Hadi’de gök cisimleriyle ilgili bir ipucu sorusu soruldu. Mimar Sinan’ın isminin verildiği “Sinan Krateri” ile Mevlana’nın soyadının verildiği “Rumi Krateri” nerededir? sorusuyla gelen Hadi 12:30 ipucunda “Astrolojide retrosuyla bilinse de astronomide güneşe yakınlığı ve kraterleriyle bilinen bir gezegenden ipucu getirdik!” cümlesi de verildi.

HADİ İPUCU: SİNAN KRATERİ VE RUMİ KRATERİ NEREDEDİR?

Mimar Sinan’ın isminin verildiği Sinan Krateri ile Mevlana’nın soyadının verildiği Rumi Krateri, 1976 yılında Uluslararası Astronomi Birliği’nin aldığı kararla uygulanmıştır. 1976’da Uluslararası Astronomi Birliği’nin aldığı kararla Merkür’deki bir krater Sinan Krateri olarak isimlendirilmiştir.

shutterstock_515581924

GÜNEŞE EN YAKIN GEZEGEN: MERKÜR

Merkür Güneş Sistemi’ndeki en küçük ve Güneş’e en yakın gezegen. Yaklaşık 88 Dünya gününe eşit yörünge süresi ile Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerden daha hızlıdır. Dünya’dan bakıldığında, kendi yörüngesi etrafında 116 günde hareket ettiği görünür. Bilinen hiç doğal uydusu yoktur. Adını tanrıların habercisi Roma tanrısı Merkür’den alır.

Neredeyse ısıyı koruyacak bir atmosferi olmamasından dolayı, Merkür’ün yüzey sıcaklığı Güneş Sistemi’ndeki diğer tüm gezegenlerden daha fazla günlük olarak değişir. Bazı ekvatoral bölgelerde gece 100 K (-173 °C; -280 °F)’den gündüz 700 K (427 °C; 800 °F)’e kadar değişir. Kutuplar sürekli olarak 180 K (-93 °C; -136 °F)’in altındadır. Merkür’ün ekseni Güneş Sistemi’ndeki en küçük (yaklaşık derecenin 1⁄30’i) eksen eğikliğidir. Ancak Merkür’ün dış merkezliği Güneş Sistemi’ndeki bilinen tüm gezegenlerinkinden büyüktür. Günötede Güneş’e günberide olduğundan 1.5 kat daha uzaktır. Merkür’ün yüzeyi aşırı derecede kraterlidir ve görünüm olarak Ay’a benzer. Bu milyarlarca yıldır jeolojik olarak etkin olmadığını gösterir.

Merkür, Güneş ile 3:2 rezonansta gelgitsel ya da çekimsel kilitlidir ve Güneş Sistemi’nde eşsiz bir yörüngede döner. Duran yıldızlara göre, Güneş etrafındaki her iki devrine karşılık kendi ekseninde tam olarak üç defa döndüğü görülür. Güneş’ten görüldüğü gibi yörünge hareketi ile dönen bir gözlemci çerçevesi içerisinde, sadece her iki Merkür yılında bir dönüyormuş gibi görünür.

Merkür Güneş etrafında Dünya’nın yörüngesinden içerde (Venüs’te olduğu gibi) döndüğü için, Dünya’nın gökyüzünde sabahları ya da akşamları gözükebilir ancak gecenin yarısında gözükemez. Ayrıca Venüs ve Ay’da da olduğu gibi Dünya’ya göre kendi yörüngesi etrafında hareket etmesinin aşamaları tam aralıkla izlenir. Merkür Dünya’dan bakıldığında parlak bir nesne olarak görülür. Buna rağmen Güneş’e olan yakınlığı nedeniyle Venüs’ten görünmesine göre daha zor görünür. İki uzay aracı Merkür’ü ziyaret etti: Mariner 10 1970’lerde uçarak geçti; ve MESSENGER 2004’te fırlatıldı, 30 Nisan 2015’te yakıtını tüketmeden ve gezegen yüzeyine çarpmadan önce 4 yıl boyunca Merkür’ün yörüngesinde 4.000’in üzerinde dönüş yaptı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Fransa’da geçtiğimiz hafta akaryakıt fiyatlarına yapılacak zamların protestosu ile başlayan ‘Sarı Yelekliler’ hareketi çığ büyüdü ve yüz binlerce Fransız sokaklara döküldü. Zaman zaman şiddet gösterilerine de sahne olan protestoda dikkat çeken eylemler de yaşandı.

