİ YAPILACAK

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesi’nde şu ifadelere yer verildi “Eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla sözleşmeli sağlık personeli istihdam edilecek hizmet birimlerinin 2019 yılında uygulanmak üzere ekli listede belirtildiği şekilde tespit edilmesine 10/07/2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanunun 1’inci maddesi gereğince verilmiştir”

SAĞLIK BAKANLIĞI PERSONEL ALIMI BAŞVURU ŞARTLARI

1. 2527 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (1), (4), (5), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak.

2. 18 yaşını tamamlamış olmak.

3. 36 yaşından gün almamış olmak.

4. Askerlik ile ilişiği olmamak (yapmış olmak, tecilli veya muaf olmak).

5. Başvurulan meslek için belirlenen bir okuldan (bölümden/programdan) son başvuru tarihi itibariyle mezun olmak ve istenilen diğer sertifika/belgelere sahip olmak.

6. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almamış olmak.

7. İşe göndermede öncelik hakkına sahip olan adaylardan anılan Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen öncelikli durumlarını gösterir belgeye sahip olmak.

8. Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) kapsamındaki taleplerde;

a) Önlisans mezunları için; Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 2018 yılında yapılan KPSS’ye girmiş olmak ve P93 puan türünden en az 60 puan almış olmak.

b) Lisans mezunları için; ÖSYM tarafından 2018 yılında yapılan KPSS’ye girmiş olmak ve P3 puan türünden en az 60 puan almış olmak.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Dünyaca ünlü gazı içecek üreticisi Coca-Cola 12 yıl sonra ‘Coca-Cola’ markası için farklı bir tat içeren ürün çıkardı. Portakal vanilya aromalı Coca-Cola 25 Şubat’tan itibaren ilk önce ABD’de satışa sunulacak.

Wall Street Journal’da yer alan habere göre firmanın İnovasyon Direktörü Kate Carpenter farklı tatların satışı artırmak için potansiyel olarak ciddi bir fırsat taşıdığını söyledi.

Farklı tatlardaki gazlı içecekler firmanın satışlarında önemli bir rol oynuyor. Geçen yıl toplam kola satışlarının içinde Kirazlı ve Vanilyalı kola satışların yüzde 10’unu oluşturuyordu.

Dünyada gazlı içecek tüketimine karşı sağlık açısından bir farkındalık oluşması firmaları zorluyor. Geçen sene Coca-Cola’nın gazlı içecekler bölümü satışlarını yalnızca yüzde 2 artırabilmişti.

İLGİLİ HABERŞişmanlamaya karşı gazlı içeceklerin satışından vergi alacaklarŞişmanlamaya karşı gazlı içeceklerin satışından vergi alacaklar ._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, eğitimli, saha tecrübesi olan, alanında yetkin KOBİ rehberleri ve teknik danışmanların, KOBİ`lere rehberlik hizmeti vereceğini belirterek “Sistemin devreye girmesiyle birlikte ilk etapta 200 KOBİ rehberi, 2 bin 400 teknik danışman, alanda görev almaya başlayacak” ifadesini kullandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank yazılı açıklamasında, KOBİ Rehberliği ve Teknik Danışmanlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini anımsattı.

Yönetmeliği değerlendiren Varank, KOBİ proje hazırlama ve yürütme süreçlerine yardımcı olacak rehberlerin geleceğini ve hayata geçirilecek yeni sistemle akredite KOBİ rehberlerinin sahaya ineceğini bildirdi.

ORTADAN KALKACAK

Varank, piyasada çantacı olarak ifade edilen aracıların yönetmelikle ortadan kalkacağının altını çizerek, görev ve yetkisini kötüye kullananlara izin verilmeyeceğini belirtti.

Bu işin eğitimini almış, saha tecrübesi olan, alanında yetkin KOBİ rehberleri ve teknik danışmanların, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) destekleri kapsamında KOBİ’lere rehberlik hizmeti vereceğini anlatan Varank, “Sistemin devreye girmesiyle birlikte ilk etapta 200 KOBİ rehberi, 2 bin 400 teknik danışman, alanda görev almaya başlayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Varank, KOSGEB ile KOBİ’ler arasında daha sağlıklı bir iletişim kurulması amacıyla yeni bir sistem oluşturulduğunu vurguladı.