Bunlardan biri de vergi dairesinin kapsına duvar örülmesiydi. Eylemciler, bir vergi dairesinin kapısını çimento ve tuğlalarla kapattı. Bugün Paris’te yeniden bir araya gelen  ‘Sarı Yelekliler’ bu kez de bir otoyol gişesini işgal edip geçişleri ücretsiz hale getirdi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Çaykur Genel Müdür Yardımcısı Süleyman Pınarbaş, TBMM KİT Komisyonu’nda çay fabrikası yapımının durdurulduğunu açıkladı ve “İkizdere’de yapımı planlanan ve günde 100 ton organik siyah ve yeşil çay işleme kapasiteli fabrika için fizibilite raporu hazırlandı, ancak genel tasarruf tedbirleri nedeniyle bakanlık tarafından 2019 yılı programına alınmadı. Özel sektör, herkes önlem alırken biz de birtakım tedbirlere gittik. Muhtemelen 2020’de yapılacak. Şimdi programdan çıkarılması tasarruf tedbirleriyle ilgili, devletteki birtakım ekonomik tedbirlerin bir parçası” dedi.

FABRİKANIN TASARRUFU OLMAZ

CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer ise çay fabrikasının tasarruf tedbirlerine takılmasını eleştirerek “Fabrikanın tasarrufu olmaz, bu fabrika halk sağlığı için de faydalı olacaktı” dedi. Fabrikanın yapımının bir an önce gerçekleştirilmesini isteyen Tuncer, şunları söyledi: “Rize İkizdere’deki bu fabrika organik çay ve yeşil çay üretimi yapacaktır yani halk ve insan sağlığı için faydalı ve çok önemli olan iki ürün elde edilecektir. Fabrikanın tasarrufu olmaz. İnsan sağlığının aleyhine bir çalışma, tasarruf ve tedbir de olamaz. İkizdere organik ve yeşil çay fabrikasının yapımının bir an önce tamamlanması için tasarruf tedbirlerinden muaf tutulmalıdır. ”

SEÇİMLERDE MÜJDE VERİLMİŞTİ

Genel seçimler öncesinde Rize’nin İkizdere İlçesi’nde çay fabrikası yapılacağı ilan edilmişti. AKP bayrakları ve ‘İkizdere fabrikası hayırlı olsun” yazılı pankartlarla İkizdere donatılmıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Rus kozmonotlar Oleg Kononenko ve Sergei Prokopyev’in, 6 saat süren uzay yürüyüşünde ISS’e kenetli Soyuz MS-09 uzay aracının dış cephesini inceledi.

Kononenko ile Prokopyev, ağustos ayında hava basıncının yitirilmesine neden olan ve içeriden yamalanan deliği dışarıdan tetkik ederek örnekler topladı.

#ВКД45а: космонавты выполняют выход за пределами станции в скафандрах нового поколения «Орлан-МКС». В них установлены автоматическая система терморегулирования, а также заменены резиновые гермооболочки скафандра на полиуретановые.

Трансляция → https://t.co/tL30gTow3Y pic.twitter.com/9tL59LoiWY

— РОСКОСМОС (@roscosmos) 11 Aralık 2018

ISS’e ay başında ABD’li ve Kanadalı astronotlar Anne McClain ve David Saint-Jacques ile gelen Kononenko, yürüyüşten önce, bunun hem fiziksel hem de teknik açıdan zorlu bir görev olduğunu söyledi.

Soyuz MS-09 aracının, 19 Aralık’ta astronotlar Prokopyev, Serena Aunon-Chancellor ve Alexander Gerst’in Dünya’ya dönüşü için kullanılması planlanıyor.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Şirketlerin itibarlarını alt üst ederek, bilançolarında önemli kayıplar yaratan siber saldırılar tüm dünyanın yakın takibinde. Risk, emeklilik ve sağlık konularında profesyonel hizmetler sunan Aon’un iki yılda bir iş ortaklarıyla paylaştığı Global Risk Yönetimi Anketinde, şirketlerin varlıklarını tehdit eden siber riskler, hem 2017 verilerinde hem de 2020 öngörülerinde ilk 5 risk arasında yer alıyor. Aon’un araştırmalarında, siber risklerin, FBI bulguları ile paralel olarak, Kuzey Amerika ekonomilerinde bir numaralı risk olarak algılandığı görülüyor.

Aon Türkiye’nin Temmuz 2018’de yaptığı Türkiye Risk Yönetimi Araştırmasında siber riskler 12. sırada yer almıştı. Siber risklerin 2018 yılı içerisinde dünyanın gelişmiş ekonomilerine göreceli olarak Türkiye’nin risk odağında daha alt sıralara düştüğü görülüyor. Aon Türkiye Eş CEO’su Selda Oknas, konuyla ilgili şunları söyledi: “Dijital Dönüşüm Türkiye’de de pek çok CEO’nun öncelikli ajandasında olduğunu gözlemliyoruz, dolayısıyla siber risklerin sıralamadaki yerinin Türkiye’de yükseleceğini beklemekteyiz.”

SİBER RİSKLERLE MÜCADELEDE EN GÜÇLÜ SİLAH: VERİYE DAYALI ÖNGÖRÜLER

Siber suçların önümüzdeki yirmi yılda şirketlerin karşı karşıya kalacağı en büyük sorunlardan biri olacağını belirten Aon Türkiye Eş CEO’su Selda Oknas, şunları söyledi: “Siber tehditler karşısında, veri ve analitiğe dayalı öngörüler şirketlerin en güçlü silahı olacak. Biz Aon olarak şirketlere bu zorlu mücadelede rehberlik etmek için iki yılda bir Global Risk Yönetimi Anketi’ni iş ortaklarımızla paylaşıyor, sektöre ışık tutacak risk öngörülerini onlardan dinliyoruz. Bu anket, Türkiye sonuçlarını küresel sonuçlarla beraber görme imkânı da sağlıyor. Örneğin, dünyanın önde gelen firmalarından oluşan 1800’ü aşkın firmalara incelendiğinde, her iki firmadan birinin siber risk değerlendirmesi yaptığı (yüzde 53), her üç firmadan birinin de siber poliçe ile teknoloji risklerini teminat altına aldığı (yüzde 33) görülüyor. Bu istatistiklerin düzenli bir şekilde yükseldiğini gözlemliyoruz. Karşılaştırmalı sonuçlara göre formal bir siber risk değerlendirmesinin yapıldığı sektörler arasında, sigortacılık, bankacılık ve eğitim sektörleri önde geliyor (Bu sektörlerin her birinde, siber risk değerlendirme yapanların yapmayanlara oranı yüzde 70 ya da daha yukarıda). Sağlık sektörünün yüzde 57’si, telekomünikasyon sektörünün yüzde 50’si, perakende sektörünün ise yüzde 47’i siber risklerin kendilerine nasıl zarar vereceğini değerlendirmiş. Buna karşılık inşaat, çimento, plastik, kauçuk ve toptan ticaret sektörlerinin siber risk değerlendirmesinde geriden geldikleri görülüyor (Bu sektörlerin her birinde, siber risk değerlendirme yapanların yapmayanlara oranı yüzde 40 ya da daha düşük).”