KOBİ’lerin standartları belirlenmiş bir alanda doğru yönlendirilmesinin önemine işaret eden Varank, “KOBİ’lerin sağlıklı bir şekilde rehberlik ve danışmanlık hizmeti almasını önemsiyoruz. Yayımlanan yönetmelikle KOBİ Rehberliği ve Danışmanlığı Sistemi’ni getiriyoruz. Bu sistem ile KOBİ’ler, kuralları belirlenmiş, çerçevesi çizilmiş bir alanda rehberlik ve danışmanlık hizmeti alacak.” ifadelerini kullandı.

Varank, sistem ile KOBİ’lerin KOSGEB destek programlarından daha etkin yararlanacağını işaret ederek, şunları kaydetti:

“KOBİ’lerin proje hazırlama ve yürütme aşamalarında aracılar nedeniyle yaşadığı sorunlar ortadan kalkacak. Bu işin eğitimini almış, alanında yetkin KOBİ rehberleri ve teknik danışmanlar, KOBİ’lere rehberlik hizmeti verecek. Böylece KOBİ’lerin beceri ve kabiliyetleri geliştirilecek. Danışmanlık hizmetlerinde standart sağlanacak ve kalite yükselecek. Bu düzenleme sayesinde KOSGEB, KOBİ rehberleri ve teknik danışmanları yetkilendirecek yani bir anlamda akreditasyon görevi üstlenecek. 3 yıl içinde, 4 bin KOBİ’nin rehberlik ve teknik danışmanlık hizmetlerinden faydalanmasını bekliyoruz.”

KOBİ REHBERİ OLMA ŞARTLARI

KOBİ rehberi olmak isteyenlerde, Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yürürlüğe konulan KOBİ Danışmanı (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı kapsamında Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olmak, KOBİ rehberliği eğitimini tamamlamak, en az 240 saat danışmanlık tecrübesine sahip olmak veya büyük ölçekli işletmelerde son 10 yıl içerisinde en az 3 yıl üst düzey yönetici (genel müdür, genel müdür yardımcısı ve bunların emsalleri ile üstleri) olarak görev yapmış olmak şartı aranacak.

Bu şartları taşıyanlar KOBİ rehberi olabilecek. KOBİ rehberi, sunduğu hizmetlere ve KOSGEB tarafından yürütülecek izleme ve denetim sonuçlarına göre yetkilendirme tarihinden 3 yıl sonra kıdemli KOBİ rehberi olarak yetkilendirilebilecek. KOBİ rehberleri, işletmelerin mevcut durumlarının analiz edilmesi, sorunlarının ve ihtiyaçlarının belirlenmesi, işletmelere tavsiyelerde bulunulması ve yönlendirme yapılması, işletmelere proje hazırlama ve yürütme süreçlerinde rehberlik edilmesi gibi hizmetler verecek.

TEKNİK DANIŞMAN OLMA KRİTERLERİ

Teknik danışman adayları için de 6 kriter belirlendi. Teknik danışman olmak isteyenlerin, “yükseköğretim kurumlarında profesör veya doçent olarak görev yapmak veya yapmış olmak, doktora mezunu ve en az 120 saat danışmanlık tecrübesine sahip olmak, yüksek lisans mezunu ve en az 240 saat danışmanlık tecrübesine sahip olmak, büyük veya orta ölçekli işletmelerde orta düzey yönetici (birim müdürü, işletme müdürü ve bunların emsalleri) veya üst düzey yönetici (genel müdür, genel müdür yardımcısı ve bunların emsalleri ile üstleri) olarak son 10 yıl içinde en az 5 yıl görev yapmış ve en az lisans mezunu olmak, danışmanlık hizmeti veren işletmelerin son 10 yıl içinde en az 5 yıl sahibi, ortağı veya çalışanı olmak, en az 240 saat danışmanlık tecrübesine sahip ve en az lisans mezunu olmak, Bireysel Katılım Yatırımcısı Lisansı’na sahip ve tecrübeli yatırımcı olmak” şartlarından en az birini taşımaları gerekecek.

Teknik danışmanlar, finansman, uluslararasılaşma, teknoloji, yenilik, dijitalleşme ve büyüme alanlarında KOSGEB tarafından belirlenen ve yetkilendirildikleri konularda, işletmelere danışmanlık hizmeti sunacak.

Dolar/TL, TCMB’nin sıkı duruş söylemi ve ABD Merkez Bankası’nın faiz artışında acele etmeyeceğini açıklamasıyla geçen haftanın ilk dört işlem gününde sert gerilemiş ve 5.35’li seviyelerden 5.1650’ye kadar gerilemişti. Cuma günü ise Çin PMI verilerinin yarattığı satış baskısı ve ABD Türkiye ilişkilerine ilişkin soru işaretleriyle kur yeniden 5.20 üzerine çıkmıştı.

5 ŞUB 07:10 5 ŞUB 07:10 Dolar ne kadar oldu? Dolar/TL 5.2118/5.2134 seviyelerinden, euro/TL 5.9586/5.9639 seviyelerinden işlem görüyor.

TL’deki değer kazancı bono verilerine de yansıdı. 2018 yılını yüzde 16.48 seviyesinde kapadıktan sonra 10 Ocak’ta yüzde 16.88 seviyesine kadar yükselen gösterge 10 yıllık tahvilin bileşik faizi sonrasında yönünü aşağı çevirdi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk açıkladı. SMA hastaları bugün itibariyle artık ilaçlarını alabilecek.  Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SMA ilaçlarının geri ödemesi ile ilgili açıklama yapmıştı. Erdoğan, “SMA ilaç bedelinin geri ödemesiyle ilgili sorunu çözmüştük. Hastalığın diğer tiplerini de geri ödeme sistemine dahil ettik.” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, SMA ilaç bedelinin geri ödeme listesine alınmasına ilişkin şöyle konuşmuştu:

“Daha önce bu hastalığın kontrol altında tutulmasında kullanılan ve gerçekten çok pahalı olan ilaç bedelinin geri ödemesiyle ilgili sorunu çözmüştük. Şimdi aynı hastalığın diğer tiplerini de geri ödeme sistemine dahil ettik. Bununla ilgili karar bugün komisyonda alındı, yakında Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girecek. İnsan hayatını ve milletimize hizmeti her şeyin üzerinde tutan bir yönetim olarak, bu tür kritik ilaçların, ki bunların fiyatları çok ama çok yüksek. Dünyada da öyle çok ülkede değil, çok az ülkede bu uygulama yapılıyor ama biz ecdadımıza layık olmanın hesabıyla bu adımı atıyoruz.

SMA (SPİNAL MÜSKÜLER ATROFİ) NEDİR?

SMA (spinal müsküler atrofi), omurilikteki motor sinir hücrelerini etkileyerek, yürüme, yemek yeme veya nefes alma kabiliyetini ortadan kaldırır. Bebekler için bir numaralı genetik ölüm nedenidir. SMA, hayatta kalma motoru nöron geni 1’deki (SMN1) bir mutasyondan kaynaklanır.Dört SMA tipi, hastalığın ciddiyeti ve semptomların başladığı yaşa göre sınıflandırılır.

AA- SOZCU.COM.TR

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Türkiye ekonomisinin, Türk Lirası’nın değerinde önceki aylarda yaşanan kayıpların üstesinden gelmeye çalıştığı belirtilen açıklamada, büyümedeki yavaşlamanın uzun süredir korunan mali disiplini zorlaştıracağı öne sürüldü.

Türkiye’de enflasyonun, kredi notu “BB” seviyesinde bulunan diğer ülkelere kıyasla daha yüksek olduğuna işaret edilen metinde, yapısal göstergelerin ise aynı ülkelere göre daha güçlü olduğu vurgulandı.  Açıklamada, “negatif görünümün ekonomik dengelenmeye ilişkin çok yönlü riskler, küresel finansal koşulları, ulusal ve jeopolitik riskleri yansıttığı” belirtildi.

Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu 13 Temmuz’da “BB “dan “BB” seviyesine indirmiş ve not görünümünü “negatif” olarak belirlemişti.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.