SİBER RİSKLER TÜRKİYE İÇİN DE CİDDİ BİR TEHDİT

Türkiye’de inovasyon, dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 konularındaki yoğun çalışmalara değinen Selda Oknas, şöyle devam etti: “Bu dönüşüm süreçleri esnasında firmalar kendilerini yeni risklere açtıklarından gerekli önlemleri şimdiden almaları tedbirli olacaktır. Dünyanın ileri gelen firmalarında çalışan üst düzey yöneticiler ‘siber risklerin ölçülmesini’ sadece BT departmanlarına bırakmıyorlar. Firmaların yüzde 38’inde Risk Yönetimi departmanının, yüzde 19’unda ise Hukuk ve Uyum departmanlarının siber risk değerlendirmesine katıldığını görüyoruz. Bölgeler bazında Kuzey Amerika (yüzde 46) ve Asya Pasifik’teki (yüzde 55) firmaların Risk Yönetimi bölümleri siber riskler konusunda aktif olarak çalışıyorlar. Siber riskler, küresel bazda hem 2017 sonuçlarında hem de 2020 öngörülerinde ilk 5 riskten biri olarak değerlendirilirken, Aon Türkiye 2018 Risk Yönetim Anketi’ne katılan Türk yöneticilerin öngördüğü ilk 10 risk arasında yer almıyor. Bu durum, ülkemizde siber suçlara ilişkin farkındalığın ve/veya önceliğin halen istenilen düzeyde olmadığını gösteriyor. FBI’ın Siber Suç Raporu, siber saldırıların ulaştığı ciddi boyutun bir sinyali. Bu tür suç trendlerinin öncelikle ABD’de başladığını, zaman içerisinde Avrupa ve Türkiye’ye yayıldığını gözlemliyoruz. Bu rakamların hepimiz için bir uyarı niteliği taşıdığını düşünüyorum.”

17 YILDA 4 MİLYON ŞİKAYET

Siber tehlikelerin analizi için yeterli bilgi havuzunun oluşturulması siber suçlarla mücadelede kilit rol oynuyor. Bu amaçla 2000 yılında Amerikan Federal Polisi FBI’a bağlı olarak kurulan İnternet Suçları Şikâyet Merkezi (IC3) topladığı siber istihbaratı, kamuoyunda farkındalığı artırmaktan uluslararası operasyonlarda işlevsel hale getirmeye kadar birçok alanda kullanılmak üzere ilgili devlet kurumlarıyla paylaşıyor. Amerikan Federal Polisi FBI’ın yayınladığı İnternet Suç Raporu, FBI’a bağlı İnternet Suçları Şikâyet Merkezi (IC3)’ne, 2017 yılında siber saldırganların faaliyetlerinden etkilenen kişi ve/veya kurumdan gelen 301 bin 580 şikâyet sonucunda 1,4 milyar dolarlık bir maddi kayıp meydana geldiğini ortaya koyuyor. Kurulduğu 2000 yılından 2017 yılına kadar ise IC3’ye toplamda 4 milyon şikâyet başvurusu yapılmış. 17 yılda 4 milyon şikâyet bildirimine sebep olan siber suçların önlenebilmesi için saldırıya uğrayan kişi ve/veya kurumların bildirimde bulunması kritik önem arz ediyor.

SİBER SUÇLARLA MÜCADELEDE ANAHTAR KELİME İŞ BİRLİĞİ

Türkiye’de de Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı siber suçlarla mücadele çalışmalarını sürdürüyor. Selda Oknas, siber suçlarla etkin mücadelede bu tür kurumlarla işbirliğinin önemini vurgulayarak şunları söyledi: “Firmalar başlarına bir saldırı geldiği zaman, itibar kaybı riskini göz önüne alarak çoğu kez bunu gizli tutmayı tercih ediyor. Ancak, durum ne olursa olsun, mutlaka yasal merciler devreye sokulmalı. En azından [email protected] adresine gönderilecek bir e-posta ile Emniyet Genel Müdürlüğü haberdar edilmeli. Saldırı sonrası adli analiz de önemli bir konu. Saldırı sonrasında iş kesintisi endişesine düşen yöneticiler hem delil olarak hem de daha sonraki saldırıları önlemek için kullanılabilecek bulguları toplamayı ihmal edebiliyor. Halbuki siber saldırı sonucu ortaya çıkacak maliyetler sigortalanabilir maliyetler ve uzun vadede siber direncin artmasını sağlayacak önemli bir konu.”

TÜRKİYE’DE SİBER SALDIRI ENDİŞESİ ANADOLU’DA DAHA YAYGIN

Selda Oknas, Türkiye’nin siber riskler karşısındaki durumu hakkında da önemli paylaşımlarda bulundu. Oknas, “Aon Türkiye bünyesinde yaptığımız bir araştırmada, Google Trends verilerini kullanarak il bazında siber vaka dağılımını inceledik. Elde ettiğimiz veriler sorunun veya endişenin sadece İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük metropollerle sınırlı kalmadığını bize gösterdi. Gelişmiş metropoller ve şehirlerin yanı sıra, Anadolu ve Doğu Anadolu’daki şehirlerimizde de siber saldırı kuşkusu ile sık sık internetten ‘siber ihbar’ araması yapıldığı ortaya çıkıyor. Bu kelimelerle yapılan Google arama verileri sıralamasında, Sivas, Kahramanmaraş, Konya, Kayseri, Elâzığ ve Samsun’un 7. sıradaki İstanbul’dan daha üst sıralarda yer alıyor olması tehlikenin ülkemiz coğrafyasına ne kadar yayıldığını gözler önüne seriyor. Bu veriler bize siber tehlikelere karşı ivedilikle önlem almaya ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor” dedi.

E-POSTA DOLANDIRICILIĞINDAN 676 MİLYON DOLARLIK VURGUN

FBI raporunda, 2017 yılında gerçekleştirilen siber suçlar arasında e-posta hesabının kötüye kullanılması yoluyla yapılan siber dolandırıcılık öne çıkıyor. Siber saldırganlar, bu yöntemi kullanarak 2017 yılında 676 milyon dolar kazanç elde etmiş. En büyük maddi kayba yol açan diğer iki siber dolandırıcılık ise; 211 milyon dolar zarara sebep olan “güveni kötüye kullanma ve romantik ilişki yoluyla dolandırıcılık” ile 141 milyon dolar zarar yol açan teslimat/tahsilat dolandırıcılığı.

BANKACILIK SEKTÖRÜ KULLANILIYOR

FBI’ın raporu siber ortamda bankacılık ve finansal aldatmaca yoluyla gerçekleştirilen siber saldırılara da dikkat çekiyor. Raporda, 2015’te siber ortamda kendilerini banka çalışanı gibi tanıtan kötü niyetli kişilerin yatırım amaçlı olarak 7 milyon dolar topladığı hatırlatılıyor. Aon Stroz Friedberg uzmanları da, bankacılık sektörüne yapılan saldırıların bir trend oluşturduğunu ve bu trendin 2015’ten beri sürdüğünü paylaşıyor. 2015’ten bugüne kadar dünya genelinde bankacılık sektörüne yapılan siber saldırıların yarattığı toplam kaybın ise en az 200 milyon dolar olduğu belirtiliyor.

Eğitim-İş Sendikası, Güzelbahçe Müftülüğü tarafından Mevlid-i Nebi Etkinlikleri Haftası’nda öğrencilere verilen “Peygamberimiz ve Gençlik” adlı konferansın içeriği ile ilgili olarak İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve 9 Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’ne suç duyurusunda bulundu.

Sendika tarafından yapılan açıklamada, “22 Kasım 2018 tarihinde Güzelbahçe Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Peygamberimiz ve Gençlik” adlı konferansta İslam dini ile ilgisi olmayan, peygamberin ahlakı ile uyuşmayan, ortaçağ zihniyetini barındıran iddia ve söylemlerle ilgili olarak suç duyurusunda bulunduk. Dinle ilgisi olmayan ve gençlerimizi kindar yetiştirmeyi hedefleyen her türlü uygulamanın takipçisi olmaya devam edeceğiz” dendi.

İlçedeki ortaokullardan 7. ve 8. sınıflardan 30’ar, liselerden ise 40’ar öğrencinin, ikişer öğretmen eşliğinde katılımının istendiği belirtilen suç duyurusu dilekçesinde, konferansla ilgili şu bilgiler verildi: 
“Etkinlikte konuşmacı Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu (DEU İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü / Mantık Anabilim Dalı Başkanı) tarafından yapılan anlatımlar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Temel Hak ve Özgürlükler kapsamında oldukça sıkıntılı olup din, felsefe ve cinsiyet üzerinden büyük ayrımcılık ve nefret söylemleri içermektedir.

Prof. Emiroğlu tarafından;

-‘Kızlar âdet olur, âdet olmak bir hastalıktır ve mutlaka tedavi olmaları gerekir. 15 yaşındaki kızlar evlenebilir. Kızlar tesettüre girsinler, edepli olsunlar’

-‘LGBTİ masum gibi gösteriliyor, tedavi olmaları lazım.’

-‘Laiklik en büyük tehlikedir’gibi ifadeler kullanılmıştır. 

Aileler tepkili

Çocuklarının bu etkinliğe zorla götürüldüğünü öğrenen velilere, şikâyet için gittikleri okul yöneticilerinden “bizim ilgimiz yok, toplantıyı müftülük düzenledi” bilgisi verildiği öğrenildi. 
Etkinliği izleyen bir öğrencinin konferansta aldığı notlar da şöyle: 
“Kızını dövmeyen dizini döver. Devrimciler hayvani bir hırsla hareket ederler, sadece bir hevestir. Komünizm büyük bir tehlikedir. Gençlerin dinden uzaklaşmasının temel nedeni laikliktir.Ergenlik yaşı düştü. Aileler 14 yaşındaki kızlarına mini etek giydirip dışarı çıkmasına izin veriyor. Bu olaylar yaşanırken yanımızda din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenimiz ve müdür yardımcımız da vardı.”

 

Açık Öğretim Lisesi 2019 iş takvimi ve birinci dönem sınav soruları ve cevapları yayınlandı. İş takviminde 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı I. dönem sınav sonuçlarının internette yayınlanması ile ilgili kısım ise boş bırakıldı. Haberimizden AÖL sınav soruları ve cevaplarını öğrenebilirsiniz.

AÖL SINAV SORULARI VE CEVAPLARI TIKLA ÖĞREN

AÖL BİRİNCİ DÖNEM SINAV SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANIR?

AÖL sınavından yaklaşık 15 gün sonra sınav sonuçlarının açıklanacağı ön görülüyor.

SINAV SONUÇLARINA NASIL İTİRAZ EDİLİR?

Her öğrenci sınav sonuçlarına itiraz edebilme hakkına sahiptir. Buna göre; sınav sonuçları açıklandıktan sonra öğrenci Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü sitesine girerek sonuçlara dair itirazda bulunabilir.

Adayların; sınav sorularına itirazlarını, sınav sorularının ilanından sonra 5 (beş) takvim günü, sonuçların ilanından sonra 10 (on) takvim günü içinde yapmaları gerekmektedir.

İtirazlar için öncelikle, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesinin,

1 – T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Ankara-Beşevler veya

2 – Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Ankara-Merkez veya

3 – Türkiye Halk Bankası A.Ş. Ankara-Küçükesat

Şubelerinden herhangi birine “Kurumsal Tahsilât Programı” aracılığı ile 20 (Yirmi) TL itiraz ücreti yatırılacaktır.

Ekte verilen dilekçenin doldurularak, banka dekontu ile birlikte aşağıda yazılı adrese gönderilmesi gerekmektedir.

Banka dekontu, T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, imza ve adresi olmayan dilekçeler, faksla yapılan veya süresi geçtikten sonra yapılan itirazlar dikkate alınmamaktadır.

Dilekçe ve dekontun gönderileceği adres:

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME ve SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Konya Yolu Üzeri (Gazi Hastanesi Karşısı)
06500 Teknikokullar / ANKARA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Gabon Cumhurbaşkanı Ali Bongo, Suudi Arabistan’a gittiği ve rahatsızlandığı 24 Ekim’den bu yana ilk defa görüntülendi.

Gabon ve Fas basınındaki haberlere göre, Fas Kralı 6. Muhammed, Rabat’taki Kral 5. Muhammed Askeri Hastanesi’nde 29 Kasım’dan bu yana tedavi gören Bongo’yu ziyaret etti.

Krallık, ziyaretin fotoğrafını basına servis etti. Fotoğrafta, rahatsızlandığı 24 Ekim’den bu yana ilk defa görüntülenen Bongo ile Kral 6. Muhammed’in karşılıklı oturduğu görüldü.

Suudi Arabistan’da düzenlenen “Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı”na katılmak için Riyad’a gittiği 24 Ekim’den bu yana kameralar karşısına çıkmayan Bongo’nun öldüğü ya da felç geçirdiği iddia edilmişti.

Bongo’nun kaldırıldığı hastanede geçirdiği ameliyat sonrası suni komaya sokulduğu ortaya çıkmıştı.

İyileşmeye ve fiziksel yetilerini geri kazanmaya başladığı belitilen Bongo, Fas Kralı 6. Muhammed’in davetini kabul ederek, rehabilitasyon ve iyileşme süreci için 29 Kasım’da Fas’a gitmişti.

İzmir’de, bir ortaokulda matematik öğretmeni olan Y.P.B.’nin (30), ilk çocuğunun doğumu sonrasında, üşümemesi için hemşireler tarafından ayaklarına konulan sıcak su torbasının uzun süre unutulması üzerine 2 topuğunun yanmasıyla ilgili davada, karar verildi. Hemşireler Damla Ö. ve Bennan Ş., 1500’er TL adli para cezasına çarptırıldı.
 
Olay, 2016 yılının Şubat ayında, meydana geldi. Matematik öğretmeni Y.P.B., özel bir hastanede sezaryen ile bir kız bebek dünyaya getirdi. Doğum sırasında belden aşağısı uyuşturulan ve doğumdan sonra dinlenmesi için odasına alınan Y.P.B., görevli hemşireye üşüdüğünü söyledi. Bunun üzerine hemşire odaya sıcak su torbası (termofor) getirip, her iki ayağının altına bırakıp gitti.

HER İKİ TOPUĞU DA YANDI

Doğum sırasında verilen anestezinin etkisiyle sıcak su torbasının sıcaklığını hissetmeyen Y.P.B., sabaha karşı, narkozun etkisinin geçmesi ile topuklarında çok şiddetli ağrı ve acı başlayınca durumu eşi S.B. ile yakınlarına söyledi. Bunun üzerine sıcak su torbalarının her 2 ayağın topuklarını ağır derecede yaktığı anlaşıldı. Genç anne, her iki ayağında açık yara ve ağır derecede yanık oluştuğu tespit edilince bir başka özel hastaneye götürüldü. Burada tedavisi yapıldı.

1500’ER TL PARA CEZASI

Öğretmen Y.P.B., avukatları Ersin Gülsoy ve Seyit Ahmet Akyüz aracılığıyla, olayda ihmali bulunanlar hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘ihmali davranışla kasten yaralama ve görevi ihmal’ suçlarından suç duyurusunda bulundu. Soruşturmayı tamamlayan savcılığın hazırladığı iddianame, İzmir 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilip, hemşireler Damla Ö. ve Bennan Ş. hakkında dava açıldı. Davanın bugün görülen son duruşmasında karar açıklandı. Olayda ihmali bulunduğu tespit edilen hemşireler Damla Ö. ve Bennan Ş.’ye 1500’er TL adli para cezası verildi.

Y.P.B.’nin avukatı Ersin Gülsoy, cezayı az bulduklarını belirterek, temyiz edeceklerini söyledi. Ayrıca hastane ve sanık hemşirelere 100 bin TL’lik tazminat davası açacaklarını belirtti.

İstanbul’da servis şoförlerinin yıllardır yerine getirilmeyen “plaka tahdidi-sınırlaması” talebi bir kez daha ortada kaldı. Soruna çözüm bulunması için CHP grubunun yaptığı tarafların bir araya gelmesi teklifi AK Partililerin oyları ile reddedildi.
 
İstanbul’da binlerce kişiyi ilgilendiren servis plakalarına sınırlama getirilmesi talebiyle ilgili çözüm üretilmesi için CHP grubu İBB Meclisi’ne 10 Aralık’ta teklif sundu. Teklif AK Partililerin oyları ile reddedildi. CHP’li İBB Meclis Üyesi Mesut Kösedağı, sorunu gündeme taşımak için 11 Aralık tarihli İBB Meclisi’nde söz alarak servis şoförlerinin plaka sıkıntısını bir kez daha anlattı.

“SERVİS SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI ARTTI”

CHP’li İBB Meclis Üyesi Mesut Kösedağı, 2 yıl önce İBB meclisinin aldığı kararla servislere plaka tahdidi değil, 10 yıllık yetki belgesi ve taşıt kartı verilerek sektörün sorununun ötelendiğini söyledi. Örneği olmayan bu sistem yüzünden sektörün sorunlarının arttığına dikkat çeken Kösedağı şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanının servisçilerle Sinan Erdem spor salonundaki buluşmasında ‘bu sorunu çözün’ dedikten sonra sektörde ciddi yığılmalar oluşmuş, kısa yoldan zengin olmak isteyenler servis plakalarına akın ederek sektörde tecrübesiz ve liyakatsiz bir yığılma yaratmıştır. Şu anda İBB’ye yetki belgesi almak için başvuran bir kişi plaka için yaklaşık 44 bin TL ödemek zorundadır. Ayrıca her belge içinde yine İBB ye ücret ödeyerek masrafları artmaktadır. Oysa bugün internete girip devren satılık servis plakası yazdığınızda ortalama 10 ila 15 bin TL arasında devren plakalar olduğunu görürsünüz. Artık para etmeyen yetki belgesi yüzünden servis şoförleri ve plaka sahipleri ciddi anlamda ekonomik ve sosyal sorunlarla uğraşır hale gelmiştir”

KAFTANCIOĞLU: 6 AYA İÇİNDE ÇÖZECEĞİZ

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da konuyla ilgili yazılı açıklama yaparak “İstanbul’da en az 100 bin aile bu işten ekmek yiyor ve hakkını istiyor. İstanbul’u aldığımızda en geç 6 ay içinde servis araçlarına plaka tahdidi yapılacak” dedi.  Esnafın var olan hakkını istediğini belirten Kaftancıoğlu “Plaka tahdidi servisçiler için bir hayat sigortası, bir güvence demek. Eğer servis plakalarını sınırlandırmazsanız işin ehli olmayanlar ortaya çıkar; gerçek emekçilerin hakkı heba olur. En az 35 ilde uygulanan plaka tahdidinin İstanbul’da olmaması kabul edilebilir gibi değil. İBB’yi yönetenler, Bakanları Kurulu’nun bu konuyla ilgili 1986’da aldığı kararı derhal hayata geçirmelidir” çağrısı yaptı.